“ATATÜRK BURADAN HİÇ GİTMEMİŞ ”

CHP Ankara Milletvekili ve İsmet İnönü'nün Torunu Ayşe Gülsün Bilgehan, Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen 'Lozan ve İnönü' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferans öncesi Atatürk'ün Edirne'ye Gelişinin 87. Yıldönümü etkinliklerine de katılan Bilgehan konferansta Edirne hakkında da konuşarak, “21 Aralık 1930'da Atatürk Edirne'ye gelmiş ama ondan sonra buradan hiç ayrılmamış. Atatürk'ün gerçekten yaşadığı en önemli kentlerden birisi Edirne diye düşünüyorum.” dedi.

“ATATÜRK BURADAN HİÇ GİTMEMİŞ ”

CHP Ankara Milletvekili ve İsmet İnönü'nün Torunu Ayşe Gülsün Bilgehan, Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen 'Lozan ve İnönü' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferans öncesi Atatürk'ün Edirne'ye Gelişinin 87. Yıldönümü etkinliklerine de katılan Bilgehan konferansta Edirne hakkında da konuşarak, “21 Aralık 1930'da Atatürk Edirne'ye gelmiş ama ondan sonra buradan hiç ayrılmamış. Atatürk'ün gerçekten yaşadığı en önemli kentlerden birisi Edirne diye düşünüyorum.” dedi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
22 Aralık 2017 Cuma 10:20
“ATATÜRK BURADAN HİÇ GİTMEMİŞ ”

    Atatürk'ün Edirne'ye geldiği tarih olan 21 Aralık'ta, ETSO'da düzenlenen konferansta açılış konuşmasını Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan yaptı. Gürkan da, “Bugün Sevgili Gülsün Bilgehan ile Atatürk'ün Edirne'ye geliş töreninden dönerken 'Ya dedi Recep, Atatürk buradan hiç gitmemiş ki.'” ifadelerini kullandı. 
    GÜRKAN: “İNÖNÜ, KURUCU MECLİSTE İLK 5 EDİRNE MİLLETVEKİLİNDEN BİRİ”
    Gürkan, İsmet İnönü'nün Edirne için çok önemli bir yeri olduğunu belirterek, “Bugün Edirne'nin, tarihi dönemler içerisinde çok önemli ve çok anlamlı günlerinden birisi. Bizi, sadece tarihsel gerçekliği ile değil duygusal olarak da çok etkileyen günlerden birisi. Çünkü bugün Ulu Önder'imizin, Atatürk'ümüzün, Mustafa Kemal'imizin, Paşa'mızın Edirne'ye son kez gelişinin ama bir daha hiç gitmeyişinin 87. yıl dönümü. Bugün Sevgili Gülsün Bilgehan ile Atatürk'ün Edirne'ye geliş töreninden dönerken 'Ya dedi Recep, Atatürk buradan hiç gitmemiş ki.' Ne kadar doğru bir tespit. Sevgili Gülsün Bilgehan ile yıllardır konuşuyoruz. Edirne'de bir program yapalım. Konferans yapalım. Bir türlü denk getiremedik. Atatürk dediğinizde İnönü, İnönü dediğinizde Lozan, Lozan dediğinizde Atatürk.  Bunların hiç birini, birbirinden ayırmak mümkün değil. Lozan bizim gururumuz.  İsmet Paşa'nın Edirne için çok önemli bir yeri var.  Cumhuriyetin kurucu meclisinin 23 Nisan 1920'de Edirne'nin 5 milletvekilinden biri de İsmet İnönü. Bunu çok Edirneli bilmiyor. Birinci İnönü ile İkinci İnönü Savaşlarının muzaffer kumandanı, yüzbaşıyken ilk askerlik hayatına Edirne'de başlayan ve Edirne'de dört yıl kalan, Osmanlı'nın her tarafını gezen ve her tarafında savaşan, sonra Atatürk ile beraber omuz omuza yürek yüreğe bu ülkeyi, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni, bağımsız vatan haline getiren İsmet İnönü. İnönü'nün bizim için bir önemi daha var. Lozan'a Edirne Milletvekili olarak katılan İsmet Paşa, Lozan'da bugün Edirne'nin en gözde en güzide yeri, kentimizin akciğerleri olan ve altını çizerek söylüyorum Meriç Nehri'nin batısındaki tek Türk toprağı olan Karaağaç'ı Lozan'la alarak, Edirne'ye ve Türkiye Cumhuriyeti'ne hediye eden kahraman.” dedi.
    BİLGEHAN: “KENDİMİ EVİMDE HİSSETTİM”
    CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, Atatürk'ün yaşadığı en önemli kentlerden birinin Edirne olduğunu ifade ederek, “Bugün sabahtan beri adeta bir rüya yaşıyorum, diyebilirim. Kendimi başka bir yerde hissettim. Sevgili Belediye Başkanımız Recep Bey, sabahtan beri bana Edirne'yi gezdirdi. 21 Aralık 1930'da Atatürk Edirne'ye gelmiş ama ondan sonra buradan hiç ayrılmamış. Atatürk'ün gerçekten yaşadığı en önemli kentlerden birisi Edirne diye düşünüyorum. Atatürk, 21 Aralık 1930'da gelmiş ama ondan önce çok ilginç; tam 10 yıl önce 1920'de en yakın arkadaşı, silah arkadaşı, dava arkadaşını Edirne'ye yollamış milletvekili olsun diye. 23 Nisan 1920'da ilk olarak Edirne'den milletvekili seçilmiş. Lozan'ı imzalayan İsmet Paşa, Edirne Milletvekili olarak o imzayı atıyor. Bizim tapu senedi olarak gördüğümüz; bağımsızlığımızı, egemenliğimizi, sınırlarımızı belirlediğimiz, dünyaya ispat edilen, bir büyük imparatorluğun ardından kurulan Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyaya kabul ettiren o Lozan Antlaşması'nı İsmet Paşa Edirne Milletvekili olarak imzalıyor. İnönü, 1964 yılında en son Edirne'ye gelmiş. Biz de İnönü ailesi olarak Edirne'yi hiç terk etmemişiz aslında. Kendimi evimde hissetim. Değerli Başkanımız ile birlikte bugün Edirne Lisesi öğrencilerinin sunumunu izlerken Ankara'dan gelen bir milletvekili olarak, TBMM'den gelen bir kadın olarak, içim rahatladı. Dedim ki; 'Onlar buradan ayrılmamışlar. Bu çocuklar oldukça, oradaki genç kızlar, genç erkekler ve öğretmenleri oldukça, korkmaya gerek yok haklılar.' Bizim büyüklerimiz Cumhuriyetin kurucuları, yeni kuşaklara, gençlere güvenmekte haklılar. Onları görünce içim rahatladı. Son günlerde yaşadığım sıkıntıları unuttum. Birlikte olunca, iyi bir eğitimle Cumhuriyet değerlerinin sonsuza kadar devam edeceğine inancımı Edirne'de bir kez daha yineledim. Sizin sayenizde, teşekkür ediyorum. ” şeklinde konuştu.
    “MUSTAFA KEMAL'İN, İNÖNÜ HAKKINDA YAZDIĞI GİZLİ SİCİL”
    Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kafkas Cephesi'ndeyken İsmet İnönü hakkında gizli bir sicil yazdığını ifade eden Bilgehan, “23 Nisan 1920'de İsmet Bey, Mustafa Kemal'e en yakın dava arkadaşı olarak ilk defa Edirne'den milletvekili seçiliyor ve Lozan'ı, bizim tapu senedimiz orak gördüğümüz, bağımsızlığımızı, egemenliğimizi, sınırlarımızı belirleyen, dünyaya ispat eden bir büyük imparatorluğun ardından kurulan Türk devletini dünyaya kabul ettiren Lozan Anlaşması'nı Edirne Milletvekili olarak imzalıyor. Mustafa Kemal, Lozan'a kimin gitmesi gerektiğini düşünürken Dışişleri Bakanı olarak Edirne Milletvekilli İsmet İnönü'yü görevlendiriyor. Lozan, İsmet Paşa'nın kaderindeki en önemli sınav aslında. Atatürk ile İnönü, Harp Okulu'ndan arkadaşlar. Mustafa Kemal, İsmet Paşa'dan 3 yaş büyük. İsmet Bey, Harp Okulu'ndan birincilikle mezun oluyor. Sonra ilk tayin yeri Edirne oluyor. Edirne'ye ilk kez genç bir yüzbaşı olarak geliyor. O sırada Bulgaristan'la sınır sorunları var ve İsmet Paşa bu konuda görevlendiriliyor. Lozan'dan önce ilk kez bir sınır sorununu burada çözüyor. Yani Lozan'ın belki de ilk adımları burada atılıyor. Buradan Yemen'e tayin oluyor. Sonra Kafkas cephesine gidiyor. Mustafa Kemal'le Harp Okulu'nda başlayan arkadaşlıkları Kafkas cephesinde de devam ediyor. Kafkas Cephesi çok önemli. Mustafa Kemal, İnönü hakkında gizli bir sicil yazıyor. 20 Mayıs 1917 tarihli sicilde Mustafa Kemal, İsmet Paşa için şu ifadeleri kullanıyor: 'Geçenlerde 20'nci Kolordu Komutanlığı'na atanan 4'üncü Kolordu Komutanı Albay İsmet Bey'in nitelikleri ve iktidarı hakkındaki görüşleri aşağıda arz edilmiştir. 
Ciddi, faal, zeki ve becerikli. Yüksek fikirli. Aslarına ve savaş psikolojine hakim ve etkili. İyi bir derin görüşe ve çabuk kavrayışa sahip. Askeri bilgisi ve kavrayışı düzenli seviyede. Doğru, kesin ve tereddütsüz karar sahibi. Cesur ve kişisel kararı ile hareket etme kabiliyetine sahip. Ordu ve memlekette üzerine alacağı görevlerde en önemli vatani hizmetlerde kendisinden büyük hizmetler beklenmektedir. Belirgin nitelikleri her türlü askeri harekâtta başarılı olacağı güvenini vermiştir. Çok mükemmel bir ahlak ve davranış sahibi. Görgüsü takdire değer. Her zaman üstlerinin ve astlarının ve çevresinin emniyet, itimat ve sevgisini kazanmaya çalışan ve bunu başaran dürüst bir kişidir.”
    BİLGEHAN: “ŞEKERSİZ BIRAKTIM AMA BABASIZ BIRAKMADIM”
    Bilgehan, Dedesi İsmet İnönü'nün 2. Dünya Savaşı sonrasında kendisine gelerek 'Beni şekersiz bıraktın' diyen bir kıza, 'Evet seni şekersiz bıraktım ama babasız bırakmadım' dediğini aktararak, “Bugün gündemde Kudüs var, Suriye var, Filistin var. Bugün konuşmak kolay tabi. Aynı zamanda Osmanlı zabitleri olarak o dönemde de o son kalan topakları savunmak için mücadele ediyorlar. Kudüs'te savaşanların arasında Fahrettin Paşa da var. Filistin'i ve Kudüs'ü korumaya çalışan kahraman Fahrettin Paşa. O'nun yanında Mustafa Kemal ve İsmet Paşa da var. Onlar mücadelelerinin son gayretine geldikten sonra istemeye istemeye o toprakları kaybettiler. Fahrettin Paşa Medine'den ayrılarken oradaki kutsal emanetleri, peygamberimizin emanetlerini İngiliz işgalindeki o topraklarda bırakmamak için alarak İstanbul'a, Topkapı Sarayı'na getirmiş. Sayın Cumhurbaşkanı Fahrettin Paşa'yı anlattı ama orada açıklayamadığı bir cümle söyledi. Onu açıklamak İnönü'nün torunu olarak bana düşüyor. Çok önemli tarihi bir olay. 2. Dünya Savaşı sırasında, hani o 70 milyon insanın öldüğü, açlık ve sefalet çekildiği hatta yıllar sonra İsmet Paşa'nın kendisine 'Beni şekersiz bıraktın' diyen bir küçük kıza, 'Evet ama seni babasız bırakmadım'  cevabını verdiği ama kimsenin burnunun kanamadığı ikinci dünya savaşı sırasından bir şey anlatacağım. O dönemde sadece çocukların babasız kalmaması için büyük bir mücadele verilmemiş. Aynı zamanda bilinmeyen, bir devlet sırrı olduğu için söylenmeyen bir gerçek var. 1942'de Türkiye iki güç arasında kalmış. Bir taraftan İngilizler, bir taraftan Almanlar, bir taraftan da Ruslar Türkiye'yi kendi tarafına çekemeye çalışıyorlar. Savaşmayanlar barışın değerini bilemezler. Ancak yıllarını cephede geçirenler, sevdiklerini yıllarca görmeyenler barışın kıymetini bilir.” dedi.
“TARİHTEN GELEN BİR CEVAP”
    Geçmişte camilerin kapatıldığı yönünde çıkarılan iddialara yönelik cevap veren Bilgehan, “İşte bugünleri yaşayan İsmet Paşa, yine o Kurtuluş Savaşı dönemindeki kabusu görmemek, o acıları bir kez daha milletine yaşatmamak için Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesini istemiyordu. Ama o kadar büyük bir tehlike çemberindeydi ki Türkiye. Türkiye'nin Bulgar sınır üzerinden bir hava saldırısına uğraması mümkün. İşte o dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ilk kurtarılacak değerler olarak Fahrettin Paşa'nın getirdiği, Topkapı Sarayı'nda saklanan kutsal emanetler başta olmak üzere 381 koliyi 48 vagona yüklenerek Topkapı Müze Müdürü ve ailesi ile 30 kişilik bir ekiple çok gizli bir harekâtla o emanetleri Niğde'ye götürüyor ve Niğde'deki 3 camiye o eserleri yerleştiriyorlar. O eserleri hem içten hem de dıştan gelebilecek tehlikelere karşı korumak için İnönü o camilerin önüne askerleri koyuyor. İbadet yapılmasın, camiler kapatılsın diye değil, o kutsal emanetleri korumak için. İşte camiler ahır yapıldı diyenlere tarihten gelen bir cevap. Orada 4 yıl kalınıyor. Onun için o camilerin önünde geçenler orada ne olduklarını bilmedikleri için caminin kapatıldığını düşünüyor ama bu nasıl bir devlet ciddiyetidir ve gizli kahramanlıktır ki bu konuda daha yeni gündeme geliyor. Ben dedem ve anneannemin evinde büyüdüm. Müslümanlığın en iyi yaşandığı evlerden bir tanesiydi. Benim dedem ve ananemin başuçlarında Türkçe olarak 'Allah'ın dediği olur' yazardı. Ama bunu hiçbir zaman basına vermeyi düşünmediler. Hatta yıllar sonra ünlü bir gazeteci o fotoğrafı çekip yayınladığında en büyük fırçayı yedi İsmet Paşa'dan. Çünkü onların din anlayışı buydu.” ifadelerini kullandı. 
    FAHRİ HEMŞEHRİ OLACAK
    CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, daha sonra Lozan Antlaşması, İsmet İnönü ve Mustafa Kemal Atatürk hakkında bilgiler verdi. Bilgehan, Türkiye'nin gündemine de değindi. Bilgehan'a çiçek ve Edirnekari hediye eden Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, İnönü Ailesi adına İsmet İnönü'nün Torunu CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan'a 25 Kasım 2018'de Edirne'nin Kurtuluşu'nun 96. Yıldönümünde Fahri Hemşehrilik Beratı takdim edeceklerini söyledi. Recep Gürkan'ın bu teklifi karışında şaşıran CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, böyle bir şeyden dolayı onur duyacağını söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.