“Kelimelerin anlattığı kadarım

Ne anlatırsam anlatayım anladığım kadarım”.

Bu güzel özdeyişe E-Mail’imde rastladım. Yıllar önce okul müdürümüz olan Lemanser Sükan Bursa’dan aktarmış.

 “Silah icat oldu, mertlik bozuldu.” Köroğlu böyle söylemişti yıllarca önce.

Şu bilgisayar da çıktı çıkalı her şey bozulmadı ama kolaylaştı. Çirkin emelleri için kullananlar olsa da çağın en önemli nimeti.

Son günlerin yakıştırmalarına bakalım:

Artık, bu tür aymazlıklar kişinin açığını yakalamak ve yıpratmak zamanı geçti sanıyordum. Ne denli çok yanılmışım. Mevlana’nın bir sözü vardı tam anımsayamadım.. Bir açık ,bir ayıp görürsen üstünü ört, gibilerden…Bazı konularda O’nun sözü kadar bile olamıyoruz,. Öyle görünüyor ki, olacağımız da yok.Bu tür pislikleri internete göndermek, en azından insanlık ayıbı bence. Öyle sanıyorum ki herkesin yaşamında böyle şeyler olabilir. Bu olay hemen ve saniyesinde gündeme atom gibi düşüverdi. Sanki dünya’nın en önemli olayı imiş gibi. Ayıpmış, günahmış, yasakmış üçgeninden bakınca kıyametleri koparılır. Cinselliğin bir bedensel gereksinim olduğu, bu güdünün iç salgı bezleriyle biçimlendiğini anlamadıkça, benzer sorunlar yaşanacaktır. Bir de sosyal kurallar var. Onları da ya katılıktan kurtarmalı ya da değiştirmelidir, kanımca. Yaşamın çok önemli bir parçası olan cinselliği aşırı kalıplar içine sokmak sorunları azaltmaz, çoğaltır. Akılcı, bilimsel ve insan doğasına uygun bir kurum konumuna sokulmalıdır. İlişkiler çok zor olmamalı ama iyice de ilkelleştirilmemeli.

Bu olay bana Yassıada’ yargılanan Menderes’i n “bebek davası”ında yargılandığı günleri anımsattı. O zamanlar köyde öğretmendim. Kahvedeki tek radyodan verilen duruşmalar dikkatle izlenir sıra bu davaya gelince bıyık altından gülümsenirdi. Hatta “Erkek adam değil mi , yapar…” diyenler de olurdu. O zamanlar elektrik yoktu. Ancak pilli- bataryalı radyolar vardı. Yani bayağı masraflıydı. Kahve derseniz, basık, toprak zeminli,kerpiçtendi. Kırık dökük masalar, kanepeler ve sandalyeler de malzeme idi Kağıt ve dama taşları da oyun aracı idi.

Şöyle ya da böyle, sonunda Deniz Baykal CHP Genel başkanlığı’ndan çekildi. Yeniden geri dönmesi ya da döndürülmesi bana sağlıklı görünmüyor. Bilindiği gibi başkanlık yarışında vitrini dağıtan,kırıp dökerek partiyi sevimsizleştiren, Adında halk olmasına rağmen halkla bir türlü bütünleşemeyen bir kadronun odağı oldu sonunda.

Son yıllarda iyi muhalefet yaptı. Öyle olsa da hizipçiliği ve tek adam ve seçici olduğu bir gerçek.

İstifa kurumu elbette oyuncak değil. Bunu kullanırken iyi düşünecek, zor karar vereceksin. Geri dönmek için göstermelik istifalar hiç etik değil. Baykal bunu daha önceleri de yapmışt,yinelenmesi en azından çirkin olur.

Önceki seçimlerde “Baykal olduğu için CHP’ye oy vermeyeceğim…” Yaklaşımı unutulmuş olamaz. Bu yakınmalar unutulmuş olsa bile yine de canlı.

Canım sıkılınca TV’yi açtım. Baktım, Kemal Kılıçdaroğlu basın açıklamasında. “Genel başkanlığa adaylığımı koyacağım.” Deyiverdi en sonunda. Bu kararı nasıl karşılamam gerektiğini düşündüm. Ama çaktırmadan sevindiğimi söylemeliyim.

Kılıçdaroğlu’u halkımız sevdi ve benimsedi.

Umarım başkan olur.

Umarım parti başkanı değil de LİDER olur. Savaşımcı bir yapısı var. Dürüst ve alçak gönüllü… Şimdilik.

Anladığım kadarıyla iyi bir gelecek bekliyor CHP’yi…

Çünkü anladığım kadarım. Ve kelimelerin anlattığı kadarım.

------------------

O zamanlar yazdıklarımı yeniden anımsamak gerekir mİ ? Bilemiyorum. Şu anda KILIÇDAROĞLU CHP Genel Başkanı, kaç yıldır. Baykal çok önemli bir rahatsızlık geçirdi. Vesileyle geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Acil şifalar diliyorum.

Bir türlü iktidar olamayan CHP’nin , bu sorunu bir an önce aşması gerekir kanısındayım. Ana muhalefet olmak da elbette önemli. Ancak her partinin amacı iktidara gelmektir. Artık çalışmalar bu doğrultuda yönlenmeli, yönlendirilmeli.

Bu nasıl olur? Onu ben bilemem. Partinin sorunu olarak düşünüyorum. Yaşadıklarımızdan, yaşananlardan ders alma zamanı geldi, geçiyor. Kişisel ve parti çıkarları ne denli önemli olursa olsun, ülken çıkarları ve yarınları her zaman en öndedir, unutulmamalı.

Kısır çekişmeler hemen ve her zaman ötelere taşınmalı.

Sözcüklerin anlattığı kadarım, demiştim: Evet öyleyim…

Çünkü, anladığım kadarım be aretliğim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.