YAYIN ORGANLARINDA KALANLAR - 7

BERFİN  BAHAR  DERGİSİ----Sayfa:297
MEMET  BAŞARAN’IN   DİKENİNE  GÜL  AÇTIRAN MEKTUPLARI
Mehmet  BAŞARAN  Örnek  aldığım   Y.KÖY  ENSTİTÜSÜ   çıkışlı  Trakya’lı  bir  yazar  ve  ozan…  Kendisiyle  kitaplaşır,   mektuplaşır,   ve  telefonlaşırdık  sağlığında.Bir  çok  acıları ve  güçlükleri  aşarak   ömrünü  tamamladı.
6.  ölüm  yıldönümü  nedeniyle,  Ondan  gelen  iki  mektupla  O’nu  anmayı  uygun  ve  doğru  buldum.  Çünkü  bu  mektuplar  bence,  edebiyat  tarihinin  malı  olabilmeli.  Yarınlara  kalabilmeli  diye  düşünüyorum.  Kaybolup  yok  olmalarını istemezdim  doğrusu.  Ve  işte  mektupları…   (19  Mayıs.1993 -1)
Sevgili  Eryaşar
Sizleri  yakından  tanımak,  özveriyle  yürek  gücüyle  çevrenizde  yarattığınız  düşün  ve  sanat  havasını  dostluğu  solumak,  insan  sıcaklığını  yaşamak  gerçekten  mutlu  etti  beni,  bizleri…
Önemli  olan,  benim  yapıtımın  kırkıncı  yılı  falan  değildi.  Önemli  olan,  güzel  olan,  bu  halka  en  zor  koşullarda  borcunu  ödemeye,  çevrelerinde  aydınlanma  d irencini,  güzelliğini  yaratmaya  çalışan  sizlerin   güzel  imecesi  idi.  Biz  de  ses  katabildiysek  o  imeceye  ne  mutlu…
Her on yılda  bir  gök  ekinlerin   biçilişini  yaşıyoruz. Bu  acılar  döneminden geçiyoruz.  Umuda, sevince,  aydınlığa,  dönüştürmeye  çalışıyoruz  acıları
Herkes  gücünce,  daha  da  parlatmak  için  bir  şeyler  atıyor  yüreğinden  aydınlanma  ateşine.  Gene  de  Yunus’un  dizeleri
Şu  dünyada  bir  nesneye
Yanar  içim göynür  özüm
Yiğit  iken  ölenlere
Gök  ekini  biçmiş  gibi
Ama  boşa  gitmeyecek  elbet abalar, emeklerimiz  birike  birik bolluk  hasatlara  ulaştıracak  bizi.  Küskün  toplum  mu  yaratmaya  çalışılıyor?  Boşuna  gayret…  Tarih  boyunca  kimsenin, hiç  bir  baskıya  gücü     yetmemiş  “idraki  kaldır “maya” ademiyetten
Uğur  Mumcu’nun  yaşamı da  Mumcu’yu  anlatan  senin  dumanı üstündeki kitapçığın  da  ne  güzel  doğruluyor  bunu.
Dokunsak  yırtılır  korkunun  duvarları
Çıkar  herkes   zındanından
Eşsiz  dolaşımı  başlar  kanın
Benden  sana,  senden  ona
Kutsal  bir  imecedir  yaşamak
O  güzel  imece  gecesini,  gününü  hazırlayanlara  “Kanın  eşsiz  dolaşımını  duyurmak  için”  emeğini  katanlara  ayrı  ayrı  candan  teşekkürler…  En  başta  size,  Damla’nın  pırıltısını  yaratanlara.  Süreyya  Eryaşar,  Uluğ   Turanlıoğlu,  Necdet   Tezcan, Halil  Türkan Hasan Tahsin  Yılmaz  kardeşlere  ve  adını  anımsayamadıklarıma)   Sonra  sizlere  omuz  veren,  Kütüphaneler   Edirne  Şube  Başkanı  Ender  Bilar’a candan  teşekkürler sevgiler  saygılar…
Sağolun,  var  olun    canlar,  emeğiniz  kutlu  olsun…
(Mehmet  Başaran)
Mektup:2  (20.6.2004)
Sevgili  ozan
Önder’den  izliyorum.  Sürekli  istim  üstündesin.  Hemen  her  gün  ,  şiir  ülkesinde…  Sanırım  ortam  da  gönlünüzce.
Bu  yıl  Necdet  Tezcan  yılı  mı  ne?..
Önce   kızınız,  havalandırdı  şiirlerini.  Ödüllerle  kanatları  güçlenmiş  şiirlerin…
Ne  güzel  baskı  öyle  o…  Pervaz  Yayınları  arasında  hem  de.  M.Mahsun  Doğan  yerine  yerleştirmiş  şiirlerinizi.  Ben  de   yürekten  katılıyor   Istıranca  havası,  Edirne  soluğu  kattın  evime,  sağ  olasın,  kafana  yüreğine  sağlık…
İşte  şiirler  derken,bir  d  canlı  şiir  kattınız  mı?   Aileye…  Ozana  sağlıklı,  mutlu  ozanca  bir  yaşam  diler, anaya  babayı,  dedeyi  anne  anneyi  kutluyorum.
Mutluluğunuzun  sürekli  olmasını  dilerim.
Hiç   boşuna  üşümekten,  sözetme  ozancan, şiir  sıcağı  ile  uşatılmışsın  sen…  Ne  güz,  ne kış  üşütebilir seni.
Yaşamın  boyu  böyle  güzel,başarıların  sürekli  olsun.
Dostlukla  selamlar,  sevgiler…     (Mehmet   BAŞARAN)
Sevgili  Başaran’ adadığım  şiirimi   de  eklemeden  edemem: