ADD'DEN ZÜBEYDE HANIM MESAJI

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, vefatının 103. yıl dönümünde Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından yayımlanan anlamlı bir açıklama ile anıldı.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan imzasıyla yapılan açıklamada, Zübeyde Hanım’ın yaşamı, çektiği acılar, fedakarlıkları ve Atatürk’ün yetişmesindeki rolü ayrıntılı şekilde dile getirildi.

ZÜBEYDE HANIM’I SAYGIYLA ANIYORUZ”

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi7nden yapılan açıklamada, Zübeyde Hanım'ın yaşam öyküsü anlatılırken şöyle denildi:

"Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, Yunanistan’ın Selanik şehrine bağlı bir yerleşim yeri olan Langaza’da 1857 yılında doğdu. 14 Ocak 1923 tarihinde İzmir’de vefat etti. Çocukları; Mustafa Kemal Atatürk, Makbule Atadan, Naciye, Fatma, Ömer ve Ahmet’tir. Babası Sofuzade Feyzullah (Sadullah) Ağa, annesi Molla Hanım olarak anılan Ayşe Hanım'dır. Döneminde kadınların okula gitmesi yaygın olmadığı için, okuryazar oluşu ve dinine bağlılığı nedeniyle kendisi de ‘Zübeyde Molla’ olarak anılırdı.

Zübeyde Hanım’ın ailesinin temelleri Yörüktür, bu yüzden Zübeyde Hanım’ın ve Mustafa Kemal’in gözleri mavi, saçları sarı, bu görünüme en çok Tarsus bölgesindeki Yörüklerde rastlanıyor. Bu özellik resmi kayıtlarda da var. Zübeyde Hanım’ın annesi ve babası olan Sofulardan Feyzullah Efendi ile Ayşe Hanım’ın ailesinin temeli, Osmanlı’nın fetih yıllarında Karaman’dan göç ederek Selanik ve çevresini yurt tutmuş Yörük Türklerine dayanmaktadır.

Zübeyde Hanım, 1871 yılında Selanik’te gümrük memuru olan Ali Rıza Efendi ile evlendi. 1872’de ilk kızı Fatma dünyaya geldi. Fatma’yı 3 yaşında iken kaybetti. 1874’te Ahmet’i, 1875’te Ömer’i, 1881’de de Mustafa’yı doğurdu. Mustafa daha iki yaşında iken Zübeyde Hanım, iki oğlu Ahmet ile Ömer’i kuşpalazı hastalığından yitirdi. Kader, üç çocuğunu küçük yaşta elinden almış geriye sadece Mustafa’sı kalmıştı. 1885’te Makbule’yi, 1889’da Naciye’yi doğurdu. 1901’de ise küçük kızı Naciye’yi kaybetti. 6 çocuktan geride sadece Mustafa ile Makbule kaldı. Hayatta kalan tek oğlu Mustafa zeki bir çocuktu, öğrenme konusunda çok tutkuluydu.

Balkan Savaşı’nda Selanik kaybedilince Mustafa Kemal’in annesi ile kız kardeşi Yunanistan’ın eline geçen Selanik’te kaldı ve zor şartlarda İstanbul’a geldi.

Mustafa Kemal Paşa’nın, 16 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket etmesiyle Zübeyde Hanım için hasret ve tedirginlik dolu zor günler yeniden başladı. 11 Mayıs 1920’de Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da toplanan bir Divan-ı Harp tarafından idama mahkûm edildi. Zübeyde Hanım, duyduğu sıkıntı ile felç geçirdi.

1922 yılında Sakarya Zaferi’nden sonra Büyük Taarruz’dan önce Mustafa Kemal, annesini Ankara’ya getirmenin yolunu buldu. 1922 yılının 24 Haziran’ında Zübeyde Hanım, evlatlığı Abdürrahim ile Çankaya’daki bağ evine yerleşti. Büyük Zafer, 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe üzerinden Sincanlı Ovası’na doğru başlatılan Büyük Taarruz ile kazanıldı.

Oğlunun büyük başarısını gören Zübeyde Hanım mutluydu. Ancak hastalığı çok ağırlaşmıştı. İzmir’e müstakbel gelini Latife Hanım’ın yanına tedavisi için gönderildi. 14 Ocak 1923’te İzmir’de, yıllardır hasretini çektiği hayatta kalmış biricik oğlunun başarısını gördükten sonra 66 yaşında vefat etti. Karşıyaka’da 1940 yılında anıt mezara dönüştürülen kabrinde son uykusuna çekildi.

Zübeyde Hanım, en çok ‘Dağlar Dağlar Viran Dağlar’ türküsünü severdi. 2 oğlunu ve 2 kızını çocuk yaşta kaybetmiş bir ana yüreği, hayattaki tek oğlu Mustafa Kemal, vatan için ölümün kol gezdiği, Azrail’in mekân tuttuğu cephelerde savaşırken, o yakıcı hasreti gözyaşları ile serinletmesine vesile olan bu türküde teselli bulurdu.

Zübeyde Molla’ diye bilinen Zübeyde Hanım, 1921’de her sene hatim indirilmesi için Darüşşafaka’ya 20 bin kuruş bağışlamıştı.Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Zübeyde annemizi ölümünün 103. yıl dönümünde saygı, rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz."

Açıklamada, Zübeyde Hanım’ın yalnızca Atatürk’ün annesi değil; aynı zamanda büyük acılar yaşamış, güçlü duruşu ve fedakarlıklarıyla Türk kadınına örnek olmuş bir Cumhuriyet değeri olduğu belirtildi.

Bülent Sarıçiçek

banner8
Haberler