YENİ BİR ŞİİR KİTABI :DİLİNE DÜŞTÜĞÜM UÇURUM (A.UĞUR OLGAR)

Arka sayfadan başlamak istiyorum bu kez. Bir şiiri var ozanın. Şiirin son dizesi

yaşamın bir çarpıcı özeti: “kınından çıkartamıyorum hayatı bir türlü”

Bazı şiirlerde öyle dizeler vardır ki: al, bir kitap yaz.Bu da onlardan.

A.Uğur OLGAR yapıtı kızıma armağan etmiş. O da İzmir’den gelirken getirdi.Olgar çok öncelerden tanıdığım ve sevdiğim bir ozan Olgar. İlişkilerimiz oldu. Sonra da koptu. Bu sekizinci kitabını da severek ve isteyerek birkaç kez okudum. HAYAL Basımevi ürünü ve 80 sayfa. Bir de kendine özgü bir biçimi var: Kitaplar genellikle dik dörtgen olur. Bu kitap kare biçimde. Yanlış saymadıysam 46 şiir sığdırmış içine.

Ozan 1951 doğumlu. Hazine avukatlığından emekli. Bir çok dergide yayımlandı, yayımlanıyor sevimli şiirleri. Ödülleri de var.

Yani o bir şiir emekçisi yıllardır. Pes etmeden tırmanışını sürdürmekte. Çarpıcı ya da vurucu dizeleriyle günümüz şiirinin içinde. Girişteki iki dize de bize ip uçları sunmakta:

 “diline düştüğüm uçurum ters yüz eder kendini

Gökyüzü olurum, dip suları bir yağmur ki sorma!”

Bu şiirlerin her dizesi ayrı bir iklim gibi. Birinde esen iç rüzgarlar öteki dizede sizi bir uçurumun dibinde bırakabilmekte. Duyguların at koşturduğu, çiçeklerin böceklerle dansı, yani ne ararsan ara şiirlerin dize aralarında var gibi gibi… Benim ilgimi daha çok çeken vurucu dizelerin altını çizikledim! Baktım altını çizmediğim dize kalmayacak. Lirizmin satır aralarından el salladığını, görünce bazılarını aktarmaya karar verdim.

Başlıyorum işte:

 “Gül kanıyorum, durduramıyorum kuşları da bassam yarama”, “ben yok olduğumda var olur muyum bir gün” , “Elinden kaçırdığı hayatın ipini pandora, uçurtmalara bak”, ay rengine küstü, dili tutuldu gece yarısı tanrılarının”,” ürkek bir çiğ damlası gülün üstündeki hayat”, “Sonunda, bizim olacak şiirin nazlı yurdu”, “umut karanlıkta gülümserdi kül yüzüme”, “ıssız bir şiirin kıyısından geçiyorum, imgesiz”, “gönlüme bir mahalle kur ölü şairlerden”, “hiçbir dalga öpmedi rüzgâr dudaklarıyla, ıslanmadı”, “çok ucuza kapatılacak elden düşme sevdalıyım şimdi”, “silkelediğimiz ağaçları kuşları yere döküldüğünde//alıp avcumuza uçurtmalara uçurduk, biz böyleydik”,

Biraz da yapıtın ikinci bölümünden:

 “Öyle aşık ki rüzgara, yaprak yaprak veriyor zamansız saatlerini”, “geldi, uçuk mavi gülüşüyle ıslattı geçmişimizi”, “ağacı kakan bir kuştun, ağaç olmayan yerde…”, “sallasam sıkı sıkı, uçacak kuşlar//kokusu kalacak dallarda hayatın”, “Şiir akşamlarında, elbet siz de yürürsünüz/ kumda bıraktığımız izlerin üstünde…”, “yarim güzel bakıyor yarına akan sulara…”, birbirimizden bir dudak büklümü mutluluk çıkardık!”, “bir başka kaldı içinde annem olmayan rüyalar”, “yaralandım en yalnız bırakılmış yerimden”…

İşte hangi ben her zaman böyleyim, ama öteyi sorma; ne haldeyim. Şiir deyince aklım gidiyor nereye; bende bilmiyorum nereye. Galiba neredeysen oraya. Orda bir kuş var mı?kanadında gümüş var ?..

Hepsi bir yana A.Uğur OLGAR ozan dostumu en içten dileklerle kutluyorum. Nice kitaplara, nice şiirlere diyorum.

 “Cevher yere düşmekle sakıt olmaz kadr-ü kıymetten..

Ve… Edirne’den sevgilerle!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.