Uzunca zamandır evde kalınca insan, hele bu mevsimde doğayı daha çok özlüyor. Biz de izin alarak Vize’ye doğru yollara koyulduk. Niyetimiz orada bulunan kardeşimizi ve eşini ziyaret etmekti.

Çok sıcaktı yollara döküldüğümüzde. Ekinler biçilmişti bir çok tarlada. Ancak artıklar sıra sıra sanırım kurumaya bırakılmıştı.

Doğayı şenlendiren ayçiçekleri sarının tüm tonlarını yansıtarak güne döndürmüşlerdi kafalarını.Bak bak doyamazsın. Alabildiğine yayılmış tarlalar uzaklaştıkça dümdüz uzayıp giden sapsarı halı göz alıcıydı. Çoğu çiçeklenmiş, sanırım geç ekilenler henüz tomurcuktaydı. Yani toprağın aslı görünmüyor, ya da sapsarı olarak bakıyordu. Ortalık yemyeşildi ve ağaçlar yeşil yeşil gülümsüyordu sanki. Yıllardır yapılmakta olan Edirne-Kırklareli yolu, uzun yıllar geçmesine rağmen bitmem,işti henüz. Kırklara doğru sıcaklıkta azalmaya başladı. Vize’ye doğru serinlik biraz daha arttı ve hatırı sayılı bir rüzgar esmeye başladı.

Ve saat 12’00 gibi Vizedeydik:Eşim, oğlum ve ben…

Evlerine varınca daha da serinledik desem yeridir. Atıştırdıktan ve görüştükten sonra, Vize Belediyesinin yolunu tuttuk. Şansımız varmış çünkü Başkan, Sayın Ercan Özalp yerindeydi. Önce bina çok hoşumuza gitti. Tertemiz ve görevliler cana yakındı. Duvarlara asılan tablolar her şeyi anlatıyor, Vize’yi gözlerinizin önüne seriyordu. Korona ile ilgili önlemler alınmış ve uygulanmaktaydı. Bu konuda Vize’nin bir mahallesi kısa bir süre önce karantinaya alınmıştı.Giderken de gelirken de bize bir şeyler sorulmadı. Ama biz izin belgelerimizi yanımıza almıştık.

Biraz bekledikten sonra başkan bizi kabul etti. Amacımız son şiir kitabımı tanıtmaktı. Zaten üç beş ay önce Edirne’de “Edirne’de yaşayan Vizeliler” gecesinde kısaca görüşmüştük.

Bizi çok iyi karşıladı. Ben durumu açıkladım. Ve Belediyenin destek amacıyla kitaptan bir miktar alabileceğin mümkün olup olmadığını sordum. Yüz adet alabileceklerini söylediler, çok mutlu oldum.Gerekli işlemlerden sonra, her şey yerli yerine oturdu. Kendisine ve desteklerine açıkça çok teşekkür ederim.

Vize-Haber Gazetesinin bürosuna da uğradık. Nihat Bey ve Özlem Hanım bizi çok iyi karşıladı. Yardımcı oldular bize. Hem de içlerinden gelerek. Sonra eve döndük.

Bu arda yeni düzenlediğim., “IHLAMUR KOKULU SAKİN KENT-VİZE- yapıtımdan da söz ettim. Kendisinin önsözünü yazmasını istedim. Elimden geleni yaparım” dedi, bir kez daha mutlu oldum.

Serin evde bir kez daha rahatladın Bir süre daha hem atıştırdık hem dinlendik. Vize zaten her zaman bizim Edirne’den daha serin olur sıcaklarda. Hele Kıyıköy ve İğneada dolayları orman ve Karadeniz’in etkisiyle daha serin ve rahat. Sıcaktan bunalan Trakyalıların gideceği en önemli yerlerden.

Belediyeden dönerken Vize ilgili çok önemli ve olağanüstü güzel bir broşür de edinmiştik.

İşte o broşürden bir alıntı:

 “Tarihiyle, kültürüyle ve doğasıyla Traklara başkentlik yapmış Antik kent Vize, Tarihimizde;Byzia, Bizye, Bida, Vyza, Vizli ve son olarak da Vize ismini alarak değişik isimlerle anılmıştır.

Tarihimizin sorumluluklarımızın bilinciyle sizleri Sakin Şehir Vize ilçemize bekliyoruz.”

Son öneriye ben de içtenliğimle katılıyorum. Mutlaka görülmesi gereken sessiz sakin,yemyeşil bir ilçemiz bu güzel vatan parçası…

Dönerken Ahmet Bey üzerinden yol aldık.E-5’e çıkıncaya kadar çok sessiz ve düzgün bir yoldu. Lüleburgaz, Babaeski ve Havsa derken Edirnemize en sıcak yerlerimizden birine varmıştık.

Bu 120 km. lik yol bize iyi gelmiş, ferahlamış rahatlamıştık en azından…

Bu ilgi ve yakınlık… unjutulacak gibi değil, demek istiyorum. Son olarak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.