SİVRİSİNEKLE MÜCADELEDE EDİRNE'NİN 2 ŞANSSIZLIĞI NE ?

'Vektör Ekolojisi ve Vektör Kontrolü' konulu panelde konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, sivrisinekle mücadelede sıkça yaşanan su taşkınları ve ruhsatsız çeltik ekiminin Edirne'nin iki şanssızlığı olduğunu söyledi.

SİVRİSİNEKLE MÜCADELEDE EDİRNE'NİN 2 ŞANSSIZLIĞI NE ?

'Vektör Ekolojisi ve Vektör Kontrolü' konulu panelde konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, sivrisinekle mücadelede sıkça yaşanan su taşkınları ve ruhsatsız çeltik ekiminin Edirne'nin iki şanssızlığı olduğunu söyledi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
14 Eylül 2017 Perşembe 09:58
SİVRİSİNEKLE MÜCADELEDE  EDİRNE'NİN 2 ŞANSSIZLIĞI NE ?

    13. Uluslar arası Ekoloji ve Çevre Kongresi çerçevesinde Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi'nde 'Vektör Ekolojisi ve Vektör Kontrolü' konulu panel düzenlendi. Panelde konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne'nin sivrisinekle mücadelede 2 şanssızlığı olduğunu bunların ise su taşkınları ve ruhsatsız çeltik ekimi olduğunu dile getirdi. Tanrıkulu ayrıca Edirne Belediyesi olarak her yıl bu konuda 15 bin adet broşür dağıttıklarını söyledi. Bir üst kurulun tüm Türkiye'de mücadeleyi planlı programlı yapması gerektiğini söyleyen Tanrıkulu, bu mücadeleye önem verilmezse 10-15 yıl içerisinde çok ciddi sağlık sorunları olabileceğini belirtti.  
“EDİRNE'NİN 2 ŞANSSIZLIĞI”
    Tanrıkulu, sivrisinekle mücadelede yaşadıkları sıkıntıları anlatarak; “GPRS sistemiyle durgun suları ve nehirleri işaretleyerek yerlerini tespit ettik. Bu anlamda bilimsel bir çalışma olması nedeniyle biz nerede ne var, durgun su anlamında bilmeye çalıştık. Fakat Edirne'nin 2 tane önemli şanssızlığı var. Birincisi su taşkınları. Bulgaristan ve Yunanistan'daki Meriç'in kollarından, Arda'nın kollarından, Tunca'nın kollarından taşarak gelen ve öngörülemeyen, 8-10 saat önce haber aldığımız korkunç bir taşkınla karşı karşıyayız. İkincisi ise ruhsatsız çeltik üretimi. Neredeyse Edirne'nin mahallelerinin içine kadar çeltik üretimi yapılmaktadır. Biz bunu engelleyemiyoruz. Çünkü bunun cezası dönüm başına 35 lira. Bin dönüm ekiyor üretici, gidiyor cezasını peşin olarak yatırıyor zaten. Bunu engelleyemedik. Diyeceksiniz ki hiç mi bir şey yapmadınız? Bakanlıklara yazılar yazdık, Valilikte toplantılar yaptık ama sizde biliyorsunuz ki çeltik üreticilerinin baskısı bizden daha fazla oldu. Bu anlamda biz bunu engelleyemiyoruz. Edirne'de korkunç bir ruhsatsız, izinsiz bir çeltik ekimi var. Bu iki nokta bizi çok geriye düşürüyor. Bir de bu yıl Nisan yağmurlarının Haziran ayında aşırı olması da bu seneki çalışmalarımıza ciddi sekteler vurdu.” ifadelerini kullandı. 
    “HER YIL 15 BİN ADET BROŞÜR DAĞITIYORUZ”
    Sivrisinekle mücadele için çeşitli etkinlikler yaptıklarını ve 15 bin adet broşür dağıttıklarını aktaran Tanrıkulu; “16 personelimizle, 4 pikabımız 1 bahçe traktörümüz ve 2 bin 500 litre hacimli 6 adet ilaçlama aracımız var. Bunlar Edirne Belediyesi'nin demirbaşlarıdır. Halk Sağlığı birimimizdeki personellerimizle vektörle ve diğer haşerelerle canla başla mücadele ediyoruz. Bir de biz Edirne Belediyesi olarak gerçekten çevreye duyarlı, daha az ilaç atmaya çalışarak mücadelemizi yapıyoruz. Geçenlerde yaptığımız bir çalışmanın sonucunda Karaağaç Bölgesi'nde bostan eken halkın su varilleri için tül perde dağıttık. Yıllardır bu işi yapınca gerçekten halkımızın bu konuda ne kadar yetersiz bilgiye sahip olduğunu anladık. Biz her yıl Edirne Belediyesi olarak 15 bin adet broşür dağıtıyoruz. Yani evinin bahçesinde lastik, bir kola şisesi varsa ve bunların içinde su varsa bir mahalleyi etkileyebilecek kadar sivrisinek üreteceğini biz vatandaşlara anlatıyoruz. O sularda sivrisineğin üreyebileceğini düşünemiyorlar. Çok ciddi sitelerden şikayetler alıyoruz. Bodrum katlarına bakılmasını söylüyorum. Bodruma indiğimizde küçük küçük su birikintileri olduğunu ve orada kendi sivrisineğini kendisinin ürettiğini oradaki arkadaşlarımıza anlatırız.” ifadelerini kullandı. 
    “10-15 YIL SONRA ÇOK CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI OLABİLİR”
    Türkiye'de tek elden planlı ve programlı bir mücadele yapılması gerektiğini yoksa 10-15 yıl sonra çok ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade ederek; “Türkiye'de tek elden yönetilen bir biyosidal mücadelesi olmalıdır. Belediye mücavir sınırları içerisinde bir mücadele veriyor. Valiliğe bağlı Halk Sağlığı çeltik alanlarında ve köylerde bir mücadele yapıyor. Kimi belediyeler hiç yapmıyor, ekonomik yetersizlik diyor. Sivrisineğin ikametgah belgesi yok, pasaportu da yok. Yunanistan'dan çok rahat bize geçebiliyor, ya da yapmayan bir ilçeden yapan bir yere geçebiliyor. Bu anlamda bir planımız, programımız olmalı. Bir üst kurulla tüm Türkiye'de tek elden yapılan bir mücadele olmalı. Yoksa 10 yıl sonra, 15 yıl sonra çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliriz. Benim hep dediğim şey şu, galiba insanların sonunu virüsler ve bakteriler getirecek.” dedi.
    “KİŞİ BAŞINA 1,3 AVRO”    
    Edirne Belediyesi olarak sivrisinekle mücadelede kişi başına 1,3 avro gibi bir miktar harcandığını bunun da Almanya'daki rakamla hemen hemen aynı olduğunu söyleyen Tanrıkulu; “Ocak- Ağustos ayları içerisinde bin 392 noktada ilaçlama yaptık. Bu noktaları belirleyip önümüzdeki yıllarda da takiplerini sağlıyoruz. Dağıttığımız broşürlerde evlerin bahçelerinde nerede sivrisinek üretimi oluyor onu göstermek istedik halkımıza. Bahçede 18 yerde sivrisineğin üreyebildiğini görmeleri açısından bunları dağıttık. Bir de bu işin ekonomik boyutu da var. Belediyenin zaten kıt kanaat topladığı vergilerle, halkın vergileriyle bir para harcıyoruz. Almanya'daki sivrisinekle mücadeleye harcanan miktara bizimki nerdeyse denk geliyor. Kişi başına 1,3 avro gibi bir para harcıyoruz. 2016-2017 yıllarında ilaç fiyatlarını çıkardım. Az bir ilaçla mücadeleye devam ediyoruz. Çünkü çok az olan bu bütçeyi çok dikkatli kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.”dedi. 

Son Güncelleme: 14.09.2017 10:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.