KARAMOLLAOĞLU’NDAN TARIM AÇIKLAMASI “ÇİFTÇİ, DAĞIN ALTINDA KALIYOR!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, hükümet tarafından yanlış tarım politikaları uygulandığını söyleyerek, “Bir sürü kararlar alınıyor, dağları devireceğiz deniliyor ama sonunda çiftçi, besici dağın altında kalıyor.” dedi.

Batı Trakya Türklerinin Lideri Dr. Sadık Ahmet için Yunanistan’da yapılacak anma törenine giden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Edirne’yi de ziyaret etti. Genel Başkan Karamollaoğlu, Saadet Partisi İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Karamollaoğlu, burada ülke gündeminden Edirne gündemine kadar birçok konuda açıklama yaptı.

                “YANLIŞ POLİTİKA UYGULANIYOR”
                Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Edirne’nin en çok turist alan 3’üncü şehir olduğunu söyleyerek başladığı konuşmasında, “Özellikle komşu ülkelerden gelen turistler Edirne’mizin ticaret hayatına da ciddi katkı sağlıyorlar. Bu sadece Edirne için değil, ülkemiz için önemli bir durumdur. Çünkü gelen evet Edirne'ye geliyor ama aynı zamanda Türkiye’mize de katkı sağlıyor. Son zamanlarda Yunanistan'la ilgili gelişmeleri de dikkate aldığımızda, ticaret hacmimiz 4 milyar dolar seviyesini yeni yakaladı. Ama biz maalesef eksideyiz. Aldığımız sattığımızdan fazla Yunanistan'la olan alışverişlerimiz düşünüldüğünde. Hedef olarak bunun en az 10 milyar dolar seviyesine çıkmasını arzu ederiz. Aslında Türkiye'nin en verimli topraklarından bir kısmı Trakya’mızda. Hayvancılıkta önemli bir noktada, tarımda buğday ve ayçiçeğinde, çeltik üretiminde önemli bir yere sahip. Ancak Yunanistan ve Bulgaristan'la mukayese ettiğimizde, son zamanlarda tarım ürünlerinin oradan bize ithal edilmiş olmasını ben hazmedemiyorum. Biz niye ihraç konumunda bulunmayalım ki? Bizim neyimiz eksik. Ben size neyin eksik olduğunu söyleyeyim; maalesef iktidar tarımla nasıl ilgilenilmesi gerektiğinin farkında değil. Yanlış politikalar izliyor. Çiftçi para kazanırsa çiftçiliğine devam eder, para kazanmayan çiftçi zarar ettiği zaman hayvancılığa ya da tarıma devam edeyim, demez. Kendi karnını doyuramayan insan, ülkeyi nasıl doyursun? Çiftçinin cebinde para kalması lazım. Bir iktidar bunu idrak edemezse tarımı nasıl kalkındırır, ayağa kaldırır?” dedi.

                “TARIMLA HİÇ İLGİLERİ YOK”
                Karamollaoğlu, çiftçilerin kar edemediğini belirterek, “Bir sürü kararlar alınıyor, dağları devireceğiz deniliyor ama sonunda çiftçi, besici dağın altında kalıyor. Satış fiyatı, çiftçinin giderinin altında kalmamalı. En azından çiftçiye yüzde 15 kâr payı bırakmalı ki; gelecek sene daha büyük bir şevkle topraklarını eksin. Anadolu'da toprakların neredeyse artık yüzde 80'i ekilip biçilmiyor, boş duruyor. Bunu iktidar idrak etmez mi? Çiftçi bir hasat mevsiminin arkasından cebinde para kalmazsa çiftçiliğe devam edemez. Besici de aynı şekilde. Yem fiyatları ve et fiyatları senede bir buçuk misli artmazsa çiftçi orada kar edemiyor. Süt fiyatları bu rakamı tutturamıyor. Binlerce süt hayvanı kesime gönderildi. Bu, bundan sonra bizim hayvan ithal etmeyeceğimiz, süt ithal edeceğimiz anlamına gelir. Besicilik yapan insan da, tarımla ilgilenen insan da mutlaka mevsim sonunda cebinde para görmeli. Borçlarını ödedikten sonra para görmeli. İktidarın her şeyden önce bunu görmesi lazım. Tarım Bakanı mübarek, sevdiğim bir arkadaşımızın da mahdumu. Ama tarımla böyle ilgilenilmez. Tarımla hiç ilgileri yok. Çiftçinin derdini sormuyorlar. Eğer siz çiftçinin derdi ne diye sormazsanız, çözüm üretemezsiniz.” ifadelerini kullandı.

                “SURİYE’DEKİ BARIŞI SAĞLAMAK İÇİN POLİTİKA ÜRETİLMELİ”
                Suriyeliler konusunda da açıklamalar yapan Karamollaoğlu, “Suriyeliler konusunda hükümetin kendisinin kontrol ettiğinin dışında bir rakam var deniliyor. İstanbul'da çok yoğun bir Suriyeli göçmen olduğu söyleniyor. Bugün Suriye probleminin sorumlularının başında iktidarın yaptığı yanlış gelir. Biz başka ülkenin iç problemine, hele ki oradaki ayaklanmaya destek vermemeliydik, teşvik etmemeliydik. Çünkü ihtilaller her yere yayılır, masum insanlar katledilir. Suriye'de barış sağlanmalı. Barış sağlansın ki buradaki insanlar Suriye'ye tekrar gidebilsinler. Bir hükümetin bir adımı atmadan önce çok ciddi düşünmesi icap eder. Neticenin nereye varacağını görmeli. Bunu göremiyorsa o hükümet basiretli değildir. Ben şahsen Suriye'deki muhaliflere verilen desteği nasıl yanlış buluyorsak, şu anda Suriyelilere kucak açmayı bütün menfiliklerine rağmen doğru buluyoruz çünkü o insanları katliamdan kurtarıyorsunuz. Ne haliniz varsa görün diyemeyiz. Ama bundan sonraki politikaları hükümetin, Suriye'deki barışın tesisi istikametinde olmalı. Suriyelilerin kendi memleketlerine dönüp orada yaşamalarının sağlanması yönünde olmalı diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

banner8
Haberler