ESNAFIN UMUDU YOK

Alipaşa Çarşısı Esnafları Derneği Başkanı Yılmaz Sanış, esnafların her yıla yeni umutlarla girdiğini ancak her yıl bir önceki yılı aradıklarını ifade etti.

ESNAFIN UMUDU YOK

Alipaşa Çarşısı Esnafları Derneği Başkanı Yılmaz Sanış, esnafların her yıla yeni umutlarla girdiğini ancak her yıl bir önceki yılı aradıklarını ifade etti.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
12 Ocak 2018 Cuma 10:09
ESNAFIN UMUDU YOK

    Sanış yeni yılda esnafın beklentileriyle ilgili olarak yaptığı açıklamasında, “Her geçen yıl esnaflarımız açısından bir önceki yılı aratıyor. 2017 yılı 2016'yı o da bir önceki yılı arattı. Esnaflarımızın ekonomik Betvole durumu iyiye gideceği yerde daha kötüye gidiyor. Bu yıldan da pek fazla umudumuz yok. Bindiği gibi dünya bir kriz dönemi yaşıyor. Bundan ülkemiz de etkileniyor. Bundan 25 yıl önce, Türkiye gelişmekte ülkeler grubundaydı. Aradan bu kadar yıl geçti şu anda da aynı yerde sayıyoruz. Bu gelişim sürecini bir türlü tamamlayamadık, gelişmiş ülkelerin içine giremedik.” dedi. 
“ÜRETMEYEN TOPLUM GELİŞEMEZ”
    Ülkede tüketime dayalı ekonomi uygulandığını belirten Sanış, “Üretmeyen, tüketime dayalı bir toplumun gelişmesini sağlaması mümkün değildir. Yıllar önce denene tekstil sektörü ile büyüme modeli fos çıktı. Şimdi ise inşaat sektörü ile büyüme amaçlanıyor. Bu da ülkemizi bir adım ileri götüremiyor. Bizim öncelikli olarak teknoloji, sağlık, ağır sanayi dallarına yatırım yapmamız gerekiyor. Bugün Antalya'dan on portakal gönderdiğinizde bunun karşılığında küçük bir makine parçası ile bunun karşılığını alıyor. Sürekli ithalat yoluyla dövizlerimiz yurt dışına akıyor.” dedi.    
    “EDİRNE'DE SANAYİ YETERLİ DEĞİL”
    Edirne'nin bir sınır kenti olduğunu belirten Sanış, “Bölgemizde sanayi kuruluşlarının sayısı bir elin parmakları sayısını geçmiyor. Bölgenin gelişmesi turizme dayanıyor. Yerli turistlerimiz ülke ekonomisi iyi olduğu zaman gelir ve alışverişini yapar. Ekonomi bozuk olduğu zaman turist beklenmemeli. O zaman insanlar kendi sorunlarıyla mücadele eder.  Dövizin yükselmesinden bizim sevindiğimizi söyleyenler var, böyle bir şey yok ve olamaz da. Bunda bizim faydamız olamaz. Yalnız döviz yükseldiğinde sırın komşumuz ülke insanlarına alışveriş için Türkiye cazip geliyor.” dedi.
“KOMŞU ÜLKELERDEN GELENLER EDİRNE EKONOMİSİNİ AYAKTA TUTUYOR”
    Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelen turistlerin Edirne ekonomisini ayakta tuttuğunu belirten Sanış, “Tüm sektörler bundan yararlanıyor. Eğer burada bir sorun yaşarsak Edirne ekonomisi çok zora girer. Bizim kentimiz ekonomisine sahip çıkmamız gerekir. Biz bundan 6-7 yıl önce Edirne eğitim dalında ülke genelinde ilk sekizin içindeydik. Son yıllarda eğitim seviyemizde düşme var. Üzülerek şunu belirtmek isterim ki, biz yetiştirdiğimiz genç beyinleri kaybediyoruz. Kaliteli elemanlar Edirne'de iş bulamadıkları için göç ediyorlar. Beyin göçünün önüne geçmek zorundayız. Bu insanlar da haklı Edirne'de iş bulamadıkları için göç etmek zorunda kalıyorlar. Edirne'ye kaç yıl önce fabrika açıldı hatırlayan var mı? Edirne'ye istihdam yaratmak için kim yatırım yapıyor?” dedi.
“GELİŞMEYİ MERKEZİ HÜKÜMETTEN BEKLEMEMELİYİZ”
    Bir ilin ekonomik gelişmesinin sadece merkezi hükümetten beklenmemesi gerektiğini belirten Sanış, “Edirne'de hiç mi yatırımcı yok? Bu ilde girişimci ruhu olan bir insan mı yok? Edirneli Edirne'ye ne kadar yatırım yapıyor, kentine ne kadar sahip çıkıyor? Son yıllarda Edirne'ye yapılan yatırımlar sadece otellerimiz oldu. Bu arada ilimizdeki tarihi eserler onarılıp gün yüzüne çıkarılıyor. Biz önce bölge işadamlarımızla yatırım yapmalıyız. Daha sonra merkezi hükümetten yardım talebimiz olsun.” dedi.
    “ESNAFLARIN BİR GÜNÜ YOK” 
    Esnaflara ait bir günün olmadığını ifade eden Sanış, “365 gün içinde esnafa bir gün yok. Maalesef esnaflarımızın günü dahi bulunmamaktadır. Buna odalarımızın ve diğer kurumlarımızın sahip çıkması lazım. Her zaman ifade ediyorum, küçük esnaf bittiğinde büyük firmalar nereye mal satacak, ekonominin temel çarkı bizleriz. Halka ayağa hizmet götüren onlarla bire bir görüşen bizim küçük esnaflarımızdır. Kuşkusuz bizim de hatalarımız, sıkıntılarımız var bunları mutlaka düzeltmemiz gerekiyor.  Bunlarla ilgili projeler yapılır. Bugün en sahipsiz olan kesim esnaf kesimidir. Diğer meslek grupları destekleme alıyor. Öyle olmasına rağmen kimse durumundan memnun değil. Esnaflarımızın hiçbir desteği yok. İki ay Bağkur primini yatırmadığınız zaman sağlık hizmetinden yararlanamıyorsun. Diyelim, emeklilik vakti geldi. O zaman ödemediklerinizi birlikte ödüyorsunuz. Bu arada hastaneden hizmet almak için ödediğiniz ücretler ne oluyor?” dedi.
    “BANKALAR GÜNEŞLİ HAVADA ŞEMSİYE VERİR YAĞIŞLI HAVADA GERİ ALIR”
    Sicil affı söylentisinin bulunduğunu ifade eden Sanış, “Bu aslında yalan. Bankadan kredi almak isteyenlere  yıllarca önce geri dönen bir  evrakına  da bakarak kredi vermeye engel olarak getiriyorlar. Bankalar özellikle esnaflara kredi vermede büyük zorluklar çıkarıyor. Aslında kimse kredi almak istemez. İşini yürütebilmek için sıkıştığı zaman zorunlu olarak, 'denize düşen yılana sarılır' misali bankaya gidiyor. Bankalar kredi vermek için her türlü engeli önünüze sürüyor. Elektrik faturalarının geç ödenmesi dahi engel oluyor. Aslında bu borçlarını düzenleyen kişinin krediye ihtiyacı olamaz. Maalesef bankalar güneşli havada şemsiyeyi verir, yağışlı havada ise şemsiyeyi geri alır.” dedi. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.