AKGÜN” TOPRAKLARIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM”

Edirne Ziraat Odası Meclis Başkanı Erdal Akgün, köy muhtarlarının köyün ortak malı olan tarlaların satılmasına tepki gösterdi. Bu tarlaların köylünün ortak malı olduğunu ortak giderleri için kullanıldığını belirten Akgün, “ Edirne büyük kent olacak bu tarlalar CHP'li belediyelere kalacak endişesi ile tarlaların satılması doğru değildir. CHP'li belediyeler köylülerin tarlalarına el atmaz. Muhtarlarımızın endişeleri yersizdir” dedi.

AKGÜN” TOPRAKLARIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM”

Edirne Ziraat Odası Meclis Başkanı Erdal Akgün, köy muhtarlarının köyün ortak malı olan tarlaların satılmasına tepki gösterdi. Bu tarlaların köylünün ortak malı olduğunu ortak giderleri için kullanıldığını belirten Akgün, “ Edirne büyük kent olacak bu tarlalar CHP'li belediyelere kalacak endişesi ile tarlaların satılması doğru değildir. CHP'li belediyeler köylülerin tarlalarına el atmaz. Muhtarlarımızın endişeleri yersizdir” dedi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
22 Şubat 2018 Perşembe 10:24
AKGÜN” TOPRAKLARIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM”

    Edirne Ziraat Odası Meclis Başkanı Erdal Akgün tarla satışlarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; ” Uzun yıllar devletimizin kurucusu  olan Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü tarafından  büyük bölümü köy muhtarlıklarına verilen arazilerin  bir bölümü de köylerdeki okulların masrafları karşılansın diye okul tarlası gibi kullanılmıştır. Köylerde ortak giderler için kullanılan bu tarlalar ülkemize çok hayırlı evlatların yetişmesini sağlamıştır. Köy çocuklarımızın içinde ülkenin en iyi askeri, öğretmeni, bilim adamı, tıp uzmanı yetişmiştir. Bugün atamızın kurduğu layık Cumhuriyetin yıkılmasından endişe ediyorsak da Cumhuriyetimizin yine de  dimdik ayakta kalacağı inancındayız.” Dedi 
     “MUHTARLARIMIZ DİKKATLİ OLMLALI”
    öteden beri ifade ettiği  gibi  köy muhtarlarının   köyün ortak malı olan tarlaları   sattıklarını öğrendiğini, bunu üzüntü ile Karşıladığını belirten Akgün, “.Şunu herkes iyi bilmeli. Edirne büyük şehir olsa dahi Edirne Cumhuriyetçilerin elinde olacaktır. Atatürk ilke ve devrimlerine sadık hiç kimsenin CHP'li belediye başkanının köylülerin bu topraklarına göz dikerek, satması düşünülemez. Şu anda Edirne'de CHP'li belediye var, önemezdeki dönemde de yine CHP'li belediye olacaktır. Buna kimse engel olamaz. Edirne bütün şehir olsa dahi köy muhtarlıklarının tüzel kişiliklerinin devam edeceğinden dolayı köy muhtarlarımızın böyle asılsız bir olaya inanmalarını doğru bulmuyorum. Keşke tarlalarını satan arkadaşlarımız da tarlaları satmamış olsalardı. Bu tarlaları bir anlamda bize devletimiz tarafından verildi onlar devletimizin malı olarak kalmalı. Muhtarlıklarımız da halk tarafından doğrudan seçilen temsilcileridir. Onların bir siyasi partinin güdümüne göre hareket etmeleri doğru değildir” diye konuştu.
    “NECDET SEZER'İN İBRETLİK İFADESİ”
    Kendisinin her zaman takdir ettiği, eski Cumhurbaşkanı Necdet Sezer'in gazetecilerle yaptığı toplantıda basın mensuplarının sorduğu bir soruda “ Şu anda ülkenin en büyük adamı oldunuz düşüncelerinizi almak istiyoruz” sorusuna Cumhurbaşkanı Sezer bu soruya şu yanıtı verir” Ben Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için  mahalle muhtarımızdan  ikametgah alarak bu göreve aday oldum Eğer o bana bu belgeyi vermeseydi ben Cumhurbaşkanı adayı olamazdım” der. Böylece muhtarlığın ne kadar yüce bir görev olduğunu göstermek için bu çok güzel bir örnek.” 
    “DEMOKRASİ MUHTARLAR SAYESİNDE VARDIR”
    Ülkede demokrasinin devam etmesinin muhtarlıklar sayesinde sağlandığını belirten Akgün, “ Muhtarlarımızı buradan uyarmak isterim. Sakın topraklarını satmayı düşünmesinler. Edirne bütün şehir dahi olsa Trakya'da CHP'li belediyeler olduğu sürece belediye başkanlarımız köylerin bir karış toprağının satılmasına izin vermez” diye konuştu.
     Bir gün önce Ukrayna'da Özel idaremize misafirlerimiz geldiğini belirten Erdal Akgün, “  Bu konuklarımızın Özel idare'de yapılan toplantıdaki konuşmasında “ Almanlar 2. Dünya savaşında Ukrayna'yı işgal ettikten sonra  oranın verimli topraklarını Almanya'ya taşıdıkları” sözleri  bine çok etkiledi. Toprağın savaş anında dahi ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. Bizim topraklarımızın Ukrayna topraklarından farkı yok .Yeter ki  ülkemizi yönetenler köylülerimize sahip çıksın. Toprak dendiğinde Karaağaç mahallesine gittiğimde oradan kazılan kanalı gördükçe içim sızlıyor. Bu kanalın yararlı olacağı kanısında değilim. Bu kanal nedeniyle kazılan binlerce ton verimli toprak heba oldu. Bu kanalın  Meriç  nehrindeki  taşkınları önleyeceği inancında değilim. Nehir oradan taşmıyorsa ilerden taşacak. Onu hesap eden yok.
    Kanal nedeniyle kazılan toprak, daha önce tespiti yapılan verimsiz topraklara nakledilmiş olsaydı çok yararlı olurdu. Bu verimli  toprakların büyük bölümü kazılan çukurlara ve set boylarına döküldü. Buradan çıkan mil toprak İtalya'daki Po Ovası toprağından daha verimli olduğu söyleniyor. Böyle verimli topraklarımızı yok ediyoruz. Almanlar yıllar önce savaş zamanda verimli toprakları vagonlarla kendi ülkesine taşımış. Biz kazılardan ve bu kanalın açılışında çıkan verimli toprakları  neden verimsiz arazilerimize  taşımayı  sağlayamadık. Kısaca biz topraklarımızın kıymetini bilmiyoruz.” Dedi 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.