Flaş Haber
Kapat

10 ÇOCUKTAN 1’İ DİSLEKSİ TANISI ALIYOR!

Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Edirne Temsilcisi Açelya Sivrikaya Giray, kişinin normal veya üstün zeka düzeyinde olmasına rağmen okuma, yazma ve dil becerilerinde problem yaşamasına sebep olan özel öğrenme bozukluğu olan dikleksi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Karantina nedeniyle evde daha çok zaman geçirildiğini ve ailelerin çocukları daha fazla gözlemleme şansı bulunduğunu belirten Giray, “Bu bağlamda, disleksinin bilmeyen ailelerimiz için daha iyi anlaşılması adına bir film tavsiyem de var; 'Her Çocuk Özeldir'. İnanıyorum ki filmi izledikten sonra ‘aynısını yaşıyoruz!’ diyecekler.. Disleksiyi bilmek, öğrenmek durumundayız, çünkü günümüzde çocuklarımızın onda biri disleksi tanısı alıyor.” ifadelerini kullandı.

10 ÇOCUKTAN 1’İ DİSLEKSİ TANISI ALIYOR!

Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Edirne Temsilcisi Açelya Sivrikaya Giray, kişinin normal veya üstün zeka düzeyinde olmasına rağmen okuma, yazma ve dil becerilerinde problem yaşamasına sebep olan özel öğrenme bozukluğu olan dikleksi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Karantina nedeniyle evde daha çok zaman geçirildiğini ve ailelerin çocukları daha fazla gözlemleme şansı bulunduğunu belirten Giray, “Bu bağlamda, disleksinin bilmeyen ailelerimiz için daha iyi anlaşılması adına bir film tavsiyem de var; 'Her Çocuk Özeldir'. İnanıyorum ki filmi izledikten sonra ‘aynısını yaşıyoruz!’ diyecekler.. Disleksiyi bilmek, öğrenmek durumundayız, çünkü günümüzde çocuklarımızın onda biri disleksi tanısı alıyor.” ifadelerini kullandı.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
04 Nisan 2020 Cumartesi 06:30
10 ÇOCUKTAN 1’İ DİSLEKSİ TANISI ALIYOR!

“ZİHİNSEL BİR YETERSİZLİK DEĞİLDİR”
Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Edirne Temsilcisi Açelya Sivrikaya Giray, disleksi hakkında bilgiler vererek, “Disleksi; Özgül Öğrenme Güçlüğü başlığı altında akıcı okuma ve okuduğunu anlama sorunuyla kendisini gösteren nörolojik temelli bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksi’nin temelinde sesleri fark etme, çözümleme, harfe dönüştürme, işitsel kısa süreli bellek ve hızlı isimlendirme sorunları vardır. Disleksi; görme, işitme problemlerinden kaynaklanan ve nörolojik olmayan okuma güçlüğünden ya da yetersiz öğretim ortamından kaynaklanan okuma güçlüğünden farklıdır. Aynı zamanda zihinsel bir yetersizlik değildir ve zeka ile ilişkisi yoktur. Disleksili bireyler normal ya da normalüstü zekaya sahip olan bireylerdir. Ülkemizde de dünyada görülme sıklığına paralel olarak yüzde 9-11 bandında seyretmektedir. Bu bağlamda dernek ilkelerimiz; toplumsal faydayı gözetme ve önceleme, disleksili bireylerin hak ve menfaatlerini gözetme, bilimsel araştırmaları dikkate alarak faaliyet yürütme, yenilikçilik ve inovasyon, evrensellik ve sonuç odaklı faaliyet yürütmektir.” dedi.

“ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ 3 ALT TİPE AYRILIR”
Özgül öğrenme güçlüğünün dört alt tipe ayrıldığını ifade eden Giray, “2019 Aralık ayından itibaren Disleksi Öğrenme Güçlüğü Edirne Temsilcisi görevini yürütmekteyim. 2020 Mart ayında da temsilciliğimizin hukuki alanda temsili için Av. Satuk Buğrahan Mirzabey ekip arkadaşım olarak temsilcilik görevine başlamıştır. Özgül öğrenme güçlüğü; -Normal ya da normal üzerinde bir zekaya sahip, standart bir eğitim-öğretime rağmen kronolojik yaşına ve zekasına uygun paralellikte başarı gösteremeyen, özel bir akademik alanda belirgin bir bozukluğun varlığı (okuma, yazılı anlatım, matematik) ile tanımlanan, çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin rol oynadığı, biyolojik temele dayanan ve nöro-gelişimsel tanı alan bir bozukluktur ve üç alt tipe ayrılır; Okumada, okuduğunu anlamada (Disleksi), Matematikte (Diskalkuli), Yazmada zorluk, bozukluk (Disgrafi/Disgrafya), Bu güçlüklerin bir ya da birkaçı aynı anda görülebilir.” şeklinde konuştu.

“ERKEN TANI EĞİTİMDE DE ÇOK ÖNEMLİDİR”
Giray, erken tanının yalnızca sağlıkta değil, eğitimde de çok önemli olduğunu belirterek, “Aşağıda bahsetmiş olduğum durumlardan kuşku duyan ailelerin ivedilikle alanında uzman kişilerle görüşmesi gerekmektedir. Erken tanı sadece sağlıkta değil, eğitimde de çok çok önemlidir. Erken tanı ile çocuğa özel olarak hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programı ile çocukların akademik (okul) başarısı artarken, sosyal, duyuşsal  anlamda da pozitif yönlü ilerlemesi gerçekleşir. İşte tam da bu noktada risk grubunda olduğu düşünülen çocuklarımızın aileleri, umut tacirlerine tenezzül etmeden hangi kurumlarla görüşülmesi gerektiğini, tıbbi ve eğitsel tanılamanın aşamalarını, çocukların ve ailelerin yasal haklarını öğrenmek adına lütfen bizimle iletişime geçsinler. Tıbbi ve eğitsel tanısı konulmuş olan çocuklarımızın aileleri de eğitimsel olarak destek ve bilgi almak istedikleri konularda, yasal haklarını, disleksi öğrenme güçlüğü hakkında sormak istedikleri soruları yine bizimle irtibat kurarak sorabilirler.” ifadelerini kullandı.

DİSLEKSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Disleksi belirtileri hakkında bilgiler veren Giray, “Coronavirus salgını sebebi ile ailece evde olduğumuz şu günlerde, çocuklarımızı gözlemleme, onlarla aktivite, etkinlikler yapma şansına da fazlasıyla sahibiz. Bu bağlamda, disleksinin bilmeyen ailelerimiz için daha iyi anlaşılması adına bir film tavsiyem de var; 'Her Çocuk Özeldir'.  İnanıyorum ki filmi izledikten sonra ‘aynısını yaşıyoruz!’ diyecekler..  Disleksiyi bilmek, öğrenmek durumundayız, çünkü günümüzde çocuklarımızın onda biri disleksi tanısı alıyor.  6 yaş ve üzerinde disleksi belirtileri şunlardır: Harf ve kelimeleri tanıyamama, Kendi ismini yazamama, kelimelere uyduruk yazılımlar bulma, Kelimeleri hecelere bölememe,  Kafiye yapan kelimeleri tanıyamama, Harfleri kelimelerle bağdaştıramama, heceleri tanıyamama, Okuma hataları ve harflerin dizilişinde hata yapma, Okumaktan nefret etme, okumayı zor iş olarak değerlendirme, Uzun ve zor kelimeleri yanlış okuma, Benzer kelimeleri karıştırma, Okurken duraklama, eee yani gibi eklerle doldurma, Telefon numarası, ev adresi, tarihleri hatırlayamama, Çok heceli kelimelerin sonunu veya tamamını uydurma, Kelimelerin bazı hecelerini atlama, Okuma esnasında zor kelimelerin yerine kolayını seçme, Yazım hatalarıyla dolu özensiz yazma, Bağlaç gibi anlamsız ekleri atlama, Sesli okumaktan kaçınma, Okul başarısının zekasına ve yaşına göre beklenenden düşük olması, Tersten yazma, Bazı harfleri yazarken veya okurken karıştırma  (p-b, b-d, k-t, y-h, 6-9, 2-5), Bazı konularda başarılı iken bazı konularda başarısız olma, Kelimenin sonlarını uydurarak okuma, Rakamları/harfleri ters yazarlar ya da yanlış sırada yazma (16, 61; b, p), Yazma ödevlerinden kaçınma, Yavaş yazma, Tahtadan ödevini geçirmekte zorlanma, Ödev yapmak istememe, Kendine göre kısa yollar üretme, Alfabeyi sırasıyla sayamama, Psiko-motor becerilerde sınırlılık, Yanlış yapmaktan korkma, Yıl, ay, gün gibi kavramları karıştırma, Renkleri karıştırma, Bir konu hakkındaki fikrini ifade etmekte zorlanma, Ezberlemekte güçlük çekme.” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.