Sosyal entagrasyonu, tartıştılar

Deveci Han Kültür Merkezi'nde düzenlenen, 'Değişim Farkındalıkla Başlar' konulu etkinlik kapsamında, hibe projelerinin amaçları ve dezavantajlarını anlatarak romanların sosyal entegrasyonu tartışıldı.

Sosyal entagrasyonu, tartıştılar

Deveci Han Kültür Merkezi'nde düzenlenen, 'Değişim Farkındalıkla Başlar' konulu etkinlik kapsamında, hibe projelerinin amaçları ve dezavantajlarını anlatarak romanların sosyal entegrasyonu tartışıldı.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
19 Temmuz 2017 Çarşamba 09:35
Sosyal entagrasyonu, tartıştılar

    Deveci han kültür merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan ÇSGB İstihdam Politikaları Dairesi Başkanı İbrahim Demircan;”Sonuçları itibarı ile aldığımız neticeleri paylaşarak, geleceğe dair daha güçlü, sonuç odaklı çalışmaları gerçekleştirelim arzusundayız. Bu projenin hizmet bileşeni kısmında biz eğitimler verdik. Bu eğitimlerde sivil toplum kuruluşlarımız kurumsal kapasitelerini geliştirmelerini, ulusal ve uluslararası kaynakları tahsis edilen kaynaklara erişim adına proje yapabilmelerini arzu ettik. Bu anlamda sadece takip edip bizim bakanlığımız ya da diğer bakanlıklara gelerek, 'Şu eksik, biz şunu şöyle istiyoruz şöyle olsundan' ziyade 'Bu noktada çözüm oluşturalım, birlikte yapalım. Biz şu çalışmayı şu neticeyi aldık. Ülkemiz adına eksik olan unsurları sivil toplum yapılarıyla devletin işbirliği içinde nihayete erdirmek adına mücadele edelim. Yoksa mutlaka devlet size her noktada asıl olan hizmeti size zaten sunar. Bundan yana kimsenin tereddüt etmesin. Ancak sivil toplum kuruluşları olarak çözümü sorunun kendisini ve sorunun çözümü adına formülün sizde olması ve bunu ortaya koyacak projelerinizi geliştirmeniz ve bununla birlikte hem ulusal ve hem uluslararası kaynakları zorlamanız bu kaynaklara erişimi sağlamanız bizlerin değişimi ve dönüşümü adına çok daha önem arz etmekte. Bu noktada özellikle 29 milyon total bütçenin 9 milyon Euro'su roman vatandaşlarımız için ayrılmıştı. Ancak bunun kullandığınız kısmını biliyorsunuz aşağı yukarı yarısından biraz fazla. Gönül tamamını kullanmanızı arzu ederdi. Bu ne ilk ne de son proje. Uluslar arası katkıları olmakla birlikte ulusal anlamda Roman vatandaşlarımıza yönelik çok ciddi ulusal programlarımız mevcut. Sizlerin tespitlerinizi dinlemek için Edirne'ye geldik. Gösterdiğiniz ev sahipliğiniz, sıcak ilgi ve alaka için, katılımlarınız için teşekkür ediyoruz.”
Daha sonra hibe projesi temsilcilerine söz verildi. Edirne Roman Eğitim Gönülleri Derneği Başkanı Turan Şallı Güvenli Yarınlar Projesi'ni anlattı ve “Güvenli yarınlar Projesi koordinatörü  ,Edirne Roman Gönüllüleri Roman Eğitim Dernek başkanı  Turan Şallı; “ denek olarak yürüttüğümüz 'Güvenli yarınalar projesini kapsamından sepet örücülüğü ve aynalı süpürge kurslarımızı tamamladık.
Romanlar için çok sayıda projeler yürütülüyor,burada ki projenin amacı romanların istihdama yönelik politikalar yapılması. İş ve aş  bulunması noktasında çalışmalar olarak görülmesine rağmen  bizim bu projede meslek edindirmenin yanına,projenin amaçlarımdan biride buydu. Dezavantajlı kişilerin sosyal entegrasyonu.Yaptığımız proje istihdama yönelik kazanımlarını şuanda görmemiz mümkün değil,kursa katılan kursiyerlerimiz tarafından el sanatlarının geçiştirip yapması ve satması yönünde  zamanla büyük katkı sunacaklar romanların toplumda sosyal entegrasyonu çok önemlidir. Sosyal entegrasyon romanlar ,içi büyük bir sorun teşkil etmektedir.iki roman mahallesin de ki roman kadınları kursa aldık ,fakat iki mahalle arasında daha sosyal uyum sorunumuz var. Zorluğu yaşayınca bu insanları  bir  tutabiliyorsak iyi. Roman bireyleri arasından bile sosyal sorun mevcut. Yapılan her projede romanlar üzerinde ki olumlu politikayı  destekliyoruz” dedi.
Rengarenk Projesi'nin temsilcisi Edirne Rotary Kulübü Başkanı İsmail Bilgi, “Projede şunu gördük. Kadınlar bir şeyler üretiyor ve üretirken bunun pazarlamanın da yollarını bizlerin bulması gerekiyor. Kırkpınar'da açılan sergide sergilenen ürünleri çok kişi satın almak istedi. Proje kapsamı gereği bu ürünleri satma şansı yok. İleriki aşamalarda bu da düşünülmeli. Projeleri de sürdürülebilir olmalı. İstihdama yönelik çalışmalar yapılmalı ve kadınların çalışabileceği alanları yok. Buradan çıkan sonucun bir kooperatifleşme olması gerekiyor" dedi.
Geleceğimiz Müzik Projesi temsilcisi Erdem Güyümgüder, “Yeteneği olanlara eğitimlerle destek olmaya çalıştık. Ne kadar yetenekli olursanız olun eğitimi alınmadığı sürece hayatın içinde hiçbir zaman yer alamazsınız. Biz çalışmalarımızda b unu gördük. Nota eğitimi almayanlar düğünlerde düğüncü olarak kalır. Ama eğitimi aldıklarında en kaliteli sanatçılara da çalabilecek donanıma sahip oluyorlar. Rol modellerimizi her ay davet ettik" dedi. 
Kurbağalar, Prensler ve Prensesler Projesi temsilcisi Edirne Genç İşadamları Derneği Başkanı Hakan İnci de şunları söyledi:“Biz proje uygulama konusunda çok tecrübeli bir derneğiz. 2004'ten bu yana sınır ötesi projelerle başlayan uygulama deneyimimiz son yıllarda bakanlıklarımızın verdiği proje çağrılarına verdiğimiz projelerle uygulamalar devam ediyoruz. Son uyguladığımız proje de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'mızın hibelendirdiği projemizin istihdam başlığı ve dezavantajlı grupların ailelerinin biraz daha rehabilite edilip topluma kazandırılması ayağı var. Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi ve Kurbağa ve Salyangoz Toplayıcıları Derneği ile projemizi birlikte yürütüyoruz. Toplayıcı arkadaşlarımıza teorik eğitimler verildi. Ön yargı ile geldikleri eğitimlerde birçok şeyi öğrenip çok şaşırdılar. Ergene Nehri etrafındaki kurbağaları ağır metallerden dolayı kurbağaları toplayamayacaklarını ve satamayacaklarını öğrendiler. Çünkü oradan toplananların ihracatı yapılamıyor. Şunu gördük, ülkemizin en fakir insanları kurbağaları topluyor ama Avrupa'nın en zengin insanları tüketiyor. Burada toplanan kurbağalar ortalama 20 – 25 TL kilogramla toptancılara satılırken, Fransa'da kurbağa bacaklı mönü istediğinizde 200 Euro civarında hesap ödüyorsunuz. Amacımız teorik eğitimlerden sonra sahada yapan toplayan arkadaşlarımıza bir de İpsala'da işlendiği fabrikalarda iş başı eğitimlerimiz yapılacak. Belki bir kooperatifleşme adı altında kendi toplandıkları kurbağaları işleyip muhafaza ederek ihracatına da yönelebilirler. Umudumuz bu yöndedir. Turizme yönelik projelerimiz de oldu.”
Tatlı Hayat Projesi kursiyerlerinden Güler Gören de, “Projelerin devamını diliyoruz. Çalışamayan engelli çocuk annelerine çalışma alanları kazandırmak için yapıldı. Bu proje engelli annelerine çok şey kazandırdı. Ailemize katkıda bulunduğumuz için çok mutluyuz. Balık tutmayı öğrendik ama oltamız yok” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.