Yazılı bir açıklama yapan Balkanlı, Türk Kızılayı’nın 1868 yılında, savaşta ve barışta, afetlerde ve yoksulluk koşullarında insan onurunu esas alan, tarafsız ve siyasi iktidarlardan bağımsız bir yardım kuruluşu olarak kurulduğunu hatırlattı. Kızılay’ın varlık nedeninin, ihtiyaç sahiplerine siyasi görüş, parti kimliği ya da yakınlık gözetmeden ulaşmak olduğunu vurguladı.
Balkanlı açıklamasında, gelinen noktada Kızılay’ın AKP iktidarı tarafından açık bir siyasi kadrolaşma alanına dönüştürüldüğünü ileri sürerek şu ifadelere yer verdi:
“Kızılay, tarihsel misyonundan koparılmıştır. Yardım anlayışı, liyakat ve gönüllülükten uzaklaştırılarak siyasal sadakat ölçüsüne indirgenmiştir.”
“AÇIKÇA HUKUKA VE YÖNETMELİĞE AYKIRI”
Edirne Kızılay Şubesi’nin başına, aktif siyasi kimliğiyle bilinen bir ismin atanmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Balkanlı, bu görevlendirmenin yalnızca etik dışı olmadığını, aynı zamanda hukuka ve Kızılay’ın kendi iç mevzuatına açıkça aykırı olduğunu belirtti.
Söz konusu atamanın;
Kızılay’ın tarafsızlık ilkesine,
Kurumun iç yönetmeliğine,
Sivil toplumun temel varlık nedenine açıkça aykırı olduğunu vurgulayan Balkanlı, bu görevlendirmenin dışarıdan ve siyasi saiklerle yapıldığını kaydetti.
“BU KADAR PERVASIZ BİR SİYASALLAŞMA GÖRÜLMEDİ”
Balkanlı, Kızılay tarihinde bugüne kadar bu denli açık ve pervasız bir siyasallaşmanın yaşanmadığını savunarak, yaşananların AKP iktidarının etik sınırları, hukuku ve kuralları hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Açıklamasında kamuoyuna sorular yönelten Balkanlı şunları kaydetti:
“Tarafsız olması gereken bir yardım kuruluşunda, aktif siyasi kimliği olan bir ismin görevlendirilmesi hangi hukuk ve hangi etik anlayışla açıklanabilir?”
“Kızılay’ın Edirne’de yıllardır emek veren gönüllüleri ve üyeleri yok mudur ki bir siyasi partinin yöneticileri Kızılay’a taşınmaktadır?”
“AKP iktidarı için artık yardım kuruluşları da devlet kurumları gibi partizan kadrolaşma alanı mıdır?”
“SOSYAL YARDIMLAR BİLE PARTİZANLAŞTIRILIYOR”
Balkanlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu tablo, AKP’nin 23 yıllık iktidarı boyunca devlet kurumlarını, sivil toplumu, meslek örgütlerini ve şimdi de yardım kuruluşlarını partizanlaştıran anlayışının bir sonucudur. Bugün Kızılay’da yaşananlar, sosyal yardımların dahi ‘kimden yana, kime yakın’ sorusuyla şekillendirildiğini göstermektedir.”
Haber Merkezi