YAYIN ORGANLARINDA KALANLAR - 21

B: NECATİGİL DOSYASI

Hocam olması şansımı (1964-1966) bir raslantı olarak yaşadım, Çapa Eğitim Enstitüsü’de.Pedagoji Bölümü Öğrencisiydim aslında.

Seçmeli derslerimiz de vardı. Ben Edebiyat meraklısı olduğum için Türkçeyi seçmiştim. B.Necatigil ve Ahmet Kabaklı öğretmenlerimizdi. Mezun olduktan sonra bile ziyaret ve mektuplaşmalarımız sürdü.

1979 Kasım ayında rahmetli olduğunu duyduğumda, çok üzülmüştüm. Şaşırmıştım da.

O’nu en önemli şairlerimiz ve yazarlarımızdandı. Gel de üzülme. Kendisini yaşatmak için bir dosya hazırlamaya karar verdim.

Bir kez daha Tanrıdan rahmet diliyor, Işıklar içinde uyusun diyorum…

YEREL BASINDAN: (KAR ÇİÇEKLERİ) N. Tezcan

Sabah… Uyanır uyanmaz takvime göz attım. Nisan kapıyı çalmış bile. Günler oldukça uzamış. Neredeyse her gün iki-üç dakika… Ama o da ne? Dışarıya kış gelmiş. İncecikten bir kar yağıyor. Ancak bu düşsel kar. Nedense bu kış bir türlü bizim buraları beğenmemiş olmalı. Hiç ama hiç, uğramadı. Eyvah! Dedim içimden: Kış geri mi geldi,ne?

Sonra, her gün olduğu gibi, ekmek ve gazete almaya çıktım. Hava öyle çok soğuk değildi. Yumuşacık bir kar, esintisiz bir hava. Meteoroloji tahminlerinde yine yanılmamıştı.

Çocukluğumu anımsadım. Kızak kaymak, kardan adam yapmak, geçti içimden. Oysa ne sıcak vardı. Ne de yerde kar. Geri dönülmez bir özlemmiş, çocukluk. Bir kez daha anladım.

Bilindiği gibi Mart, baharın ilk ayı. Kar yağınca insanı şaşırtıyor.

Ve martla ilgili deyişler çıktı karşıma.

Korkarım mart’ın peşinden, ayırır koca öküzü eşinden.”, éMart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.” “Mart içeri, pire dışarı”, “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır,” “Ölme eşeğim ölme, Yeşil çemen çikacak.”

Oysa, cemreler bile tamamlanmıştı. Nevruz bahara aralanan kapı gibidir. Sevincin,çığlığa dönüştüğü gün. Ateşler yakılıp alevlerin üstünden atlandığı akşam üstleri gün.

Başka deyişler de var elbet…

Doksan olsa da yazı koksam.”, “Yüz sabanı düz.” “Yüz yirmi de ovaya, yüz otuz da yuvaya.” Bu sonuncusu leylekler için sanıyorum. Çünkü, leyleklerin gelişi de baharın müjdecisi sayılır. Ne yazık ki, sayısal olarak onlar da her gün biraz daha azalmakta.

Vize’ye de gelirlerdi. Tam bizim evin hemen yanında ki üç katlı derme çatma evin bacasında yuvanalırlardı. Takırtılarını yavruların büyümesi izler, geldiklerinde, bahar da geliyor diye sevinirdik. Oralara gelmiyorlar artık. Enez taraflarında var yalnızca, galiba.

Bir yıl Üç yavrudan birini yuvadan atmışlardı da ne çok üzülmüştük. Sözlerin en güzeli de şu olmalı: Yüz elli, yaz belli. Yazın tam olarak gelmesini isteyenler için olmalı bu söz…

Bu sözlerin çoğu yeni değil. Çok önceleri ve başka bir takvimin… Uzun süren halk gözlemlerinin ve deneylerin sonuçları.

Kar, şimdilerde daha kuşbaşı,kuşbaşı yağmakta. Oysa, erik ve bademler çiçeklenmeye başlamıştı bile. Sümbüller, menekşeler, ballıbabalar da…

Yani bu günlerde çiçekler ve karlar aynı dalda.

Son günlerde buralarda yaşanan; bir guguhçuk ötüp duruyordu. Artık ötmüyor.

Bu yıl Avrupa ve ABD’de de büyük kışlar yaşanmış. En şiddetlisi Ebmeni soykırımı desteklenen oylama olmalı. Hem de bir oy farkla.

ABD Ermenilerle neden bu kadar ilgileniyor anlamış değilim.

Kaç yıl önceydi MOSAK militanları, konsoluklarımızı katlederken neredeydiler, kim bilir? Savaş sırasında camilere sığınan halkı Camilerle birlikte yakmadılar mı? Bilmiyorlarsa, Kutsal Savaş ve Kutsal Barış’ı (Dinomanın) okusunlar. Terörden sonra bir de Ermeniler çıktı. İstiklal Marşımız okunurken yuh çekmek, en azından ayıp değil mi? Biz vatandaş değiliz diyorlarsa: başka kapıya denmez mi? PKK neyin nesi, niçin varlar ve neden dağdalar? Ya şehitlerimiz, Ya onların yakınları…

ABD’ye gelince sormak gerek, Kızıl derililer neden yok oldu. Vencilere olan tavrınız bitti mi? Sömürgeleriniz azaldı mı? Yoksa yoksul ülkeleri sömürmeye devam mi? İngiltere’nin Folkland adalarında ne işi var? Irak savaşında canından olanların canı yok muydu? Yazık değil mi?

Güney-Kuzey savaşınız nedendi?

Dünya’nın candarmalığını üstlenmeniz doğru mu?...

SEVMEDEN YAŞANIR MI?

Güne el salladım günübirlik gülmelerden

Ufuk çizgisine dal dal kızaran nar

Kedi içinden söylenir durur

Yüreğimin gizlerine biriktirdiğim yaş

(H)acılar körfezinde bir suskun martı

Acilen kanat ister yem ister

Kapak açar yaşamın orta yerinden

Islıklanır yer-gök yaşamın renklerinden

Bizim oralarda yazı-tura oynar rüzgar

Amiral battı yıllara yıldızlara

Kaçamak göçlerde firavun mezarları

Hepsini en uzun çekmecede saklar

Altı da üstü de bir ömürcük işte

Sevmeden paylaşmadan ey-akılsızlar

Ses yok, seda yoksa işinde gücünde

Sevip-sevilmeden geçmesin yıllar

Bir varmış, bin yokmuş masalında

------------------------------------------------------------

BELGELERİM: AYKIRI SANAT DERGİSİ

Sayın: Necdet TEZCAN

Aykırı Sanat Dergisi 2. Şiir yarışmasında, ÖZENDİRME ödülüne layık görüldünüz. Tebrik eder, Başarılarınızın sürmesini dileriz.

Yazı İşleri Müdürü ve Jüri üyesi: M.Demirei BABACANOĞLU

Polart Ajansı Adına Dergi sahibi: Hanife POLAT

Üye: Aslan Bayır

Üye:Abdüllah Gül

Üye:Yaşar Yıltan

Üye:Ali Öznemre