“TARİHSEL GEÇMİŞİMİZİ YOK ETMEYİN”

Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, yapılan hiçbir kazıda düşüüldüğü gibi büyük miktarda altın bulunmadığını ifade ederek definecilere seslendi: “Defineciler, tarihsel geçmişimizi yok etmeyin. Mirasımızı heba etmeyin. Tahribat yapmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.” dedi.

“TARİHSEL GEÇMİŞİMİZİ YOK ETMEYİN”

Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, yapılan hiçbir kazıda düşüüldüğü gibi büyük miktarda altın bulunmadığını ifade ederek definecilere seslendi: “Defineciler, tarihsel geçmişimizi yok etmeyin. Mirasımızı heba etmeyin. Tahribat yapmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.” dedi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
09 Aralık 2017 Cumartesi 05:00
“TARİHSEL GEÇMİŞİMİZİ YOK ETMEYİN”

    30 yılı aşkın süredir kazılar yapan Tarihçi Engin Beksaç, Trakya Bölgesi'nde hayal edildiği gibi yüklü miktarda altın olmadığını, definecilerin tarihsel mirasımızı heba ettiğini söyledi.
“MİLYONDA BİR İHTİMAL”
Beksaç, yüklü miktarda define bulunmasının milyonda bir ihtimal olduğunu belirterek, “30 yılı aşkın süredir Trakya'da arkeolojik ve sanat tarihi konularında araştırma ve kazılar yaptım. Definecilk faaliyetinin olmadığı yer yok. Hatta Türkiye'nin her tarafında var. Komşu ülkelerimizde de var. Uzunköprü ilçemizde tümülüsler de yüksek oranda defineci izlerine rastladım. Ne Edirne'de ne Türkiye'de yüklü miktarda define yok. Dünya'da da bu söz konusu değil. Düşünün şu anda bile zengin kaç kişi var. Antik Çağdaki zenginler bu kadar büyük altınlarla büyük servetlerle gömülebilecek gibi zenginler hiçbir zaman olmadı. Herkes bir Mısır firavunu değildi. Bu bir hayal. Bu ancak milyonda bir çıkacak bir ihtimal.” ifadelerini kullandı. 
    “DEFİNECİLİK FAALİYETLERİ, TARİHSEL BELGELERİ YOK EDİYOR”
    Beksaç, definecilik faaliyetlerinin tarihsel belgeleri ortadan kaldırdığını söyleyerek,“Özellikle son yıllarda Trakya'da definecilik sorununun arttığını görüyoruz. Definecilik faaliyetlerinin artması esasında arkeolojik boyutta olduğu kadar ulusal değerlere verilen kıymeti de definecilik faaliyetinin kontrol altına alınması ulusal değerlerimiz kadar tarihi geçmişimize sahip çıkmamız açısından büyük önem taşıyor. Ne yazık ki definecilik faaliyeti tarihsel belgeleri ortadan kaldırdığı gibi toplumların kültürel belleğini tehdit eden unsur haline gelmiştir.” şeklinde konuştu.
    “MÜCADELEDE UZMANLAŞMIŞ KORUYUCU KADROLAR OLUŞTURULMASI LAZIM”
    Kolluk kuvvetlerinin definecilerle mücadele ettiğini ancak üstlerindeki yükün çok fazla olduğunu bu yüzden uzmanlaşmış kadroların oluşturulması gerektiğini söyleyen Beksaç, “Türkiye'de jandarma teşkilatı definecilerle mücadele ediyor. Emniyetinde mücadelesi var. Bizim ülkemiz arkeolojik açıdan çok zengin bir ülke. Bunun denetlenebilmesi için bazı jandarma ve emniyet güçlerinin oluşturulması lazım. Mesela İtalya'da sadece bu işle uğraşan jandarmalar var. Definecilerle uğraşan jandarma kolluk gücü var. Bizim ülkemizde bu konuda jandarmanın üstündeki yük çok fazla. Alınacak yol çok fazla. Uzmanlaşmış koruyucu kadrolar oluşturulması lazım. Eğitimlendirilmeleri lazım. Bu durum jandarma ve emniyet güçlerinin üzerindeki gücü azaltacağı gibi kontrolleri de daha net hale getirecektir.” İfadelerini kullandı. 
    “HİÇBİR ARKEOLOG GÖRMEMİŞTİR”
    Beksaç, yapılan kazılarda hiçbir zaman yüklü miktarda altın çıkmadığını ifade ederek, “Tek tük en fazla 30-40 sikkelik buluntular var. Altın adeta yok gibi bir şey. Bulgaristan'da bir kazı oldu orda çıkanların hepsi gümüştü. Hiçbir zaman ağır miktarda altın bulgusuna rastlamadım. Hiçbir zaman hayal edildiği kadar kanılar dolusu, faytonlar dolusu altınlar görmedim. Gören hiçbir arkeolog olmamıştır. Defineciler, tarihsel geçmişimizi yok etmeyin. Mirasımızı heba etmeyin. Tahribat yapmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.” dedi. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.