Flaş Haber
Kapat

“AÇIKLANAN FİYAT MALİYETİN ALTINDA”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, 3 lira 05 kuruş olarak açıklanan çeltik fiyatlarını değerlendirdi. Marmara Bölgesi’ndeki Ziraat Odası Başkanlarının toplantısında konuşan Darcan, üreticinin 3 lira 05 kuruş olarak açıklanan fiyatla hiçbir kar elde edemeyeceğini söyleyerek; fiyatların revize edilmesi gerektiğini belirtti.

“AÇIKLANAN FİYAT MALİYETİN ALTINDA”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, 3 lira 05 kuruş olarak açıklanan çeltik fiyatlarını değerlendirdi. Marmara Bölgesi’ndeki Ziraat Odası Başkanlarının toplantısında konuşan Darcan, üreticinin 3 lira 05 kuruş olarak açıklanan fiyatla hiçbir kar elde edemeyeceğini söyleyerek; fiyatların revize edilmesi gerektiğini belirtti.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
18 Eylül 2019 Çarşamba 08:45
“AÇIKLANAN FİYAT MALİYETİN ALTINDA”

Marmara Bölgesi’ndeki Ziraat Odası Başkanları, Edirne’de bulunan bir otelde toplantı gerçekleştirdi. Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Bursa, Bilecik ve Marmara Bölgesi’ndeki ilçe Ziraat Odası Başkanlarının katıldığı toplantıda, ayçiçeği ve çeltik fiyatları görüşüldü. Marmara Bölgesi’ni temsilen basın açıklaması yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, ayçiçeğinde bu yıl rekor bir üretim yapıldığını belirtirken; açıklanan çeltik fiyatlarının ise maliyetin altında olduğunu belirtti.

“AYÇİÇEĞİNDE REKOR ÜRETİM”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan burada yaptığı açıklamada, “Ayçiçeği, ülkemiz ve bölgemiz ekonomisi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Sıvı yağ tüketimimizin yüzde 76’sı, tohumları yüzde 40-45 oranında yağ içeren ayçiçeğinden karşılanmaktadır. Küspesinin içerdiği yüzde 30-40 oranındaki protein ile de hayvan beslemesinde değerli bir yem olan ayçiçeği, sabun ve boya sanayinde değerlendirilmekte; sapları da yakacak olarak kullanılmaktadır. Sapların yakılması ile oluşan kül ise yüzde 36-40 oranında Potasyum içermekte ve gübre olarak değerlendirilebilmektedir. 2018 yılında 1 milyon 800 bin ton olarak gerçekleşen yağlık Ayçiçeği üretiminin 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına göre yüzde 11 artışla 2 milyon ton olması beklenmektedir. Bu üretim rekor düzeydedir. 2 milyon ton üretim, ülkemizde bu yıla kadar görülen en yüksek üretim rakamıdır.” dedi.

“AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ SON 10 YILDA YÜZDE 87 ARTTI”

Darcan, son 10 yılda ekim ve verimde artış olduğunu belirterek, “Her türlü zorluğa rağmen üreticimiz üretmeye devam etmektedir. Üretim dışında; İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ekim alanlarının artması, yağ açığının kapatılması amacıyla yapılan destekler, son yıllarda yaşanan verim artışı, Çukobirlik ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin ayçiçeği alımına başlaması gibi gelişmeler etkili olmuştur. Verim miktarındaki artışın yanında ekim alanlarının artması ayçiçeği üretiminin de artmasına neden olmuştur. Son 10 yılda ekim alanları yüzde 26 oranında artarken ayçiçeği verimi yüzde 49 oranında artış göstermiştir. Ekim alanları ve verimdeki artışla birlikte son on yılda ayçiçeği üretimi yüzde 87 oranında artmıştır. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeğinin payı yüzde 45’tir. Ülkemizde halkın genelde bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ayçiçeğinin önemini artırmaktadır. Çerezlik tüketim amaçlı da üretim yapılmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“YÜZDE 55’İ MARMARA BÖLGESİ’NDE ÜRETİLİYOR”

Ayçiçeği üretiminin ülke genelinde yayılmış olmasına rağmen üç bölgede yoğunlaştığını söyleyen Darcan, “Türkiye ayçiçeği üretiminin yüzde 87 Marmara, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde gerçekleştirilmektedir. Marmara Bölgesi toplam üretimde yüzde 55 oranında pay alırken, İç Anadolu Bölgesi yüzde 21, Karadeniz Bölgesi yüzde 11 oranında pay almaktadır. Ayçiçeği üretiminde il düzeyinde de yoğunlaşma vardır. 4 ilde gerçekleştirilen üretim, toplam üretimin yüzde 60’ını oluşturmaktadır. Bu illerden Tekirdağ toplam üretimin yüzde 19’unu karşılayarak ilk sırada yer almaktadır. Tekirdağ ilini, Konya, Edirne ve Kırklareli illeri takip etmektedir.” şeklinde konuştu.

“HEM ÜRETİCİ HEM TRAKYA BİRLİK ZARAR GÖRÜR”

Doların gerilemesinin ardından ithal ayçiçeğinin 2 bin 200 liralara kadar gerilediğini belirten Darcan, “Bu yıl Ayçiçeği ekiminden hasadına kadar geçen süreçte yağışlar yeterli düzeyde gerçekleşmiştir. Ayçiçeği veriminde geçen yıla göre artış beklenmektedir. Bu beklenti 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına da yansımıştır. Ayçiçeği hasadı ilk olarak Temmuz ayı sonunda Çukurova’da başlamış olup, Ağustos ayı itibariyle Marmara bölgesi ve diğer bölgelerde de artmıştır. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 8 Ağustos’ta yüzde 40 yağ oranlı, yüzde 9 rutubetli ve yüzde 2 -4 yabancı madde içerikli yağlık ayçiçeği fiyatını 2,5 TL/kg olarak belirlemiştir. Birliğimizce yapılan çalışma sonucunda ayçiçeğinin 2019 yılı maliyeti 2,46 TL / kg olarak tespit edilmiştir. Açıklanan 2,5 TL / kg fiyat, birliğimiz tarafından açıklanan maliyetin yüzde 1,6 üzerindedir. Trakya Birlik ve Tarım Kredi Kooperatifi bu fiyattan alıma başlamıştır. Ancak bilindiği üzere gümrük vergi oranları üreticimizi korumaya yetmemektedir. Dolar kuru yüksekliği nedeniyle yapılan ithalat maliyeti de 2.500 Ton / TL seviyesindeydi. Ancak geçtiğimiz haftadan itibaren dolar kurunda görülen gerileme, ayçiçeği fiyatına yansımış ve piyasada fiyatlar 2.200 ton / TL’ye kadar gerilemiştir. Doların daha da gerilemesi durumunda bu fiyat daha da gerileyecek mi? Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Trakya Birlik 2500 Ton / TL’ye ürün almaya devam ediyor. Sonuçta ne olacak? Üretici ürününü piyasaya değil, Trakya Birliğe teslim edecek ve piyasada yağ fiyatlarının ithal ürünle düşmesi durumunda Trakya Birlik zarar edecek. Bu durumdan hem üretici hem de Trakya Birlik zarar görecek.” dedi.

“FİYAT DÜŞÜŞLERİ ÖNLENMELİ”

Hasat döneminde yaşanan ani gelişmelere karşı hızlı önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Darcan, “Gümrük vergi oranı piyasayı koruyamıyor ise referans fiyatlar artırılarak, düşük fiyatlı ürün ithalatı engellenmelidir. Bu nedenledir ki; ayçiçeğinde referans fiyat üreticilerimiz için büyük önem taşımaktadır. Geçmiş yıllardaki uygulamalara bakıldığında 800 dolar / tona çıkarılan referans fiyat, üreticilerimiz tarafından yerinde bir karar olarak değerlendirilmiştir. Bu yılda da 450 dolar / Ton olan referans fiyatın 700 dolar / tona yükseltilmesini bekliyoruz. Bu ton başına alınan verginin 90 dolardan 140 dolar seviyesine çıkartılması demektir. Gelen ithal ürün maliyetinin ton başına 50 dolar artması iç piyasa fiyatlarının gerilemesini engelleyecektir. Ayrıca, 31 Ocak 2020 tarihinde gümrük vergi oranı yüzde 27’den yüzde 12’e indirilecektir. Bu karar da yeniden gözden geçirilerek ayçiçeği vergi oranlarının düşürülmesi önlenmelidir. 2017 yılında yağlı tohum, bitkisel yağ ve bunların küspelerinin işlenmesi sonucu arta kalan küspelerinin ithalatı için ödenen döviz miktarı 3,2 milyar dolar iken 2018 yılında bu rakam yüzde 9,4 düşüşle 2,9 milyar dolara gerilemiştir. Artan üretimle birlikte, ithalata duyulan ihtiyaç da azalacaktır. Üreticilerimizin bir sonraki sezonda üretime devam edebilmesinin sağlanması, üretimin cazip hale gelmesi bakımından fiyat düşüşleri önlenmelidir. Üreticilerimizin alın terinin karşılığını alması, hem üreticilerimizin hem ülkemizin kazançlı çıkması en büyük temennimizdir.” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİLER BANKA KREDİLERİ 5 YIL FAİZSİZ ERTELENSİN”

Üreticilerin kredi sorununa da değinen Darcan, “Geçen yıl yaşanan ekonomik kriz nedeniyle üreticimiz yüksek girdi maliyetleriyle ekim yapmıştır. Piyasada bu yıl fiyatların çok iyi gitmemesi sebebiyle bankalara olan borçlarının, hükümetimizden 5 yıl faizsiz ertelenmesini talep ediyoruz. Lisanslı depoculuk bu faaliyete geçti ama bazı sıkıntılarımız var bu konuda. Lisanslı depoya ürün teslim eden üreticilerimiz yüzde 75’ini Ziraat Bankası’ndan kredi şeklinde geri alabiliyordu. Ürününü teminat gösterip yüzde 75 alabiliyordu. Yalnız kredi borcu olanlar bunun dışında tutuluyor. Bu yüzde 75’i alabilmeleri için kredi borçlarını kapamaları isteniyor banka tarafından. Üreticimiz gidip kredi borçlarını kapatıyor, ürettiği ürünün yüzde 75’ini tekrar kredi olarak alıyor, yalnız piyasaya satmaya geldiğinde ilk önce şu sorunla karşılaşıyor; banka diyor ki; ‘bu borcunuzu kapatın, ondan sonra ürününüzü satın.’ Üreticimiz zaten zor durumda, bu ürününü satmadan bu borcu nasıl kapatacak? Hükümetimizin bunu da bilmesini, bu konuda da tedbir almasını istiyoruz. Ziraat Bankası’na borcu olmayan çiftçimiz yok. Genelde borç ertelemesi yapılıyor yüzde 23 faiz üzerinden. Şimdi üreticimiz bu yıl borcunu erteletti, üzerinde yüzde 23 faiz konuldu. Zaten bir dahaki yıla çıkaracağı aynı ürün. Bir dahaki yıla girebilmek için tekrar kredi kullanıyor. Üreticimizin borcu 5 yıl faizsiz olarak eşit taksitlere bölünsün, böyle bir ödeme kolaylığı yapılsın. Yoksa yeni bir kredi alırsa üretici, borç üstüne borç koymuş olacak. Bu üreticimizi çok zor durumda bırakıyor.” ifadelerini kullandı.  

“AÇIKLANAN FİYAT MALİYETİN ALTINDA”

3 lira 05 kuruş olarak açıklanan çeltik fiyatlarını da değerlendiren Darcan, “Diğer bölgelerde de Çanakkale’de de çeltik ekimi var, Balıkesir’de var. Çeltik de Marmara Bölgesi’nin önemli ana ürünlerinden bir tanesi. Özellikle de Edirne’nin. Çeltik maliyetlerimizi geçmiş dönemde sizlerle paylaşmıştık. 2 lira 30 kuruş gibi bir dönüm maliyetimiz var. Bu dane maliyetini tabi ki değiştiriyor. Şimdi bir Osmancık verimi, bir Baldo verimi farklı farklı tonajlara sahip, dane verimine gelince yani 3 liranın üzerinde bizim dane maliyetimiz var. Yani 3 TL üzerinde. Bugün açıklanan bir 3 lira 05 kuruş fiyatı var. Bu fiyat ancak bizim maliyetimizi karşılamaktadır. Ben bu yıl üreticilerin çok kar edeceğini düşünmüyorum. Yani bu rakamlar çok dip rakamlardır. Tarım Bakanımızdan bu fiyatların tekrar gözden geçirilmesini istiyoruz. Bu fiyatlar gerçekten üreticimizin üretim maliyetleridir.” şeklinde konuştu.

Kerem Filiz

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.