Duygusal zekâ; kişinin kendi duygularını anlaması, diğer insanların duyguları ile ilgili empati kurabilmesi, etkili iletişim kurması,  çatışmayı ortadan kaldırmak için kişinin kendi duygularını anlama, duygularını düzenleme, eyleme geçirme ve bunlarla başa çıkma becerisidir. Aynı zamanda, başkalarının duygusal isteklerini ve ihtiyaçlarını anlayabileceği ve nasıl karşılık vereceğini bilinmesi anlamına gelmektedir.

Duygusal zekâ, hayatın her alanında ve her aşamasında başarının ayrılmaz bir parçasıdır, ancak bu becerileri öğretmek büyük ölçüde göz ardı edilmektedir. Çocuklarımızın hayatları boyunca başarılı olabilmeleri için sayısal ve sözel zekâlarınınyanında duygusal zekâlarının da gelişmiş olması gerekiyor. Kişilerin kendini tanıması ve doğru şekilde ifade edebilmesi, kendine öz güven duyması, başka kişilerle etkili bir şekilde iletişim kurması, yeteneklerini keşfetmesi ve geliştirmesi gibi konuların hepsi duygusal zekâ ile ilgilidir. Duygusal zekâ da sayısal zekâmız gibi daha çocukluk döneminden itibaren ailelerin davranışlarına ve çocukların yetişme koşullarına göre şekillenmekte ve gelişmektedir. Bu nedenle çocuklarımızın duygusal zekâsını geliştirmek için ayrıca çaba sarf etmeliyiz.

Çocuğunuzun duygusal zekâsını geliştirmek istiyorsanız; duyguları tanımasını sağlayın. Çocuğunuzun duygularını belirtmesine, adlandırmasına izin verin. Çocukların nasıl hissettiğini nasıl tanıyacaklarını bilmeleri gerekir. En azından çocuğunuzun hissettiğinden şüphelendiğiniz duyguya bir ad vererek çocuğunuza yardım edebilirsiniz. Diyelim ki çocuğunuz bir oyununu kaybetti, “Şu anda gerçekten kızgın hissediyor gibisin Bu doğru mu?” diyebilirsiniz. Kendi duygularının ayırımında olmayan bir kişi, diğerlerinin duygularını da gözlemleyip, algılayamaz. Aile içerisinde duygularınızı gösterin, dile getirin, bu durumu normalleştirin. Olumsuz duyguları da hissetmenin normal olduğunu ancak uygun yollar olduğunu çocuğunuza anlatın, bağırmayın, cezalardan kaçının ve kendiniz eşinizle ya da sosyal ilişkilerinizde model olun. Örneğin, "Oyuncağı almamış olmam seni sinirlendirdi anlıyorum, ben de kendime almak istediğim şeyleri alamadığımda kızıyorum" gibi.Çocuğunuz içinde nasıl hissettiğini anladığınızı gördüğünde, davranışlarında nasıl hissettiğini göstermek için daha az kendini zorlar. Duyguları anlaşılmayan çocuklar davranışlarıyla tepki gösterir. Üzüldüğünde hırçınlaşır… Öyleyse çığlık atıp, sinirlendiğini göstermek için ağlamak yerine,  üzüldüğünü anladığınızı açıkça belirttiğinizde daha iyi hissedecektir.

Çocukların duygularını anladıktan sonra, bu duygularla sağlıklı bir şekilde nasıl başa çıkacaklarını öğrenmesi gerekir. Duygu ile baş etme stratejisi geliştirme yolları kazanmasına yardımcı olun. Sinirlendiğinde nefes egzersizleri, duygularını yazma vb. çocuğunuza uygun stratejiler belirleyebilirsiniz. Çok öfkeli ya da sinirli olduğunda bunlarla başa çıkma stratejisi belirlemesi dürtüselliğini kontrol edebilmesine yardımcı olur.

Problem çözme becerisini geliştirin. Problemi tespitedip bunu çözmek için birlikte çözüm yolları belirleyebilirsiniz. Bunun için çocuğunuzun beyin fırtınası yaparak düşünmesi için desteklerseniz; belli bir süre sonra desteğinize ihtiyaç duymadan yapacaktır.  Çocuğun yerine problemi siz çözmek yerine ona koçluk yapın.Başarılı, kendine güvenen, ne istediğini bilen, duyarlı ve saygılı, duygusal zekâsı yüksek çocuklar yetiştirmek için geliştiren anne baba olmak önemlidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.