TGD’DEN BASIN AÇIKLAMASI

Trakya Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Doğan Yönetim Kurulu adına açıklamada bulundu.

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı, bu gün gazeteciler bayramlarını kutlamak yerine işsiz kalma korkusuyla fotoğraf makinelerini Atatürk Anıtı önünde yere bıraktılar.

                Türkiye’de binlerce gazete çalışanı işsiz ve yüzlercesi de yazdıkları nedeniyle hapiste. İşte tüm bunları göz önünde bulunduran Edirneli Gazeteciler aynı akıbete uğramamak için fotoğraf makinelerini yere bırakarak protestolarını ortaya koydular. Böyle bir ortamda bayram kutlamak isterken gelişen kötü gelecek tam anlamıyla düşündürücü ve bir o kadar da gazeteler açısından ekonomik gidişatın korkutucu boyutunda olması ise çalışanları işsiz kalmakla tehdit ediyor.

                Trakya Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Doğan, tüm bu gidişatın korkutucu boyuta ulaşmadan başta hükümet ve yerel yönetimlerin destek çıkması gerektiğini ifade etti.

Doğan, “Türkiye’ye örnek davranışın Edirneli gazetecilerden gelmesi bizleri sevindirdiği gibi üzmüştür” diyerek  “Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı Yargı Reformu Strateji Belgesine göre yazılı basını ayakta tutan en önemli gelir olan resmi ilan statüsündeki icra ve iflas ilanlarının kalkması durumunda ayakta kalan gazeteler de kapanacağını görmekteyiz.  İcra ilanlarının kalkması gerçekleşirse ülke genelinde büyük bir çalışana sahip olan yerel gazetelerde binlerce gazetecinin işsiz kalma durumu söz konusu. Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı Yargı Reformu Strateji Belgesinde, yazılı basını ayakta tutan en önemli gelir olan resmi ilan statüsündeki icra ilanlarının, yaygın ve yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu kalkması tartışılıyor. Döviz kurundaki artış nedeniyle kağıt masraflarının artmasıyla zor günler geçiren yazılı basın, şimdi en önemli gelir kaynağı resmi ilanlarda kesinti riski yaşıyor. Yaşanan kağıt fiyatlarındaki artış dolayısıyla zor günler geçiren gazetelere bir de ilan gelirlerinden yoksun kalırsa, ayakta kalan gazeteler de batar. Ancak üzülerek ifade etmeliyiz ki gelişen demokrasimize rağmen, sansürün değişik biçimleri Türk basınında varlığını sürdürmektedir. Türk Ceza Yasası da (TCK) gazetecileri, hapis cezası ile otosansür kıskacında tutmaktadır. Meslek ilkeleri çerçevesinde yapılan haber, eleştiri ve yorumların bile suç sayılabileceği hükümler içeren, ifade özgürlüğünü kısıtlayan, gazeteciyi hapis cezasıyla tehdit eden TCK hükümleri mutlaka değiştirilmelidir. Yeni Adalet reformu yasası ile bu durumun düzeltmesini umuyoruz. Gazeteciler, kendilerine suç işleme ayrıcalığı istemiyor, sadece halkın haber alma hakkını ve bireylerin ifade özgürlüğünü kullanmasına aracılık etme işlevinin teminat altına alınmasını bekliyor. Ayrıca 24 Temmuz’lar, bizler açısından bir iç muhasebe ve meslektaşlarımızla birlikte olmak açısından da önem taşımaktadır. Bu vesileyle tüm meslektaşlarımın bayramlarını kutlar, başarılarının devamını dilerim” dedi.

banner8
Haberler