DEPREM GERÇEĞİ BİLİMLE MASAYA YATIRILDI

6 Şubat 2023 depremlerinin yıl dönümünde düzenlenen “Hafıza ve Bilim” programında afetlere hazırlık vurgusu öne çıktı. Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Bu bir anma değil, sorumluluk çağrısıdır” derken, Prof. Dr. Okan Tüysüz Marmara ve Edirne’nin deprem riskini bilimsel verilerle anlattı.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan depremlerin yıl dönümünde Edirne’de, afet bilincini güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir program düzenlendi. Edirne Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Hafıza ve Bilim” başlıklı etkinlikte, depremlerden ders çıkarılması, hazırlıklı ve dirençli kentlerin inşa edilmesi gerekliliği ele alındı.

Programa protokol üyeleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, aziz şehitler ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

BU ANMA DEĞİL, SORUMLULUK HATIRLATMASIDIR"

Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, 6 Şubat’ın yalnızca takvim yapraklarında kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bu konuşma bir anma konuşması değildir. Bu konuşma bir sorumluluk hatırlatmasıdır. Deprem bir doğa olayıdır, yıkım kader değildir. Yıkımı büyüten ihmal, hazırlıksızlık ve ‘sonra bakarız’ anlayışıdır” dedi.

Edirne’nin aktif bir fay hattı üzerinde yer almamasının rehavete yol açmaması gerektiğini belirten Gencan, olası bir Marmara depreminde Edirne’nin yalnızca kendini koruyan değil, çevresine destek veren bir şehir olmak zorunda olduğunu ifade etti. Gencan, Edirne’nin risklerinin yalnızca depremle sınırlı olmadığını, sel, yangın ve aşırı hava olaylarının da kent için önemli tehditler oluşturduğunu dile getirdi.

Afetlere hazırlığı belediyecilik anlayışının merkezine koyduklarını kaydeden Gencan, arama kurtarma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla protokoller imzalandığını, Avrupa Birliği destekli projelerle afetlere müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi.

Afet sonrası hayatın sürdürülebilirliğinin de en az kurtarma çalışmaları kadar önemli olduğunu vurgulayan Gencan, Mutfak Edirne projesinin kriz anlarında devreye girecek stratejik bir altyapı olduğunu belirterek, “Olası afet ve kriz anlarında günlük 15 bin kişiye kadar kesintisiz yemek sağlayabilecek bir kapasiteyi bugünden kurduk. En zor günde bile kimsenin yalnız ve çaresiz kalmasına razı değiliz” diye konuştu.

BİLİMSEL VERİLERLE DEPREM GERÇEĞİ

Programda, Yer Bilimci Prof. Dr. Okan Tüysüz tarafından “Türkiye ve Edirne’nin Depremselliği” başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Depremin oluşum mekanizmasını ve Türkiye’nin jeolojik yapısını anlatan Tüysüz, Marmara Bölgesi’nde büyük bir deprem beklentisinin bilimsel çalışmalarla ortaya konduğunu ifade etti.

Olası bir Marmara depreminde Edirne’de 5–6 şiddetinde sarsıntı hissedilebileceğini belirten Tüysüz, bu şiddetin özellikle kötü yapılmış yapılarda hasara yol açabileceğini söyledi. Edirne’nin genel olarak düşük deprem tehlikesine sahip bölgeler arasında yer aldığını ancak bu durumun hazırlık ihtiyacını ortadan kaldırmadığını belritti.

Saros Körfezi ve Ganos Fayı’na da dikkat çeken Tüysüz, bu fayların deprem üretme potansiyelinin sürdüğünü ve bilimsel veriler ışığında her senaryoya karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti.

Program, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi katkılarıyla hazırlanan belgesel gösterimi ve stant gezileriyle devam etti. Etkinlikte, kaybedilen canlar unutulmadan, benzer acıların yeniden yaşanmaması için bilimin, dayanışmanın ve hazırlığın önemi bir kez daha vurgulandı.

Mert Hamarat

banner8
Haberler