Başımızdaki bu ölümcül hastalığın uzun süre etkinliğini devam ettireceğini, bu konuda fikir yürüten uzmanlar söylüyor.

Böyle ölüm tehlikesi ile uzun süre iç içe olmak toplumu huzursuz, mutsuz ediyor. Bir yere gidememek eş dostla buluşamamak, yaşamımızın kısıtlanması, monoton bir yaşamın ister istemez insanda etkisi görülüyor.

Bir günün diğerinden farklı olmaması, her gün aynı yaşam şartlarının devamı olan bu hayat koşulları sıkıntılı dönem daha ne kadar devam edecek

Bu belirsizlik bazı vatandaşlarda  önerilen  tedbirlerin de hastalığın önlenmesinde etekli olmadığı  endişesini yaratıyor.

Her gün  yetkililerce anons edilerek uyarılmasına rağmen bazı vatandaşların yüzüne takacağı maskeleri aksesuar gibi kullanmaları, çenelerinin altına veya kollarına takmaları.Bu ölümcül hastalığın önemini anlamadıklarını gösteriyor.

Bu kişiler uyarıldıklarında ise maske takıp takmamanın kişisel sorunu olduğunu, bu hastalığın önlenmesinde maske takmanın bir yararı olmadığını öne sürüyorlar.

Bunlara bu anlayışı birileri mi aşılıyor? Bu hastalığın tahribatı ortada. Her akşam ve gün boyu hastalık hakkında haberlerle  bilgilendirilmesine karşın alınması gereken önlemler yererli olmuyor. Bu ilgisizlikten en çok yaşı ilerlemiş vatandaşlarımız etkileniyor.

Bu hastalık en çok onlarda tahribat yapıyor. Özellikle gençlerin,  yaşlıların sağlığını dikkate alarak maske takmayı ihmal etmemeleri gerekir.

Bakıyorum toplu taşıma araçlarında maske takma zorunluluğu olduğu için takan bazı gençler araçtan indiklerinde maskeleri çenesine indiriyor.

Artık, herkesin bu ölümcül hastalıktan kurtulmak için önerilen kurallara uyma zorunluluğu var. Bunu uygulamadığımız zaman bu belanın başımızdan ayrılacağı yok.

Avrupa ülkelerinde hastalığın  ikinci dalgasının geldiği iddia ediliyor:

Allah esirgesin havaların soğuduğu günlerde bu  mikrobun daha da yaygınlaşmayacağını kim iddia edebilir?

Minik yavrular, yüzlerinde gün boyu maske ile dolaşıyor.Bunu onlar için ne kadar zor olduğu bilindiği halde  kurallara uyuyorlar.Toplumda herkesin , bu dert defolup gidinceye kadar kurallara riayet etmesi gerekir.

Zor da olsa gün boyu yüzünde maske ile dolaşmak nefes almamızı zorlaştırsa dahi buna mecburuz bu zorluklara katlanacağız.

--------------

GERİ DÖNÜŞÜM ÜRÜNLERİNDEN YARARLANAMIYORUZ

Ülkemiz için büyük gelir imkânı yaratacak ev atıklarından kaynaklı geri dönüşümü ürünlerinden yeterince yararlanamıyoruz. Bunların bazıları için Edirne belediyesi konteynerler koydu.  Halkın cam atıklarını buraya atılası imkânı yarattı.

Atık   cam ürünleri ve diğer dönüşüm atıkları yollara saçılıyor.

Aslında geri dönüşümü olacak ürünlerin evlerde ayrıştırılması o kadar zor değil .Halkımızda böyle bir anlayış gelişmeli. Avrupa ülkeleri geri dönüşümü olan ürünlüden büyük gelir elde ediyor.

Bizde ise bu tür atıklar heba oluyor. Tasarrufun ön planda olması gereken bir dönemi yaşıyoruz.  Neden bu imkândan yararlanma yolunu bulmuyoruz?

Bir yandan askıda ekmek kampanyası başlatıp halkın ekmeye muhtaç gibi lanse ederken, lokantalarda ve toplu yemeklerde lokantalarda hatta evlerde ne kadar yiyeceğin çöpe gittiğini hesap etmiyoruz.

İnsanların en temel gıdaya dahi muhtaç gibi gösterilmesi bence doğru bir yaklaşım değil.

Zaten fırıncı esnafları muhtaç olan insanlarımıza bu yardımı yapıyor bunu kampanya haline dönüştürmek ekonomide uçtuğu iddia edilen bir ülkeye yakışmaz.

-------------------

GELECEĞİ BİLEN ÇOCUK

Adam gece yatarken kapı aralığından bakmış, küçük oğlu dua ediyor.

“Tanrım anneme,babama ,anneanneme, büyükbabama   uzun ömür ver.

   Güle güle anneanne..”

Adan bu duaya bir anlam verememiş,ancak ertesi gün acı haber gelmiş Anneanne sizlere ömür.

Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine dua ediyor.

“Tanrım anneme babama uzun ömür ver. Güle  güle büyükbaba”

Ertesi gün de büyükbaba vefat etmiş.

Aradan bir süre geçmiş adam çocuğun yine dua ettiğini görmüş.

“Tanrım anneme uzun ömür ver.

"Güle güle baba”

Adam dehşete düşüp doğru hastaneye koşmuş. tetkikler,tahliller,kalp elektrosu,röntgen çekimleri hepsi çok iyi çıkmış.

Adam sevinçle eve dönmüş. Bakmış ki, eşi iki gözü iki çeşme ağlıyor.

“Ne oldu hanım diye sormuş”

Karısı:

“Bizim postacı ne iyi adamdı, bugün haber aldım ki ölmüş”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.