Belediyecilik zor iş...

Aslında doğrudan insanla muhatap olunan bütün işler böyle...

Belediye Başkanı Recep Gürkan hayatı boyunca öğretmenlik, milli eğitimde yöneticilik, üniversite genel sekreterliği ve siyasette (Türkiye'de yanlış olmasına rağmen meslek olarak nitelenen) mesai harcamış. Bütün bu işlerin ve uğraşların hitap kitlesi doğrudan insan.

Gürkan'ın ikna kabiliyetinin ve insanların gazını alma yeteneğinin bu düzeye çıkmasında geçmiş uğraşılarının etkisi fazla olmuş.

Gürkan, ikinci döneminde ilk döneminde yapamadığı birçok sözü, projeyi yerine getireceğini açıklamıştı.

Alt yapı çalışmasından sonra şimdi de asfalt ve parke yolların yenilenmesi işine başladı.

Alt yapı sonrası yapılan yol çalışmaları ne yazık ki standartlara pek uygun değildi. Kısa sürede yollar bozuldu. Yama, yama üzerine Edirne adeta ''Yamalı Caddeler Kenti'' olmuştu.

Gürkan'la çıktığımız yerel TV'deki programda Nisan ayından itibaren asfalt ve parke yolların yenilenmesine başlanılacağını söylemişti.

Sözünü yemedi ve işleri başlattı.

Gelecek dönemde Belediye Başkanlığına talip olduğu açıklamasının altını doldurmaya başladı anlaşılan...

Yaver Tetik

Edirne Badiyesinde Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildikten sonra kendisini izledim. Muhatap olduğu kişiler, meydana gelen aksaklıklara müdahalesi, yapılan işleri yerinde takibi gibi konularda dikkatimi çekti.

Evet; Yaver Tekit işini severek ve aşkla yapıyor.

Edirne Belediyesi ve Edirne için kazanç olmuş.

Kendisinden bugüne kadar bir isteğim, bir müracaatım olmamıştır. Sadece çevreden edindiğim ve kendi izlenimlerim böyle...

Kimse bu övgünün altında başka şey aramasın. Başarıyı sadece alkışlıyorum.

Tetiğin başarılı çalışmalarını ve heyecanını yitirmemesini bekliyoruz.

Ekrem Canalp

Edirne Valisi Ekrem Canalp'in bugüne kadar Edirne'ye kattıkları saymakla bitmez.

Hiç boş durmuyor. Sanki bitmez tükenmez bir enerjiye sahip. Tabi sadece enerjide yetemez akıl ve zeka eklenince Ekrem Canalp ve onun gibiler oluyor.

Edirne'de görev yapmış çok sayıda vali ile tanıştık. Kimileri ile çok yakın olduk. Halen görüştüklerim var.

Ancak 1989'da Bulgaristan göçündeki gayreti ve insanlarla diyaloğu ile Ünal Erkan, Edirne'ye yeni bir soluk getiren, alışılmış valilik görevini değiştiren, ancak daha yapacağı iş varken zamansız aramızdan ayrılan merhum Fahri Yücel'in bıraktığı izler silinmedi.

Bu altın karmaya Ekrem Canalp şimdiden eklendi.

Milli eğitimle ilgili kendi geliştirdiği başarının geliştirilmesine imkan sağlayan sistemi kendisinden duyunca mutlu oldum.

Edirne'deki tüm eğitim kurumlarının (üniversite hariç) aylık başarı oranları, il geneli, Türkiye geneli olarak, getirilen kısaslarla ölçülüyor. Bu yürüyüşte geride kalan okulların idarecileri bu verilerden yola çıkarak eğitimde kaliteyi ve başarıyı artırmak için adeta yarışıyorlar.

Sonuçta bu kurumlarda eğitim alan Edirneli çocukların eğitim kaliteleri ve başarıları artıyor.

Tamamen kendisinin geliştirdiği bu sistem dışında yaptığı o kadar çok icraat var ki, hepsini anlatmaya ne yerimiz yeter, ne de zamanımız.

Gelecekte Canalp'in çalışmalarından örnekler vermeye devam edeceğim.

Belki birilerine örnek olur, harekete geçirir.

 ''Bratko''lar olmasa...

Ekonominin durumunu anlatmaya gerek yok.

Edirne'de ekonomik krizden esnafımız ''Bratko''lar sayesinde en az etkilenen kesim.

''Bratko'' Slovence bir kelime Türkçe karşılığı ''Kanka''.

Evet, Bulgar bratkolarımız her gün Edirne'de alış-verişte. Her şeyi alıyorlar.

Aklınıza ne gelirse; inşaat malzemesinden, yufkaya, tıbbi ilaçtan, mazota kadar her şey.

Alış-veriş merkezleri, pazarlar, tarih çarşılar, kafeler, dönerciler, çorbacılar, ciğerciler, köfteciler, marketler onları her gün görüp, karşılaşabileceğiniz yerler.

Edirne'de cadde ve sokaklardaki araçların plakalarının neredeyse yarısı Bulgar.

Geçtiğimiz günlerde bir ATM'deki telekomünikasyon şirketinin mağazasında görevli bir bayanla sohbet ettik.

Genç bayana sordum: Yabancılar hat satın alıyor mu? Yanıtladı: ''Bir ayda 1.200 hattı sadece yabancılara sattık.''

Şaşırdım.

Burada birbirleriyle görüşmek, Türkiye'deki arkadaşları ve alış-veriş yaptıkları kişilere ulaşmak için hat satın alıyorlarmış.

Ancak, artık yabancılara direkt olarak hat satışı yapılamıyormuş. Onlarda tanıdıkları Türklere hat aldırıp, kullanma yöntemini geliştirmişler.

Anlayacağınız Bulgar bratkolar, telefon hattı satanların bile yüzünü güldürüyor.

Birde düşünsenize ya bratkolar olmasaydı. Bu ekonomik krizde Edirne'nin hali ne olurdu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.