Basın organlarında çıkan bazı haberlerin ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmadığı, nasıl olsa unutulur diye sumen altı edildiği yolunda duyumlar var.

Bu konuda benim de birkaç kez gündeme getirdiğim, “Eski  Öğretmenevi yeri ne olacak?”haberi için  yetkililerden bir yanıt alamadım.

Bu bina ne amaçla yıkıldı, yerine ne yapılacak, bunu bilmek hakkımız değil mi?

 Bir de yıkılan yerin yanındaki sosyal tesislere kim girip çıkıyor belli değil.

 Bir diğer konu :

 Bilindiği gibi önümüz kış havalar soğuk ve yağışlı olacak. Edirne’de yolcu yoğunluğu olan bazı minibüs duraklarında yolcuların altına sığınacakları kabin yapılmamış.

İnsanlar, çoluk çocuk yağmur altında  bu duraklarda araç bekliyor. Özellikle Kaerfour  önündeki  durakta şehir içi yolcuların yanında köylere gidecek vatandaşlar da yağmur altında minibüs beklemek zorunda kalıyor.

Bu durakta bekleyen vatandaşlarımızın talebi şu :  “Çok daha az yolcunun bulunduğu yerlere durak kabinleri yapıldığı halde buralara neden yapılmıyor?” yolcular bu talebinde haklılar.

Bir diğer yer ise, Özel İdare karşısında  Tıp Fakültesi istikametine gidecek yolcuların  bulunduğu durak,  oraya da bir kabin yapılması gerekmez mi?

Bunlar sadece benim kısa vadede cevap istediğim sorunlar. Diğer arkadaşlarımızın da  bu tür beklentileri olduğunu biliyorum.

Mahalli basının görevi bu tür sorunları gündeme getirmek. Bununla ilgili kurumların görevi de   bu konuda bilgi vermek ve sorunların gereğini yapmak.

 Sumen altına sürerek bir yere varılmaz. Bu ve benzeri sorunlar çözüme kavuşmadığı sürece tekrar gündeme gelecektir. İlgililerin haberi ola…

 --------------------------------------------------------------------------------

ADAÇLARIN EGZOZ KONTROLUNA DİKKAT!

 Şehir içi trafiğine çıkan bazı araçların egzozlarından siyah duman çıkarak havayı kirletiyor.

Bunların arasında resmi kurumların araçlarının olması da dikkat çekici.

Edirne’de yoğun aracın trafikte olması nedeniyle insanlar monoksit gazını solumak zorunda kalıyor . Buna bir de egzoz gazının bu kirliliğe eklenmesi Edirne’de hava kirliliğinin daha da  artmasına neden oluyor.

Edirne’nin bazı konutlarında doğal gaz var. Fakat bazı kooperatifler katı yakıt kullanmada ısrarlı.  Bu apartmanların bacaları Edirne havasını kirletmeye devam ediyor.

Edirne’ye yüksekten bakıldığında bunu görüyorsunuz.

Bazı insanların borca girerek evine doğal gaz alırken bazılarının katı  yakıtta ısrarı kentin havasının temizlenmesini önlüyor.

Bunlar için bir yaptırım olmadığı için doğalgaz kullananlar da kömürlü bacaların kirli havasını solumak zorunda kalıyor.

Edirne’de havanın temizlenmesini sağlayan kuzey rüzgarları istikametinin büyük apartmanlarla kapatılması kentin alçak kesimlerinin bu rüzgarlardan yararlanmasını engelliyor.

Kim ne derse desin Edirne havası özellikle kış aylarında büyük oranda kirleniyor.

Sokağa çıktığınızda  bunu fark ediyorsunuz. Bu kirliliği önlemek için etkin önlemler alınmalı…..

-----------------------------------------------------------------------------  

AÇ FARE VE BAZI SİYASİLER

Aç bir fare kıt kanaat yaşarken, şans önüne  mısır dolu bir sepet çıkarmış.

Sepetin küçük deliğinden içeni giren fare sevincinden çıldıracak gibi olmuş.

Farenin gözü o kadar açmış ki,mısın taneleri içinde doğduğundan bu yana hiçbir şey yememiş gibi karnını mısırlarla bir güzel karnını şişirmiş.

Karnı ile birlikte gözü de doyan fare tekrar yuvasına dönmek istediğinde girdiği delikten çıkamamış.

Fare sepetin içinde  ağladığını duyan sansar, farenin içinde bulunduğu sepetin yanına gelmiş. Sepetten çıkamadığını görünce fareye şu öğütte bulunmuş:

-“ Fare arkadaş sepetten  dışarı çıkman için   yapacağın şey çok basit. Delikten girdiğin haline dönünceye kadar hiçbir şey yemeyeceksin o zaman çıkabilirsin” demiş.

Kıssadan hisse bu örnek rüşvetle suçlanan siyasilere örnek oluşturur mu?

KAVAĞA TIRMANAN KABAK

Bir tarlada kavak ağaçları içine ekilen kabak, o yıl köken salarak birkaç ay içinde yükselerek kavağın boyuna yaklaşmış.

Sonbaharın gelmesiyle birlikte  soğuğun da ektisiyle kavak kökeni solmuş.

Kavak birkaç ay içinde kendi boyuna ulaşmak isteyen kabağa” ben bu boya ulaşmak için yıllarımı verdim.Sen ise  buna birkaç ay içinde ulaşmak istedin.

Sonunda soğuğa yenik düştün. Olacağı buydu.

Bir yere kısa sürede ulaşmak isteyenlere  bu çarpıcı bir örnek.

Bu dünyada yiyip içtiklerimin,

Gezip tozduklarımın,

Görüp işittiklerimin.

Dokunduklarımın, anladıklarımın.

Hiç biri ama hiç biri , bahtiyar etmedi beni.

Türkülerim kadar.

Nazım HİKMET

ÖZLÜ SÖZ

İnsanlar arasında en büyük dostluk bağı din olduğu gibi, en büyük uçurum da yine dindir.

Şemsettin ĞÜNALTAY

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.