EĞİTİM-İŞ’TEN, DİYANET-SEN’E CEVAP! “BOŞ KONUŞMASINLAR!”

Eğitim-İş, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen ve 4-6 yaş grubu çocuklara Kur’an Kursu eğitimi vermeyi amaçlayan protokol hakkında Danıştay’a yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Geçtiğimiz günlerde Diyanet-Sen Edirne Şubesi bu durumu sert sözlerle eleştirmişti.

EĞİTİM-İŞ’TEN, DİYANET-SEN’E CEVAP! “BOŞ KONUŞMASINLAR!”

Eğitim-İş, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen ve 4-6 yaş grubu çocuklara Kur’an Kursu eğitimi vermeyi amaçlayan protokol hakkında Danıştay’a yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Geçtiğimiz günlerde Diyanet-Sen Edirne Şubesi bu durumu sert sözlerle eleştirmişti.

VATANDAŞ
VATANDAŞ
20 Haziran 2019 Perşembe 09:01
EĞİTİM-İŞ’TEN, DİYANET-SEN’E CEVAP! “BOŞ KONUŞMASINLAR!”

Dün Diyanet-Sen’in eleştirilerine cevap vermek için PTT önünde basın açıklaması düzenleyen Eğitim-İş Edirne Şubesi’ne, Eğitim-İş Genel Başkanı da Edirne’ye gelerek destek oldu. Genel Başkanı Orhan Yıldırım burada yaptığı açıklamada, “Sendikacıysalar herkesin emeğin, çalışanların hakkını ve tabi ki Türkiye'nin sorunlardaki doğru noktalarda mücadelesini yürütecekler. Hiç kimse buralarda Edirne'deyiz, başka bir kentteyiz diye boş boş konuşmayacak. Konuşanlar hakkında da gereği hem hukuksal yönden hem de kamuoyu yönünden ilerleyen günlerde yapılacaktır.” dedi.

ZOBAR: “KONUYU SAPTIRDILAR”

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar basın açıklamasının başlangıcında, “Eğitim-İş Sendikası Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan 4-6 yaş grubu Kur’an Kursu eğitimine karşı açtığı dava ve Danıştay tarafından bu konunun iptali için yaptığı müracaata karşı bazı kesimler sendikamıza karşı yerelde ve sosyal medyada hakarete varan tavırlar sergilemiş, konuyu saptırmışlardır.” şeklinde konuştu.

YILDIRIM: “4-6 YAŞ ARASI ÇOCUKLARA DİNİ EĞİTİM SÖZ KONUSU OLAMAZ”

Eğitim-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım burada yaptığı açıklamada, “AK Parti iktidarı döneminde 7 bakan ve sayısını unuttuğumuz milli eğitim bakanlığında müfredat sistem değişikliği 17 yıldır sürüyor. 17 yıldır ne yazık ki Türkiye'nin eğitim karnesi, çocuklarımızın kendi gelecekleriyle ilgili kendi süreçlerini bilimsel ve çağdaş yöntemlerle kendini geliştirebilmeleri sekteye uğruyor. Bunun tek sorumlusu Eğitim Bakanlığını yürüten ve her gelen Bakanın bir önceki Bakanın yaptığı değişikliği çöpe atarak yeni reform adı altında ülkemiz çocuklarına ve halkımıza yeni sistem diye yutturmaya çalıştıkları yeniliklerdir. 3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat Öğretim Birliği Yasası'nın kabulünden bu yana Türkiye'de eğitimin yozlaştırılması, geçmişe duyulan özlem, çocuklarımızın bilimsel ve çağdaş eğitimden uzaklaştırılması adına tarikatların, cemaatlerin sürekli olarak çocuklarımıza el uzatması nedeniyle eğitim sekteye uğramaktadır. Günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı kendi ilgi alanının dışına taşarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapmakla sorumlu olduğu Anayasamızda yer alan tüm çocuklarımıza eşit ve adil bir şekilde ulaşılabilir, erişilebilir eğitimin sunulmasının önüne geçmek; daha henüz idrak kapasitesine ulaşmamış olan, soyut ve somut kavramları kabullenememiş olan çocuklarımıza henüz bu psikolojik eğitimi almadan dini bilgiler verilmek istemektedir. Çocuklarımız elbette ki vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda belli bir yaşa gelmeleri sonrasında din eğitimini alabilirler. Ancak henüz soyut ve somut kavramları gelişmemiş, kendi düşünce sistemlerine ulaşamamış, çocuk veya bebek diyebileceğimiz 4-6 yaş arasındaki çocuklarımıza çağdaş ve bilimsel eğitimlerin dışında bir eğitimin verilmesi söz konusu bile olamaz.” dedi.

YILDIRIM: “BOŞ KONUŞMASINLAR!”

Yıldırım, Eğitim-İş’in din ile değil, dini kendi çıkarları için kullanarak eğitimi bilimsellikten uzaklaştırmak isteyenlerle sorunları olduğunu belirterek, “Eğitim-İş olarak bizim din ile değil, dini kendi çıkarları için kullanarak eğitimi bilimsellikten ve çağdaşlıktan uzaklaştırmak isteyenlerle sorunlarımız vardır. Öğretmek, biz öğretmenlerin işiyken, bunu devlet eliyle din adamlarına devretmenin de anlaşılır bir tarafı bulunmamaktadır. 3-5 kuruş için tüm eğitim çalışanlarını, memurları enflasyonun altında ezdirenler, kapalı kapılar ardında imza atanlar, emek sorunuyla ilgili hiçbir eylem yapmayanlar, sürgün ve ihraçlara ağzını açmayanlar sendikacıyız diye ortada dolaşmayacaklar. Dernekseler dernekçilik yapacaklar. Sendikacıysalar herkesin emeğin, çalışanların hakkını ve tabi ki Türkiye'nin sorunlardaki doğru noktalarda mücadelesini yürütecekler. Hiç kimse buralarda Edirne'deyiz, başka bir kentteyiz diye boş boş konuşmayacak. Konuşanlar hakkında da gereği hem hukuksal yönden hem de kamuoyu yönünden ilerleyen günlerde her zaman için bunun hesabı sorulacaktır. Eğitim-İş Sendikası kurulduğu günden bu yana sürekli üye sayısını arttıran Türkiye'nin her tarafında örgütlenen mücadelesini de hukuksal zeminlerde sürdüren Türkiye'nin en önemli çağdaş, bilimsel laik örgütüdür.” ifadelerini kullandı.

Kerem Filiz

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.