CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, devamında şunları kaydetti:
“Yine bir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, gazetecilik mesleğini onurlandıracak koşullar hâlâ sağlanmış değil. Resmî veriler göstermektedir ki Türkiye’de basın özgürlüğü alanındaki sıkıntılar derinleşmeye devam ediyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 159. sırada yer alarak “çok vahim” kategorisinde bulunuyor ve her yıl uluslararası sıralamalarda gerilemeye devam ediyor.
İktidar döneminde basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar artarak sürdü. Gazeteciler hâlâ işsiz kalıyor, hukuki baskı altında bırakılıyor, soruşturma ve davalarla susturuluyor. Bir yıl içinde en az 29 gazeteci cezaevine girerken bugün en az 18 gazeteci hâlâ tutuklu. Gazetecilikte işsizlik ve güvencesizlik alarm veriyor. Medya kuruluşları kapatılıyor, bağımsız yayınlar RTÜK ve yargı kararlarıyla sık sık yayın yasağı ve ceza ile karşılaşıyor. Bu baskılar, halkın haber alma hakkını kısıtlıyor, gerçekleri kamuoyuna aktarma görevini yapan basın mensuplarını zor durumda bırakıyor. En ufak eleştirel içerik bile anında yasaklanabiliyor veya dava konusu yapılabiliyor.
Türkiye’de artık gazetecilik mesleği özgürce icra edilebilmekten çok uzak. Muhalif sesler hedef gösteriliyor; eleştirel haber yapan, gerçekleri araştıran, kamu yararına içerik üreten gazeteciler yüzlerce ayrı soruşturma ve davayla karşı karşıya bırakılıyor. Yayın yasakları, ekran karartmaları, cezalar, lisans iptalleri gün be gün çoğalıyor. Bu gerçeklik basın sektörünü fiilen iktidarın kontrolüne teslim ediyor.
Bu ortamda işsiz oranı yüksek, güvencesiz ve baskı altında çalışan gazeteciler için normal çalışma koşullarından söz edilemez. Ekmek derdine düşen, sansüre ve sindirmeye maruz kalan her gazeteci ülkemizin demokratik geleceğini savunuyor.
Biz biliyoruz ki; onların söylediğinin değil söylemediğinin; gösterdiğinin değil gizlediğinin haber olduğunu bilen ve bunun için ısrarla mücadele eden cesur gazeteciler var. İktidarın kuşatmasını tüm risklere rağmen aşan, işkenceyi, talanı, yalanı araştıran ve halka sunan gazeteciler var. Hakikatin peşinde koşan gazetecilerin varlığı, bu ülkenin özgürlük ve demokrasi umududur.
Gazetecilerin sustuğu, boyun eğdiği, biat ettiği bir ülkede gerçeğe ulaşmak imkânsız hale gelir. Bu yüzden 10 Ocak sadece bir gün değil, anlamı gün gibi kutlanacak bir gündür. Bu ancak gazetecilerin özgür, güvenceli ve insanca koşullarda çalışabilmesiyle mümkündür.”
Haber Merkezi