Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel kurulu vesilesiyle, kentimiz yarın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ı ağırlayacak.

Bu vesileyle kendilerine hoş geldiniz demek ister ve bir iş adamı olarak kentimizle ilgili kanaat ve gözlemlerimi paylaşmak isterim.

Bilindiği üzere Edirne, geleceğini turizmde ve çevre dostu sanayide arayan, binlerce üniversite öğlensiyle ekonomisini çeviren bir kenttir.

Tabi ki bir kentin turizm alanında gelişip kalkınması, çeşitli yatırım ve alt yapı hizmetlerinin buna uygun hale getirilmesiyle gerçekleşebilir.

Bu anlamda Edirne’de yıllardır konuşulan, fakat halkımızın çokta net bilgi sahibi olmadığı hızlı tren projesi, Edirne’ye ulaşımın kolaylaşması ve tercih edilebilirlik anlamında önemli bir hizmet olacaktır.

Hızlı trenin Edirne’ye olumlu etkilerinin, tahminlerimizin de ötesinde olacağına inanıyorum.

Ayrıca hükümetimizin, Edirne’ye yapılması planlanan hava alanı konusunda da önceki yıllarda bazı projeleri ve vaatleri olmuş, ‘Bu kente uçak inecek’ şeklinde kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Komşumuz Bulgaristan’ın 30 bin kişilik Svilengrad kasabasına havaalanı yapımı için çalışmalar başlamış iken, Turizm Kenti olmaya çalışan Edirne’mizde havaalanının olmaması bizce düşünülemezdir.

Edirne’ye ulaşım için devlet desteğiyle yapılabilecek hızlı tren ve hava alanı gibi yatırımların yanı sıra belediye eliyle de bazı alt yapı hizmetlerinin sağlanması, kentin hedeflerine uygun hizmetler yapılmalıdır.

Ancak Trakya Üniversitesi’nden bile bütçesi az olan Edirne Belediyesi’nin imkanlarıyla, takdir edersiniz ki bu tür hizmetleri sunmak pekte mümkün olmayacaktır.

Bu anlamda Edirne Belediyesinin büyük alt yapı projeleri yapabilmesi adına devlet desteği kesinlikle şarttır.

Örneğin Edirne’nin getirisi olan bölgelerinde kentsel dönüşüm, özel girişimler ve şirketlerle yapılabileceği gibi, Menzilahır, Yıldırım gibi getirisi olmayan bölgelerdeki kentsel dönüşüm için, devletimiz gereken yardımı yapmalıdır.

Kaldı ki, Avrupa sınırında olan Edirne’mizde bu çağda halen karton kutulardan yapılma barakalarda, çatısı tenekelerle kaplı kulübelerde yaşayan insanlarımız vardır.

Bu alt yapı ve ulaşım hizmetleri devletimizin desteği ve belediyemizin de katkısıyla bitirildikten sonra, bu kez Edirne turizmini ileriye taşıyacak, Edirne’yi gerçek manada turizm kenti yapacak projelere ihtiyaç duyulacaktır.

Edirne’de sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları ve devlet kurumları sürekli Edirne’nin bir turizm kenti olduğunu dillendirse de, binlerce kültür varlığının bulunduğu ilimize Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeterli ilgi ve alakasını göremiyoruz.

Selimiye Camii Meydan projesi, halen bekliyor ve nasıl bir çözüme ulaşacağı merak konusu.

Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü tarafından Meriç Nehri kenarına, taşkınları önlemek adına büyük beton duvarlar inşa ediliyor. Mutlaka bu sorun çözme kavuşturulmalıdır fakat Edirne’nin turizm vizyonuna uygun olarak bu çalışmanın yapılması, nehir kenarları insanların kullanımına uygun olarak şekillendirilmesi, kısacası nehirlerin kent hayatına dahil edilmesi gerekmektedir.

Geçtiğimiz yıl müjdesi verilen, 2018 yılında Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin yapılacağı söylenen yeni  Er Meydanı projesinde de halen bir ilerleme kaydedilemedi. Gençlik ve Spor Bakanı’nın değişimiyle birlikte bir gelişme yaşanmayan proje halen beklerken, 2018 yılı Kırkpınar Yağlı Güreşlerine sadece 7 ay kaldı.

Tüm bunların yanında Edirne’nin yaşlı nüfusu Türkiye ortalamasının üzerindedir ve her geçen gün bu oran artmaktadır.

Ekonomisinin büyük bölümü üniversite öğrencilerine endeksli olan kentimizde eğitimli insanlar istihdam edilemediği için genç nüfusumuzu her geçen gün kaybediyoruz.

Tabi ki turizm Edirne’nin geleceği için şüphesiz çok önemlidir. Fakat Edirne’nin yapısına uygun, çevreyi kirletmeyen, yiyecek-içecek üreten hafif sanayinin kente getirilmesi için çaba harcamamız gerekmekte.

Bu konulara ek olarak Edirne Bulgaristan ve Yunanistan’a sınır olan ve 4 sınır kapısı bulunan bir kenttir. Ne ilginçtir ki, iki ülkeye sınırı olan kentimizde kayıtlı sınır ticareti yok denecek kadar azdır.

Tüm bu imkanlara sahip olmamıza rağmen, sınır ticaretimizin olmayışı, Edirne için önemli bir kayıptır. Bu anlamda Üniversitemiz, Ticaret Odamız ve Belediyemize görev düşmektedir. Bu konu uzmanları tarafından araştırılmalı, Ticaret ve Sanayi Odası tarafından da yol gösterilerek önü açılmalıdır.

Uygun şartlar oluştuğunda ve girişimciler desteklendiğinde kısa sürede Edirne’de sınır ticaretinin arttığı hep birlikte görebiliriz.

Bunu başaramazsak, eğitimli genç nüfusu Edirne’de tutamayacağımız aşikar.

Aksi halde, ekonomisi zaten belirli dinamiklerin üzerinde duran kentimiz, büyükçe bir kasaba olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5