İnsanoğlu bazı konularda egolarını yenemiyor. Bu konulardan birisi de ‘’kazanma arzusu’’dur. İnsanoğlu kazanma uğruna tüm etik değerleri ve sağlığını bir kenara bırakarak çeşitli yollara başvuruyor.

            Spor dünyasında da bu etik ve sağlık karşıtı olgu karşımıza doping olarak çıkıyor. Aşağıda doping konusunda bilinmesi gerektiğine inandığımız bilgiler bulunuyor. Çok spesifik olan bu konu, başlı başına bu konuda eğitim görmüş hekimlerin konusu.

            Bu konuda en yetkili kurum ülkemizde ‘’Türkiye Doping Kontrol Merkezi’’.  Ve Doping konusu ile ilgili bilgiler şöyle:

            DOPİNG NEDİR ?

            Sporcunun performansını arttırmak amacıyla vücuda verilmesi gereken maddelerin çeşitli yollarla vücuda verilmesine doping denir. Burada genellikle sentetik malzemeler kullanılır. Bunlar doğal besin kaynaklarından alınamayan ve organizmanın üretemediği maddelerdir. Bu maddeler organizmada çeşitli uyarılara yol açmakta ve sporcunun rakiplerine karşı çeşitli avantajlar sağlamaktadır.

            DOPİNG SÖZCÜĞÜNÜN

            ETİMOLOJİK TANIMI

            ‘’Doping’’ sözcüğü ilk kez 17. Yüzyılda  Amerika kolonilerinde ortaya çıkmış bir kelimedir. Kuzey Amerika kıtasında 1626’da Hollandalı göçmenlerin  kurdukları <<Yeni Hollanda Şirketi>> ile Manhattan adasını satın aldılar ve yeni Başkentlerini kurdular. New Amsterdam (Günümüzün New York’u). Bu kentin ilk binalarının inşaatında çalışan işçilere verilen günlük kumanyanın ana yiyeceğinin, yerel lehçede adına <<doop>> dedikleri bir çeşit çorba olduğu dönemin kayıtlarından saptanmıştır. İçindekilerin neler oldukları tam olarak bilinmemekle beraber, çalışanlara dirlik veren ve yorgunluklarını alan etkide bulunduğu söylenir. Belki de Guaranis kızılderililerinin kullandıkları <<Paraguay çayı denilen bitki>> ana maddesinden oluşuyordu; ancak kesin olan içenler üzerinde uyarıcı etkide bulunduğu ve bu nedenle 17. Yüzyılda  Amerika göçmeni beyazlar tarafından çok kullanıldığıydı. Fakat bir süre sonra bir takım ani ölümlere neden olduğu, toksik madde içerdiği kuşkusuyla yasaklanmıştı.

            Doping sözcüğüne verilen ikinci anlatım ise, 1964’de L.Prokop tarafından ortaya atıldı. Yazara göre, <<dope>> Güney Afrika’da Bantous yerlilerinin dinsel törenlerinde kullandıkları kuvvetli bir alkollü içkinin adıydı ve 18. Yüzyıl sonlarında buradaki Hollanda kökenli beyazları oluşturan  Boers’lerce geliştirilen bir içkiye adını vermişti.

            Öyle veya böyle, kesin olan <<doping kelimesinin anglo-sakson kökenli olduğu, mutlaka <<doop>> veya <<dope>> sözcüklerinden birinden türetilmiş olduğudur. İlk kez 1903’de kullanılmaya başlanmış ve İngiliz bilimsel yazılarında 1931’den itibaren de <<uyarıcı>> stimulant sözcüğünün yerini aldığı görülmektedir. Dopingin Fransızca karşılığı 1921 yılında <<dopaye>> diye türetilmiştir. Bu yıllarda sözcük artık, ansiklopedi ve sözlüklere girmeye başlamış ve karşılığında ilk anlatımları, tanımlamaları yapılmaya çalışılmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.