DERİN TARİH’TEN “SERHATTAKİ PAYİTAHT: EDİRNE” ÖZEL SAYISI

Tarih Okuyucularını buluşturan Derin Tarih dergisinin Ocak 2026 özel sayısında, Edirne’yi Roma öncesinden Cumhuriyet’e uzanan çok katmanlı tarihi, mimarisi, kültürü ve toplumsal yapısıyla kapsamlı bir dosya halinde ele aldı.

Tarih yayıncılığında özel dosyalarıyla dikkat çeken Derin Tarih, 34’üncü özel sayısını “Serhattaki Payitaht: Edirne” başlığıyla okurlarıyla buluşturdu. Osmanlı’ya uzun yıllar başkentlik yapmış, Balkanlar’a açılan kapı olmuş ve medeniyet birikimiyle öne çıkan Edirne, Ocak 2026 tarihli sayıda çok yönlü bir perspektifle mercek altına alındı.

Derginin girişinde ve kapağında, sürgün olarak geldiği Edirne’den derin izlenimlerle ayrılan şair Arif Nihat Asya’nın şehre dair destansı dizelerine yer veriliyor. Selimiye’nin kubbelerinden Meriç’in sularına, Üçşerefeli’nin kapısından Eskicami’nin avlusuna uzanan mısralar, dosyanın ruhunu ve Edirne’nin hafızasını yansıtıyor.

Roma Öncesinden Bizans’a: Bir Serhat Şehrinin Doğuşu

Özel sayıda Edirne’nin Roma öncesi erken tarihi Prof. Dr. Engin Beksaç tarafından kaleme alınırken, Roma ve Bizans dönemleri Dr. Özkan Ertuğrul’un değerlendirmeleriyle ele alınıyor. Antik çağın önemli merkezlerinden biri olan Adrianopolis’in askerî ve stratejik konumu, Balkanlar’daki güç dengeleri açısından ayrıntılı biçimde inceleniyor.

Dünya tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilen Adrianopolis Savaşı’nın sebepleri ve sonuçları da dosyada geniş yer buluyor. Bu savaşın Roma İmparatorluğu üzerindeki etkileri ve Avrupa tarihine yansımaları akademik bakış açısıyla değerlendiriliyor.

Fetih ve Türk-İslâm Şehrine Dönüşüm

Osmanlı akıncı beyleri Gazi Evrenos, Turhan Bey ve Gazi Mihal Bey’in Edirne’nin fethindeki rolleri ve fetih sonrasında inşa ettirdikleri vakıf eserler detaylandırılıyor. Fetihten sonra Edirne’nin bir Türk-İslâm şehrine dönüşüm süreci; mimari, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele alınıyor.

Osmanlı’nın ilk selatin camisi olan Üç Şerefeli Cami’nin mimari önemi, II. Bayezid Külliyesi’nin şehir hayatına katkıları ve Selimiye Camii’nin hem mimari hem sembolik anlam dünyası özel dosyada kapsamlı biçimde işleniyor. Selimiye’nin çinilerindeki motifler ve taşıdığı anlam katmanları da ayrı bir başlık altında inceleniyor.

Fetihten sonra inşa edilen Saray-ı Cedîd-i Âmire’nin kuruluşu, gelişimi ve işgal dönemindeki yıkılışı; Osmanlı saray kültürü açısından önemli bir çerçeve sunuyor.

İlim, Tasavvuf ve Kültür Muhiti

Edirne’de Osmanlı kültür ve bilim muhitinin nasıl oluştuğu, medreseler ve müderrislerin şehirde bıraktığı izler, Dârulhadis Medresesi’nin eğitim hayatına katkıları dosyanın dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.
Türk tasavvuf geleneğinde önemli bir merkez olan Edirne’nin manevi kimliği, şehre damgasını vuran mutasavvıflar üzerinden ele alınıyor. Ayrıca Osmanlı minyatür sanatında Edirne tasvirleri, şehrin sanat tarihindeki yerini ortaya koyuyor.

Siyasî Kırılmalar ve İsyan Geleneği

Dosyada Buçuktepe Vakası ile başlayan yeniçeri isyan geleneğinin Edirne’deki kökenleri incelenirken, Sultan II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vakası’nın perde arkası da ayrıntılarıyla aktarılıyor. Böylece Edirne’nin yalnızca bir kültür ve mimari merkezi değil, aynı zamanda siyasî mücadelelerin sahnesi olduğu vurgulanıyor.

Osmanlı’nın en hareketli ticaret merkezlerinden biri olan Edirne’nin üretim ve ticaret hayatı, tarihî çarşılar üzerinden ele alınıyor. Müslüman cemiyetleri, şehirde yaşayan Yahudi toplumu ve Katolik Bulgarlar ile Bulgar Uniat Hareketi’nin Edirne’deki izleri; şehrin çok kültürlü yapısını ortaya koyan başlıklar arasında yer alıyor.

Hanedan düğünleri ve şenlikleri, vakıf eserleri inşa eden hanedan üyesi kadınlar ve sosyal hayatın farklı renkleri de dosyada ayrıntılı biçimde işleniyor.

İşgal Yılları ve Kurtuluş

20 Temmuz 1920’de Yunan işgaliyle başlayan ve 24 Kasım 1922’de kurtuluşla sona eren süreç, arşiv belgeleri ve tarihî veriler ışığında değerlendiriliyor. Osmanlı-Rus ve Balkan savaşları sırasında Edirne’nin yabancı basındaki tasvirleri de şehrin uluslararası algısını ortaya koyuyor.
Tarihî köprüler ise eski kartpostallar üzerinden adımlanarak hem mimari hem estetik açıdan okuyucuya sunuluyor.

Dergide, Edirne’nin geçmişteki ihtişamını bugün daha çok “fısıltıyla” paylaştığına dikkat çekilerek, bu kadim payitahtın hak ettiği ilgiyi yeniden görmesi temenni ediliyor.

Serhattaki Payitaht: Edirne” özel sayısı; Edirne’yi yalnızca bir sınır şehri değil, medeniyetin, ilmin, sanatın ve devlet geleneğinin merkezlerinden biri olarak yeniden hatırlatmaya devam ediyor.

Mert Hamarat

banner8
Haberler