Flaş Haber
Kapat

ÇETİN SESSİZLİĞİNİ BOZDU “BU BİR KOMPLO”

2017 Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağalık İhalesini kazanan ancak şartları yerine getirmediği gerekçesiyle unvanı elinden alınan Ahmet Çetin’in, kendisini MİT Bölge Başkanı olarak tanıtarak ‘hayali TOKİ arazisi’ sattığı iddia edilmiş ve Çetin gözaltına alınmıştı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Çetin, dün basın toplantısı düzenleyerek hakkındaki iddialara cevap verdi. Çetin burada yaptığı açıklamada, emlakçı sıfatıyla bir ihalede aracılık yaptığını ve kimseden 1 lira bile almadığını söyledi. Hiç kimseye ‘MİT’çi’ olduğunu iddia etmediğini de vurgulayan Çetin, “Büyük bir tezgah ve komplo. İnanın çok üzgünüm ve yorgunum.” ifadelerini kullandı.

ÇETİN SESSİZLİĞİNİ BOZDU “BU BİR KOMPLO”

2017 Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağalık İhalesini kazanan ancak şartları yerine getirmediği gerekçesiyle unvanı elinden alınan Ahmet Çetin’in, kendisini MİT Bölge Başkanı olarak tanıtarak ‘hayali TOKİ arazisi’ sattığı iddia edilmiş ve Çetin gözaltına alınmıştı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Çetin, dün basın toplantısı düzenleyerek hakkındaki iddialara cevap verdi. Çetin burada yaptığı açıklamada, emlakçı sıfatıyla bir ihalede aracılık yaptığını ve kimseden 1 lira bile almadığını söyledi. Hiç kimseye ‘MİT’çi’ olduğunu iddia etmediğini de vurgulayan Çetin, “Büyük bir tezgah ve komplo. İnanın çok üzgünüm ve yorgunum.” ifadelerini kullandı.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
13 Eylül 2019 Cuma 08:01
ÇETİN SESSİZLİĞİNİ BOZDU  “BU BİR KOMPLO”

“BENİMLE İLGİSİ OLMAYAN BİR KONU, SADECE ARACILIK YAPTIM”

Basın toplantısında konuşan Ahmet Çetin, “2016 yılının başında bir ticari olay için Çorlu’da gayrimenkulcü arkadaşım beni çağırdı. ‘Ahmet Bey bir yatırımcımız var, yer almak istiyor’ dedi. Biz de onun üzerine kendileriyle görüştük ve Ankara’da gayrimenkul işi yapan Hüseyin isimli bir arkadaşımızla, telefonla bağlantı kurduk. Milli Emlak’ta, özelleştirmede veya devlet işlerinde ihaleyi, teknik konuyu bilen bir avukat var dedi ve biz de onun üzerine Ankara’ya gittik. Tarkan A. ile Avukat Hasan Y. görüşme yaptı ve aralarında anlaşma yaptılar. Tarkan A. avukat Hasan Y.’nin hesabına 250 bin TL yatırdı. Tekrar söylüyorum benimle ilgisi olmayan bir konu, ben sadece aracılık yaptım. Döndük 3 gün sonra gelin dedi bize. Bizi aradılar, bu sefer şirket yetkilisi Şakir S. ile beraber gittik. Şakir S. orada Avukat Hasan Y. Ve Tarkan A. toplantı yaptılar. Toplantıda ben sadece dinleyiciydim. Yani benimle bir ticari alışverişi olmadı ama aracılık yaptığım, emlakçılık yaptığım için, benim işim gayrimenkul. Ben bu işi yapıyorum, nasıl geçineceğim?

“KENDİ ARALARINDA ANLAŞTILAR”

2 tarafın kendi arasında anlaştığını söyleyen Çetin, “Neticede onlar kendi aralarında anlaştılar, satın alma kararı için müracaat edeceğini söyledi, Milli Emlak’taki bir gayrimenkulün özelleştirmeye gideceğini söyledi. Biz de bunun üzerine kendisiyle bağlantıya devam ettik. Firmanın yetkilisi Şakir S. avukat Hasan Y. ve Tarkan A. bir protokol yaptılar. Bu protokolde; Çorlu ilçesinde bir gayrimenkul almak için anlaştılar ve buna Milli Emlak’tan özelleştirmeye geçeceğine dair 2 imzalı bir evrak verdi. Bu evrak da Milli Emlak’taki bir gayrimenkulün özelleştirmeye geçeceğine dair bir yazı. Bunlar kendi içlerinde bir anlaşma yaptılar ve rakamsal ifadeleri 10 milyon TL toplamını söylüyorum. 750 bin TL daha Hasan Y.’ye para verdiler, evrağını aldık. 250 bin TL’de hesabına yatmıştı, etti 1 milyon TL. 2 milyon TL özelleştirme adına, devletin adına yattı. O belgelerimizde var. Daha sonra da, ‘Siz gidin, biz ihaleyi oluşturup sizi çağıracağız’ dedi. 15-20 gün sonra bizi gerçekten çağırdı. Çankaya Tapu’da size tapu vereceğiz dediler. Yanınızda 5 milyon 200 bin TL daha para getireceksiniz dediler. Bunun üzerine tekstil firması parayı gayri resmi çıkış yaptı. Tutanak karşılığında parayı bize teslim etti Hasan Y.’ye verilmek üzere. Bunun üzerine Şakir S.’ye ödemek üzere 7 buçuk milyon senedi de aldık, götürdük Hasan Y.’ye teslim ettik tutanaklarla. 7 buçuk milyona senedi imzalattık. Şakir S. de kendisi geldi Ankara’dan bu senetleri Hasan Y.’den teslim aldı. Yatırdığım para makbuzunu da, satın alma evraklarını da teslim aldı.” dedi.

“1 TL BİLE ALMADIM”

Kendisinin burada 1 TL bile almadığını söyleyen Çetin, “Bununla da yetinmediler Ankara 50’inci Noteri’nden Hasan Y.’nin Simit Evi şirketini devraldılar, onunla da yetinmediler fabrika devri aldılar, 13 milyon çek aldılar. Verdikleri para 10 milyon TL’ydi sadece. Ahmet Çetin’in burada aldığı 1 TL yok. 650 bin TL para aldık, 300 binini Tarkan A. aldı. 300 binini tekstil firmasında bizi tanıştıran kişiye verdim bende 50 bin TL kaldı. 50 binin de 35 binini Şakir S. aldı bana çek verdi, çeki de ödemedi. Benim aldığım para 15 bindi. Yol parası olarak bunun 10 katını zaten harcamıştım.” ifadelerini kullandı.

“HİÇ KİMSEYE MİT’ÇİYİM DEMEDİM”
Kimseye MİT’çi olduğunu söylemediğini belirten Çetin, “Ben bu olayda kimseye; ‘Şu kurumdayım’ demedim. Deme şansım yoktu. Ben 40 yıldır burada yaşıyorum. Ben gayrimenkul işi yapıyorum, milletvekili adayı olmuşum. Benim böyle bir şey yapabilmem için buralara aday olmamam lazım. Hayatımda hiç kimseye ‘Kurumdayım’ demedim. Hiç kimseye böyle bir şey demedim, dedirmem de. MİT’çiyim diyen MİT’çi olmaz, diyemez. Bir resmi kurumda falan değiliz, esnafız, tacirim ben. Dosyaları görmeden insanları yargılamayın. Ben acayip derecede üzgünüm. Ben masumum. Kimseden 1 TL almadım.” şeklinde konuştu.

“BÜYÜK BİR TEZGAH VE KOMPLO”

Aracılık yaptığı kişilerin kendisini çağırıp kafasına silah dayadığını ifade eden Çetin, “Bu adamlar beni 2017 yılında şirketlerine çağırdılar, kafama silah dayadılar. Dediler ki; ‘Sen bizi tanıştırdın, paramızı sen vereceksin.’ Ben niye ödeyeyim sizin paranızı? Senedinizi, çeklerinizi, evraklarınızı aldınız. 200 milyonluk mal almışsınız. Biz senden para istiyoruz dediler, kafama silah dayadılar. Benden 1 milyonluk senet aldılar. Ben de hemen oradan çıktım ve savcılığa gittim, müracaat ettim. CİMER şikayetlerim var. Benim bu şikayetlerim yürürken komploya geldim. Büyük bir tezgah ve komplo. İnanın çok üzgünüm ve yorgunum.” dedi.

Ahmet Çetin’in avukatı Sabri İnanç Çetin ise müvekkilinin hiçbir zaman kendisini ‘MİT’çi’ olarak tanıtmadığını ve sürekli tehdit aldığını ifade etti. Avukat Çetin, müvekkilinin yasal yollarla bir ihalede aracılık ettiğini ve kesinlikle bir suçunun bulunmadığını belirtti. Avukat Çetin ayrıca Savcılık tarafından hazırlanan soruşturma dosyasında gerçek olmayan ses kayıtlarının delil olarak kullanıldığını ve bunun yasalara uygun olmadığının altını çizdi.

Kerem Filiz

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.