KADINLAR, TASARIYA TEPKİ GÖSTERDİ

Edirne'de bulunan kadın dernekleri Saraçlar Caddesi'nde basın açıklaması yaparak 'Müftülere nikah yetkisi veren' kanun tasarısına tepki göstererek, geri çekilmesini istediler.

KADINLAR, TASARIYA TEPKİ GÖSTERDİ

Edirne'de bulunan kadın dernekleri Saraçlar Caddesi'nde basın açıklaması yaparak 'Müftülere nikah yetkisi veren' kanun tasarısına tepki göstererek, geri çekilmesini istediler.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
02 Ağustos 2017 Çarşamba 10:08
KADINLAR, TASARIYA TEPKİ GÖSTERDİ

    Edirne Kadın Dayanışması çatısında bir araya gelen Edirne'deki kadın dernekleri Saraçlar Caddesi'nde 'Müftülere nikah yetkisi veren' kanun tasarısına tepki gösterdiler. Bu tasarının kadının insan haklarına saldırı olduğunu ve anayasaya aykırı olduğunu belirten kadınlar, tasarının geri çekilmesini istediler. 
     ''KADININ İNSAN HAKLARINA SALDIRIDIR''
    Edirne Kadın Dayanışması adına basın açıklamasını okuyan Av. Nebahat Çavuş, yapılmak istenenin laik hukuk düzenine ve kadının insan haklarına saldırı olduğunu belirterek; “İl ve ilçe müftülüklerine yetki verilmesinin gerekçesinin 'Vatandaşlarımızın evlenme işlemlerini kolaylaştırmak, daha kolay ve seri bir şekilde hizmet almalarını sağlamak' olduğu iddia edilmektedir. Bu güne kadar evlendirme işlerinde sıkıntı olduğuna dair bir yakınma söz konusu değildir.  Yapılmak istenen laik hukuk düzenine ve kadının insan haklarına saldırıdır. Müftülere dolayısıyla din görevlilerine verilen bu yetki ile birlikte evlenmenin resmi nikâh mı, yoksa sadece dini nikâh olduğu konusunda kafa karışıklığı olacaktır. Dolayısıyla kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın aleyhine bir uygulama ortaya çıkacaktır. Eğitim hakları elinden alınan kız çocukları için dini nikâh adeta meşrulaşacaktır. Din görevlilerine yetki verilerek, imam nikâhı ve resmi nikâhı bir arada yapmak gibi nedenlerle, evlendirme için,  din görevlilerinin zamanla tek yetkili olması hedeflenmektedir. Böylelikle kadınların Cumhuriyet'le, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun'la elde ettiği hakların, ikinci plana düşmesinin ve haklarını yitirmesinin önü açılacaktır. Küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarının 12 yıllık eğitim zorunluluğu ile evlendirilmelerinin önüne geçilmesi için çalışılması gerekirken evliliklerin kolaylaştırılmasına çalışılmasını anlamak mümkün değildir.” şeklinde konuştu. 
    ''TASARI ANAYASAYA AYKIRI''
     Söz konusu tasarının yürürlükte olan anayasaya aykırı olduğunu dile getiren Çavuş; “Tasarı, halen yürürlükte olan anayasaya da aykırıdır. Dini kurumlara bu tür temel yetkilerin verilmesi laiklik ilkesine aykırıdır. Türkiye vatandaşı olan farklı dini inanışlara sahip kişileri yok farz eden bu düzenleme Anayasanın 10'uncu maddesindeki Devlet organları ve idari makamların bütün işlemlerinde kanun önünde uymak zorunda olduğu eşitlik ilkesine de aykırıdır. Ayrıca, İslam inancına sahip farklı mezheplerden kişilerin evlenmelerinde de sosyal sorunlar yaşanacaktır. Anayasanın 24. Maddesindeki Devletin sosyal, ekonomik, siyasi ve ya hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandıramaz hükmü uyarınca dini kurumların evlenme akdini yapmak üzere yetkilendirilmesi mümkün olmamalıdır. Evlenme işlemlerini kolaylaştırmak, daha kolay ve seri bir şekilde hizmet almalarını sağlamak olduğu iddiası ile İl ve İçe Müftülüklerine evlendirme yetkisi verilmek istendiğine göre,  Aile Mahkemelerindeki iş yükünün hafifletilmesi bahane edilerek, boşanma işlemleri de mi Müftülüklere verilecek.” dedi.
    ''SUİSTİMALLERE SEBEBİYET VERECEĞİNDEN ENDİŞE EDİYORUZ''
    Çavuş bu tasarının suistimallere sebebiyet vereceğinden endişe ettiklerini ve geri çekilmesini istediklerini belirterek;  “Bir ülkede bebek ölüm hızı ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen önemli bir göstergedir. Getirilmek istenen yasa tasarısı ile sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların nüfus müdürlüklerine bildirimi herhangi bir resmi kurumdan belge almadan sözlü olarak yapılabilecektir. Bu uygulama sağlık takibi olmadan evde doğumların ehli olmayan kişilerce yapılma sayısını arttıracağı için, bebek ve anne ölümlerinin de sayısı da artacaktır. Ayrıca sözlü bildirimlerin, özellikle çocuk evlilik ve cinsel istismar dahil pek çok konuda suistimallere sebebiyet vereceğinden endişe ediyoruz. Bu gerekçelerle laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kadınları olarak; kazanılmış haklarımız konusunda endişelerimiz nedeniyle, söz konusu tasarının geri çekilmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.