KIRKPINAR'IN GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI

Edirne Kent Konseyi 37’nci Genel Kurulu kapsamında düzenlenen “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı’nın Geleceği” başlıklı oturumda, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Sarayiçi Er Meydanı’ndaki konumu, UNESCO taahhütleri, taşkın riski ve saray ihyası süreci çok yönlü olarak tartışıldı. Kültürel hafıza ile mekânsal dönüşüm arasındaki gerilim forumun ana eksenini oluşturdu.

Edirne’de Edirne Kent Konseyi tarafından düzenlenen 37’nci Genel Kurul, Atatürk Kültür Merkezi küçük salonda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda açılış konuşmasının ardından “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı’nın Geleceği” başlıklı oturuma geçildi.

Forumda akademisyenler, dernek temsilcileri ve kent paydaşları, Kırkpınar’ın tarihsel, kültürel, çevresel ve planlama boyutlarını ele aldı.

Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Ender Bilar, sunumunda Kırkpınar’ın yalnızca bir güreş organizasyonu olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Bilar, insanın yaşadığı mekânla birlikte hafıza ürettiğini belirterek, kentlerin yalnızca fiziksel yapılardan ibaret olmadığını, ortak belleğin mekânsal karşılığı olduğunu ifade etti.

Edirne’nin tarih boyunca stratejik ve kültürel açıdan özel bir konumda bulunduğunu vurgulayan Bilar, kentin simgesi olan Selimiye Camii’nin mimari bir başyapıt olmanın ötesinde kültürel hafıza mekânı olduğunu söyledi.

Bilar, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin de benzer şekilde Sarayiçi Er Meydanı ile özdeşleştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

Er Meydanı sadece bir çim alan değildir. Duaların okunduğu, cazgırların sesinin yankılandığı, başpehlivanların ter döktüğü bir hafıza sahnesidir. Mekân değişirse yalnızca yer değişmez; anlam da dönüşür.”

2010 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne kaydedilen Kırkpınar’ın özgün bağlamının korunmasının uluslararası bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Bilar, mekânsal kopuşun kültürel süreklilik algısını zedeleyebileceğini ifade etti.

UNESCO DOSYASI VE YEREL TAAHHÜTLER

Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin ise UNESCO sürecine ilişkin teknik detaylara değindi.

Erkin, UNESCO dosyasında yer alan koruma taahhütlerinin yalnızca sembolik değil, somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Cazgır eğitimi, geleneksel müziklerin akademik düzeyde korunması, Kırkpınar Müzesi kurulması, spor akademisinde ilgili bölümlerin açılması gibi başlıkların güncellenmesi gerektiğini söyledi.

Pehlivanlar, ağalar, cazgırlar, davul-zurna ekipleri, yağcılar ve peşkinçilerin geleneğin ayrılmaz unsurları olduğunu vurgulayan Erkin, “Bu unsurların biri eksik olursa Kırkpınar eksik kalır” dedi.
Ayrıca federasyon kriterleri nedeniyle son yıllarda Er Meydanı’nda güreşen pehlivan sayısında ciddi düşüş yaşandığına dikkat çekildi.

TAŞKIN RİSKİ

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren ise konuyu çevresel perspektiften değerlendirdi.

Sarayiçi’nin Osmanlı döneminde Edirne Sarayı’nın Has Bahçesi içinde yer aldığını hatırlatan Eren, alanın yalnızca kültürel değil, doğal miras niteliği de taşıdığını ifade etti.

Tunca Nehri’nin taşkın rejimine dikkat çeken Eren, nehir yatağındaki daralma ve seddelerin su akışını etkilediğini, Sarayiçi’nin taşkın tehdidi altında olduğunu söyledi.

Alan içinde 100’ün üzerinde bitki türü ve çok sayıda kuş grubunun bulunduğunu belirten Eren, Sarayiçi’nin ekosistem bütünlüğüyle korunması gerektiğini dile getirdi.

Forumda, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından sürdürülen Edirne Sarayı ihya projesi de gündeme geldi.

Proje kapsamında tarihi yapıların ayağa kaldırılması sürecinin devam ettiği, mevcut beton tribünlü Er Meydanı’nın tarihi dokuya uyumu konusunda farklı görüşler bulunduğu ifade edildi.
Bazı katılımcılar, saray bütünlüğü açısından Er Meydanı’nın başka bir alana taşınmasını savunurken; bazı konuşmacılar ise Sarayiçi ile özdeşleşmiş Kırkpınar’ın yer değiştirmesinin kültürel hafızada kopuş yaratacağını belirtti.

Toplantıda sıkça dile getirilen ortak görüş, meselenin yalnızca fiziki mekân değişikliği olmadığı yönündeydi.

Konuşmacılar, Kırkpınar’ın Edirne’nin kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu, Er Meydanı’nın ise kuşaklar arası ortak hafızayı temsil ettiğini ifade etti.

Mekân değişirse sadece çim değişmez; hatıralar, ritüeller ve aidiyet duygusu da dönüşür” değerlendirmesi forumun en çarpıcı mesajlarından biri oldu.

GENEL KURUL GÜNDEMİ

Forumun ardından genel kurul bölümüne geçildi. Divan Kurulu oluşturuldu, mevzuat değişiklikleri görüşüldü, dilek ve öneriler alındı.

Toplantı, Kırkpınar’ın geleceğine ilişkin tartışmaların devam edeceği mesajıyla sona erdi.

Kent Konseyi’ndeki değerlendirmeler, Kırkpınar’ın yalnızca bir spor organizasyonu değil; kültürel kimlik, ekolojik hassasiyet ve tarihsel süreklilik meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Mert Hamarat

banner8
Haberler