“TÜRKİYE'DE İŞ GÜVENLİĞİ, SADECE 'KAĞIT ÜZERİNDE' !”

Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konulu panel öncesinde basın mensuplarına bilgi vermek üzere düzenlenen toplantıda konuşan Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi dediğimiz bir şey var. Orada yaşananlar, orada işverenlerin tutumları ya da Bakanlıkların tutumları anlatılınca aslında kağıt üzerinde 'miş' gibi yapılan, 'ya işte yaptık' anlamında olan bir durumla karşı karşıyayız.” dedi.

“TÜRKİYE'DE İŞ GÜVENLİĞİ, SADECE 'KAĞIT ÜZERİNDE' !”

Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konulu panel öncesinde basın mensuplarına bilgi vermek üzere düzenlenen toplantıda konuşan Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi dediğimiz bir şey var. Orada yaşananlar, orada işverenlerin tutumları ya da Bakanlıkların tutumları anlatılınca aslında kağıt üzerinde 'miş' gibi yapılan, 'ya işte yaptık' anlamında olan bir durumla karşı karşıyayız.” dedi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
18 Ocak 2018 Perşembe 10:26
“TÜRKİYE'DE İŞ GÜVENLİĞİ, SADECE 'KAĞIT ÜZERİNDE' !”

    Edirne'de bulunan birçok sivil toplum kuruluşunun ortaklığında, Cumartesi günü İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konulu panel düzenlenecek. TMMOB, DİSK, KESK, TTB ve TİSGÜPDER'in ortaklaşa organize ettiği panel öncesi dün STK temsilcilerinin katılımıyla panel öncesi basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya paneli düzenleyecek olan STK'ların temsilcilerinden, Edirne İKK Sekreteri Nihat Çolak, DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Salim Şen, KESK Edirne Dönem Sözcüsü Ayhan Fırtına, Edirne Tabip Odası Başkanı Ertuğrul Tanrıkulu ve Trakya İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği Başkanı Özgür Cengiz katılım gösterdi. 
    ÇOLAK: “BUGÜNE KADAR YAPILAN DÜZENLEMELER PROBLEMLİDİR”
    Çolak, burada bir konuşma yaparak, “Ülkemizde iş cinayetlerinin ve iş kazaların sayısı artık tutulamaz hale gelmiştir. Cinayetlerin ve kazaların önlenmesi, meslek hastalıklarını ortaya çıkaran etkenlerin ortadan kaldırılması için gerekli çalışmalar yapılmamaktadır. Yapılması gereken çalışmalar, maliyet ve işgücü mazeret gösterilerek geçiştiriliyor ve emekçilerin can güvenliği hiçe sayılmaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından gidişat olumsuz yönde ilerlemekte olup, yasalar ile koruma altına alınacağı söylenen işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçtiğimiz her gün ülkemiz daha da geriye gitmektedir. Hafızalarımızda henüz tazeliğini koruyan Soma, Ermenek, Torunlar, Şirvan ve Şırnak'ta yaşanan işçi katliamları 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlükteyken meydana gelmiştir. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve kanun çerçevesinde bu güne kadar yapılan düzenlemeler problemlidir.” dedi.
    ÇOLAK: “İŞ GÜVENLİĞİ TİCARİ KURULUŞLARIN KAR ALANI OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR”
Çolak, sorunların çözümü için önerilerini sıralayarak, “Bu alandaki sorunların köklü çözümü için 3 Mart 2017 tarihinde açıkladığımız önerilerimiz basit, uygulanabilir ve hayatidir. Önerilerimizi bir kez daha sıralarsak; İlk olarak işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasının öncelikle devletin ve işverenin görevi olduğu unutulmamalıdır. İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında görev verilen mühendis, mimarların işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması konusundaki görevlerinin bir danışmanlık hizmeti olduğu kabullenilmelidir. Sonrasında işçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB'den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır. Son olarak ise, işyerlerine verilecek işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri bir kamu hizmeti olarak ele alınmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliği ticari kuruluşların kar alanı olmaktan çıkartılmalıdır.” ifadelerini kullandı. 
ÇOLAK:”2002'DEN BERİ 20 BİNE YAKIN İŞ CİNAYETİ VAR”
    Çolak, 2002 yılından bu yana iş kazalarında 20 bine yakın insanın hayatını kaybettiğini belirterek, “2016 yılında yaşanan iş cinayetlerinde 1970, 2017 yılında ise 2006 işçi hayatını kaybetmiştir. AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından 2018 yılının başına kadar iş cinayetlerinde hayatını kaybeden emekçilerin sayısının 20.000'e ulaştığını üzüntüyle görüyoruz. İş cinayetlerinin kader, fıtrat olarak nitelendirilmesini kabul etmiyoruz. Bunun için bizler; Edirne ili ve bölgesinde İşçi sağlığı ve İş güvenliği konusunda mevcut durumu tespit ve analiz etmek için panel düzenleme kararı aldık. Panelimizde katılımcılar çok önemli bilgi ve birikimlerini sunumlarıyla bizlerle, Edirne kamuoyuyla paylaşacaklar.” şeklinde konuştu. 
ÇOLAK: “PANELLE BİRLİKTE FARKINDALIK YARATMAK İSTİYORUZ”
    Panel hakkında da bilgiler veren Çolak, “Panel sonrası yapacağımız tartışma – forum ile de meslek alanlarımızdan yola çıkarak sektörde yaşanan sorunlara çözümler üretmeye, izleyiciler ve katılımcılarla birlikte öneriler doğrultusunda oluşturulacak ortak akılla İşçi sağlığı ve İş güvenliği konusunda nasıl, hangi çalışmalar yapabileceğimizi konuşacağız. Beklentimiz panel ve sonrası forumda ortaya çıkan öneriler doğrultusunda yapacağımız çalışmalar ile iş cinayetleri iş kazaları konusunda farkındalık yaratmak, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve iş güvenliği kültürünü aşılamak ve nihayetinde iş kazalarının yaşanmasının önüne geçmektir. İş güvenliği konusunu sadece çalışma hayatı kapsamında ele almayıp, hayatın tüm alanlarında değerlendirilmesi, bilinmesi ve uygulanması gerektiğini, bunun içinde öncelikle iş güvenliği kültürü oluşturma konusunda da çalışmalar yapılaması gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla İş Güvenliği konusu küçük yaşlarda bilgilendirme ve eğitimlerle verilmeye başlanmalı ilköğretimde iş güvenliği dersleri verilmelidir. Çalışma yaşamı ve hayatın her alanında güveli çalışma ve güvenli yaşam koşulları, çalışırken veya sonrasında ortaya çıkan meslek hastalıkları konularında birlikte tartışmak çözüm önerileri üretmek için tüm halkımızı 20 Ocak 2018 saat 13.00 Makine Mühendisleri Odasında yapacağımız Panel ve sonrası forum etkinliğimize bekliyoruz.” dedi.
    TANRIKULU: “SADECE KAĞIT ÜZERİNDE”
    Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu ise, “Gerçekten çok önemli bir konuyla karşı karşıyayız. Ülkemizin uzun yıllardır kanayan bir yarasını, bir türlü istediğimiz şekilde düzeltemiyoruz, bu olayları engelleyemiyoruz. Bu durumun multi disipliner bir şey olduğunun farkındayız. Bu anlamda iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimleri birlikte çalışıyor. Aslında bu toplumsal bir kaygının sonucu olmalı. Bu örneği ben her zaman veriyorum; Hangimiz çocuğumuza bisiklet kullanmayı öğretirken kas ve dizlik taktık? Türkiye'deki güvenlik kültürü oluşumunun en önemli nedeni, toplumsal olarak bizim bu güvenlik olgusuna bakış açımız. Bununla beraber biz profesyoneller olarak çok ciddi şekilde bu konuya eğilmek zorundayız. Dün işyeri hekimleriyle bir toplantı yaptım, Tabip Odası'nda. Cumartesi günü konuşacağımız konulardan biri olan Ortak Sağlık Güvenlik Birimi dediğimiz bir şey var. Orada yaşananlar, orada işverenlerin tutumları ya da Bakanlıkların tutumları anlatılınca aslında kağıt üzerinde 'miş' gibi yapılan, 'ya işte yaptık' anlamında olan bir durumla karşı karşıyayız. Çok basit bir şey söyleyeceğim. Dikkat ederseniz kanun koyucu her yıl memurda ve kendisinin kadrolu çalıştırdığı işçilerde bu İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'ndaki şeyi öteler. En son 2020'ye öteledi. Yani kanun koyucu kendi çalışanının, kendi memurunun, kadrolu işçisinin iş sağlığı ve güvenliği kurallarını öteleyip duruyor. Ama aynı şeyleri özel sektörden bekliyor. Yani burada çok ciddi bir sorunumuz var.” dedi
CENGİZ: “TÜRKİYE'DE, 60'IN ÜZERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÜZERİNE STK VAR”
    Trakya İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği Başkanı Özgür Cengiz de, “Bizim dernek olarak amaçlarımız arasında sadece dernek üyelerimiz olan iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve diğer sağlık personellerinin eğitimlerini, bilgilerini güçlendirmekten öte amaçlarımızdan birisi de Türkiye'de oluşacak kanunların, mevzuatın hazırlanmasında, daha ileriye götürülmesinde katkı sağlamak. Bu amaçla Türkiye çapında 60'ın üzerinde iş sağlığı ve güvenliği üzerine sivil toplum kuruluşu var. Bu sivil toplum kuruluşları çeşitli zamanlarda bir araya geldiler ve bir örgütlenme yapısına ulaşmaya çalıştılar.” dedi. 
    FIRTINA: “HER 15 YILDA, 1 KASABA KAYBEDİYORUZ”
    KESK Edirne Dönem Sözcüsü Ayhan Fırtına, “Dünyanın yediği, içtiği, kullandığı her türlü maddenin işlenmesinde emeği geçen emekçilerin rolü çok büyük. Çalışan bu insanlara gerekli özen gösterilmeli. Az önceki istatistiklere baktığımızda, her yıl yaklaşık 2 bin kişi, 2 bin emekçi, 2 bin can yaşamını yitiriyor. Bunlar iş cinayetleri. Bu belki de küçük bir belde demek. AK Parti iktidarı döneminde 15 yılda 20 bin emekçinin yaşamını yitirmesi bir kasaba demek. Yani bir kasabayı kaybediyoruz 15 yılda bir. Bu çok önemli bir durum. Üstelik bu, önlenebilir bir durum. Bu anlamda işçinin güvenliği konusunda alınması gereken tedbirler sadece kurallarla değil mutlaka eğitimle kazandırılacak alışkanlıklarla desteklenmesi gereken bir durum.” ifadelerini kullandı. 
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.