YAYIN ORGANLARINDA KALANLAR-43

Keşan-ÖNDER-22.Kasım-95

CAHİT KÜLEBİ EDİRNE’DE…

Yedi iklim gül veren dallar gibisin.”

TV’in düğmesine basar basmaz bu şarkı okunuyordu. İçli bir ses, yanık bir “söylem” biçimi; o güzel görüntüler de işin cabası. Müzik (Yozlaştırılmadığı zaman) Müzik yaz-boz değilse her zaman her yerde ruhun gıdasıdır.

Şarkının sözleri hemen Cahit Külebi’yi anımsattı bana. Bana göre, büyük ozanımızda yedi gül veren dallar gibi. Başta Kurtuluş Savaşını anlatan şiiri ve diğerleri, açıp duruyor her gün, aklımızda gönlümüzde. O’nu şiirleriyle tanımayan yoktur sanıyorum. Önceki ve sonraki kuşaklar şiirlerini severek okudu. Daha sonraki kuşaklar bu çizgiyi sürdürür, kesin. Bestelenen Kurtuluş Savaşı şiiri yıllarca söz korosu olarak da gündemde oldu hep.

Külebi sevilen, anlaşılan bir ozan oldu hep. Öyle de sürecek.

Külebi’yi Edirne’ye davet eden Atatürkçü Düşünce Derneğimiz. Yanında Sami Karaören’de vardı. Karaören Cumhuriyet Gazetesi’nin ikinci sayfanın sorumlusu. Yazarımız Külebi’nin, hem öğrencisi, hem de yarım yüzyıllık arkadaşı. Yaptığı konuşmalarla Külebi’çok iyi anlattı ve tanıttı. Bu arada şiirin ne olduğu, ne olmadığını da bir kez daha vurucu biçimde onun ağzından dinledik.

Külebin’nin şakaları da ayrı özellikte ve güzellikte. Kendisinin bu denli alçak gönüllü ve cana yakın olduğunu doğrusu, bilmiyordum.

İl Halk Kütüphanesinde “Cahit Külebi ve Şiirleri: Atatürkçülük söyleyişindeki coşku, Atatürk’ü sevenlerin gözlerini yaşartacak türdendi.

Bu söyleyişe, hukukçu yazar Celal Ülgen ve Atatürkçü Düşünce Derneği Genel başkanı genel Başkan yerine katılan Tevfik Kızgınkaya’da özel renkler kattı. Kızgınkaya Derneğin Başkan Yardımcısı

İzleyenler coştukça coştu. Atatürkçülük yeniden şahlandı sanki. Söyleşiyi Edirne Şube Başkanı Süreyya Eryaşar yönetti.

Lise öğrencilerinin Külebi’nin şiirlerini okuması da ilginç ve güzeldi.

Beni en çok duygulandıran Çarşamba akşamı (15 Kasım) Öğretmenevinde yemek sırasında söyleşiler oldu.

Şiirlerin de okunduğu yemekte şarkılar ve türküler söylendi. Şiir dostlarının katıldığı toplantıda şiirlerini okurken S.Eryaşar, Külebi’nin bestelediği bir şiirini seslendirdi. Bu sürpriz, başta konukların olmak üzere çok kişinin ilgisini çekti. Önder Gazetesi’in yazarı Tuğrul Asi Balkar ilk kez bu toplantıda yüzyüze geldik, söyleştik. O da Keşan Şube Başkanı. Seçilmiş arkadaşlarıyla taa Külebi’nin yazdığı Keşan’dan gelmesi bir özveri gibi geldi bana. Külebi’nin yazdığı “Dostlara Türkü” şiirinin ilk bölümüyle bitirmek istiyorum yazımı:

Dostlarım bilin ki burada/Bir fakir Cahit Külebi/Garaja çekilmiş hurda/Paslanmış kamyonlar gibi/Bekler durur Ankara’da…

O şimdi Edirne’de kalmış bir Serhat Şehri gibi,”

O şimdi, daha sevecen, daha mutlu, daha genç, ve (daha güzel insan olmalı)