ENFLASYON EN ÇOK GIDADA GÖRÜLÜYOR

Son dönemde ülkemizde yaşanan ekonomi krizinin en somut örneklerinden biri, devlet istatistikleri tarafından açıklanan enflasyon oranlarıdır. TÜİK'in geçtiğimiz günlerde açıkladığı Şubat ayı enflasyonu yüzde 2,96 olarak belirtilse de, bu rakamın ardında derin bir sorun yatıyor. Gıda enflasyonunun aynı dönemde yüzde 7,3 olarak gerçekleşmesi, özellikle asgari ücretle ve daha az gelirle geçinen, emekli ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı zorluğu gözler önüne seriyor.

----------------

ACİL ÖNLEM ALINMALI

Ekonomik belirsizliklerle mücadele eden Türkiye’de, gıdanın artan fiyatları sofralarımıza, maddi dengelerimize yansıyan somut bir gerçek. Asgari ücretle çalışan bir birey, ay sonunda eline geçen ücretin ne kadarının barınma ve gıda harcamalarına gittiğini düşündüğünde, geleceğe dair umudunu yitirme noktasına gelebiliyor.

Milyonlarca ailenin yaşadığı bu zor durum, yalnızca maddi sıkıntılardan ibaret değil. Yaşanılan ekonomik sıkıntılar, insan psikolojisini de derinden etkiliyor ve toplumda huzursuzluk yaratıyor.

Ülkede gıda fiyatlarının artması ve geçim sıkıntısının daha da derinleşmesi, toplumun en kırılgan kesimlerini daha fazla etkiliyor. Geçimlerini gıda ve barınma harcamaları ile sınırlı kılmak zorunda kalan insanlar, her geçen gün daha fazla sıkıntıya giriyor. Gelecek aylarda da benzer bir durum söz konusu ve bu durumun devam etmesi, fakir halkın daha da fakirleşmesine neden olacaktır. Ekonomik istikrarsızlık baba-oğul, aile-çocuk ilişkilerini de sarsmakta; evde yaşanan bu sıkıntılar bir araya geldiğinde, sosyal doku toplum barışı zayıflıyor.

Bu noktada, devletimizin acil çözüm önerilerine odaklanması gerekmektedir. Tarım ve gıda üretiminde pahalılığı önleyici politikalar geliştirilmelidir. Yerli üretimi teşvik eden ve gıda enflasyonunu kontrol altına alacak tarımsal destek programlarının hayata geçirilmesi, hem üreticileri rahatlatacak hem de tüketicilerin belini bükmeyecek fiyatlandırmalara ulaşmasını sağlayacaktır.

Ayrıca, ekonomik istikrar sağlanmadan, fiyatların kontrol altına alınması da oldukça zor görünüyor. Merkez Bankası ve ilgili bakanlıkların, enflasyonla mücadele konusunda etkin stratejiler geliştirmesi ve gerektiğinde acil önlemleri devreye alması hayati önem taşıyor. Enflasyonla mücadelenin yanı sıra, açlık ve yoksulluk sınırı dikkate alınarak hazırlanan bütçelerin, dar gelirli kesimlerin en temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Çevremizdeki savaş ekonomimizi de olumsuz etkileyecektir

Ülkemizde özellikle insanların en önemli ihtiyaç olacağı gıdada enflasyonunun artması, toplumun en hassas kesimlerini daha da yoksullaştırmakta ve insanları yürüdükleri bu zorlu yolda yalnız bırakmaktadır..