banner6
Flaş Haber
Kapat

“TRAKYA TARIM VE TURİZM BÖLGESİ OLMAKTAN ÇIKACAK, SANAYİ BÖLGESİNE DÖNÜŞECEKTİR”

Edirne İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş, Keşan ilçesine bağlı Sazlıdere köyü sınırlarında BOTAŞ tarafından yapılması planlanan "Saros FSRU Gemi İskelesi" projesinin vereceği zararlarla ilgili konuşurken, “Trakya tarım ve turizm bölgesi olmaktan çıkacak, sanayi bölgesine dönüşecektir.” Dedi.

“TRAKYA TARIM VE TURİZM BÖLGESİ OLMAKTAN ÇIKACAK, SANAYİ BÖLGESİNE DÖNÜŞECEKTİR”

Edirne İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş, Keşan ilçesine bağlı Sazlıdere köyü sınırlarında BOTAŞ tarafından yapılması planlanan "Saros FSRU Gemi İskelesi" projesinin vereceği zararlarla ilgili konuşurken, “Trakya tarım ve turizm bölgesi olmaktan çıkacak, sanayi bölgesine dönüşecektir.” Dedi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
19 Ekim 2018 Cuma 09:06
“TRAKYA TARIM VE TURİZM BÖLGESİ OLMAKTAN ÇIKACAK, SANAYİ BÖLGESİNE DÖNÜŞECEKTİR”

Edirne İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş, Keşan ilçesine bağlı Sazlıdere köyü sınırlarında BOTAŞ tarafından yapılması planlanan "Saros FSRU Gemi İskelesi" projesinin vereceği zararlarla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Saros Körfezinin kıymetinin bilinmesi gerektiğini belirten Geçmiş,2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 8 Aralık 2006 tarih ve Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Saros Körfezi Kuzey Kıyıları ve Yakın Çevresi “ Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi “ olarak ilan edildi. Bu karar sürdürülebilir turizm açısından kıyıların taşıma kapasitesi aşılmadan turizme kazandırılması ve turizmin büyüme hızının kontrol altında tutulmasını sağlayacağı düşünülerek alındı.

22.12.2010 tarih ve 2793 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile de Saroz Körfezi ve kıyıları Jeomorfolojik, peyzaj, ekolojik, biyogenetik ve turistik özelliklerinin bozulmadan korunması amacıyla “ Özel Çevre Koruma Bölgesi” ( ÖÇK Bölgesi ) olarak ilan edilmiştir. Böylece Saros’un doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel kaynakların biyolojik çeşitliliğinin su altı ve su üstü canlı ve cansız varlıkların korunmasına yönelik koruma, kullanma esaslarının belirlenmesi, imar planlarının oluşturulması, revize edilmesi ve resen onaylanması konularında, Özel Çevre Koruma Kurulu Başkanlığı ( ÖÇKKB ) yetkili kılındı. ÖÇKKB yetkilileri, bölgeyi ziyaret ederek, koruma geliştirme, çevre ve altyapı ihtiyaçlarıyla ilgili bir eylem planı hazırlayacak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kararı uyarınca Saros Körfezi’nin yaklaşık 75 bin hektarlık bölümü ÖÇK Bölgesi ilan edildi.

Ayrıca Danıştay 6. Dairesi’nin de, Enez Dalyan Gölü’nden Kuzey Saros’a kadar ki alanda kıyı kuşağının doğal yapısı ve içerdiği ekolojikiçerikliğinin korunması gerektiğini ifade eden kararı da vardır.

Bu belgelere rağmen, Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan özel bölgelerde kanunsuz çalışmalar ve düşünceler hiç bitmiyor.

Bir süre önce Keşan’ ın Mecidiye Köyü İbrice Limanı çevresinde, denize 500 metre uzaklıktaki ormanlık alanda faaliyet gösteren taş ocaklarının doğada yaptığı tahribat bölge halkını, çevreye duyarlı vatandaşları rahatsız etti ve bu konudaEdirne Milletvekili Sayın Erdin BİRCAN ve doğaseverler yasal yollarla mücadele ederek bu çalışmayı bölge halkının lehine sonuçlandırdı.

Fakat daha “Ohhh” demeye fırsat bulunmadan Saros Körfezi’ niyeniden gazlaştırma terminali (FSRU) Kara Boru Hattı’ nın varlığından söz edildi.

FSRU nedir? Bunu açıklamak istiyorum. FSRU açılımı (Floatingstorageregasificationunit) tir. Sıvılaştırılmış doğalgaz transferi için kullanılan özel bir gemi tipidir. Bu gemilerin yanaşacağı iskeleye ihtiyaç vardır. İskelenin Saros Körfezi’ ninSazlıdere ve Gökçetepe arasındaki bir bölümüne yapılması planlanmaktadır. Projeye göre 52.3 hektarlık alanında 270 metrelik bir iskele yapılıp uç kısmında oluşacak dolfenler ile buraya iki tane FSRU gemisi bağlanacak Saros Körfezine girecek 100 bin ton gemilerle iskeleye likit doğalgaz taşınacak ve FSRU gemileri aracılığıyla doğalgaz karadan MahmutköyBotaş doğalgaz ana dağıtım hattına,orman içinden döşenecek borularla nakledilecek. Yapılması planlanan boru hattı kıyıda yer alacak.Sabit tesislerden çıkarak yaklaşık 17 kilometre devamla Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattına bağlanacak.

Projede iskelenin yanı sıra FSRU gemilerinin yanaşma alanında görevli römorklar için dolgu platform yapılacak. Römorkların barınması sağlanacak, ayrıca mekanik atölye, marangozhane, elektrik atölyesi, ambarlar, liman irtibat ve kontrol odası, iş alanları da inşaa edilecek. Böylece toplam dolgu alanının yaklaşık olarak 13 bin 500 metrekarelik alan büyüklüğüne sahip olup bu kapsamda dolgu miktarı da 85 bin metreküp olarak hesaplanmaktadır.Bu hükümetin programı.

Bu proje doğaseverleri, sivil toplum kuruluşları ve yerel halkı ayaklandırdı. Gerekçelerini gözden geçirelim.

100 bin tonluk gemilerin Saros Körfezine giriş çıkışları ile denizde büyük dalgalar oluşacak, bu dalgalarla su altı ve kıyı kumulların yapısı ve yerleri değişecektir.

Balıkçılık, turizm ve dalış turizmi olumsuz etkilenecektir.

Karaya çıkarılan gaz, 17 kilometrelik başka bir hatla Botaş’ın ana dağıtım şebekesine bağlanacağından söz konusu 17 kilometrelik alanda bulunan ormanlar ve tarım alanları zarar görecektir. Bölgede büyük bir ağaç kesimi olacaktır.

Bölge, bu proje ile turizm bölgesi olmaktan çıkacak, sanayi bölgesine dönüşecektir.

Gemilerin faaliyeti sırasında büyük atık ve sızıntılar olacak, bu durumda çevre kirliliği yaratılacaktır.

SarosKörfezi, birinci derece deprem bölgesi olup bir deprem felaketinde liman ve boru hattının zarar görebileceği dolayısıylaSaros Körfezi’ ne de büyük zarar vereceği açıktır.

Projeye karşı olanlar ile Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah Bülbül ve firma temsilcileri 20 Temmuz 2018 tarihinde halkın katılımı ile Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı düzenlendi. Toplantının Sazlıdere köy kahvesinde yapılacağı duyurulmuştur. İlk toplantıya katılım çoktu. “Kahvenin, halkın toplantı yerine girmesine yetecek fiziki koşulları taşımaması gerekçesiyle ertelendi. 4 Ağustos 2018 tarihinde Resmi Gazete’ de yayınlanan bir karar, bu projeyle ilgilenenleri hem şaşırttı, hem üzdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan 2 Ağustos 2018 tarih ve 15 No’ lu kararda “Saros Körfezi FSRU Kara Boru Hattı Projesi’ nin gerçekleştirilmesi amacıyla Edirne İli, Keşan İlçesi sınırları içinde yer alan ve haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlar ile söz konusu proje kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, Katolik koruma hatları ve anot yataklarının yapılma amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27. Maddesi uyarınca karar verilmiştir” denildi. Karar 4 Ağustos günü Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

2 Ekim 2018 tarihinde, Keşan Belediyesi Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksi Ve Tiyatro Salonu’nda ÇED Değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıya Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah BÜLBÜL firma yetkilileri ile vatandaşlar katıldı. BÜLBÜL, salonda bulunanlara projeyle ilgili sunum yapılacağını, sonra da taleplerin alınacağını söyledi. Projeye karşı çıkan gurup adına konuşan avukat Bülent Kaçar, “proje, Saroz Körfezinin bütün ekolojik dengesini bozacak, dönüşümü olmayan hasarlar verecek. Bu proje iskele adı altında yapılacak, ormanlarımızı yıkıma uğratacak yıkım projesidir”. Dedi. Daha sonra firma yetkililerinin yapmak istediği sunum, kalabalık tarafından sık sık kesilince Bülbül, uzun süren tartışmaların ardından itiraz dilekçelerini almadan salondan ayrıldı.

Bülbül ÇED toplantısından sonra gazetecilere açıklama yaparak “bizim niyetimiz halkımızı bilgilendirmek. Biz halkımızı bilgilendirmeye geldik. Bu toplantıyı engellemeye çalışanlar oldu. Ama biz toplantının nihai olmasını talep ettik. Bakanlığımızı bilgilendireceğiz. Bizim fikrimiz nihai olmuştur.” Dedi.

Edirne Barosu avukatlarından Gökhan KARAKOÇ, “Saros Körfezi, Bakanlar kurulunun kararı ile birkaç yıl önce Koruma Bölgesi ilan edildi. Diğer yandan Türkiye’nin taraf olduğu RAMSAR Sözleşmesi, Cenevre Protokolü, Akdeniz’in korunmasına yönelik sözleşmeler var. Koruma altındaki bir alandan bahsediyoruz. Bunların ikisinin yan yana gelmesi akla

mantığa sığmaz, kabul edilemez. Trakya’da yaşayan insanlar olarak şiddetle karşıyız. “ dedi.

ÇED Yönetmeliğinin 9. Maddesine göre, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve vatandaşların yazdığı yüzlerce itiraz dilekçelerinin Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından alınmadığı, vatandaşlara söz hakkı verilmediği, yetkililerin toplantı bitirilmeden ayrıldığı tutanakla tespit edilmiştir. Yani, bu toplantıda yangından mal kaçırılmıştır.bir sonuç çıkmamıştır.

Şunu söyleyebilirim;

Projenin, uluslararası sözleşmelere, 2006 ve 2010 yıllarında alınan Bakanlar Kurulu kararlarına aykırı olduğu ve doğayı tahrip edeceği açıktır.

Hukuk kurallarına uygun, böyle bir özel bölgeden geçirilmeden amaca ulaşabilen bir başka yolun düşünülmesi ve bulunulmasından yanayım çünkü sadece burada yaşayanlar değil dünyada yaşayanlar Saros Körfezi’ nin dünya üzerinde kendi kendini temizleyen üç körfezden biri olduğunu bilir. Saros Körfezi yılda üç defa, Şubat, Nisan ve Temmuz aylarının 15 veya 18 nci günü başlayıp on gün süren zamanda kendi kendini temizler. Tabanda soğuk su yüzeyde sıcak suyun yarattığı akıntılar körfeze atılan atık maddeleri alır götürür. Böyle bir bölge dünyada üç ülkeye nasip olmuştur. Kıymeti bilinebilmeli. Yerel yönetimlerin ve siyasilerin en büyük önemli görevlerinden biri yaşadığı kentin kültür, sanat ve çevreye olan duyarlı bakış açılarıdır. Çünkü biz bu dünyanın sahibi değil çocuklarımız ve torunlarımız adına emanetçileriyiz.” Dedi.

Barış Karapaça

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.