Edirne, sahip olduğu geniş tarım arazileri ve zengin bitki florasıyla arıcılık açısından Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Muğla, İzmir, Konya ve Ordu başta olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinden gelen gezgin arıcılar, yıl boyunca bitkilerin çiçeklenme dönemlerini takip ederek Edirne’ye geliyor.

Arıcıların rotasını ise büyük ölçüde doğanın takvimi belirliyor. Hangi bölgede hangi bitki çiçek açıyorsa arıcılar da kovanlarını o bölgeye taşıyor.

Edirne’de arıcılık sezonu genellikle nisan ayında kanola ile başlıyor. Kanola döneminin ardından karaçalı ve daha sonra ayçiçeği sezonu geliyor. Böylece bazı gezgin arıcılar Edirne’de yaklaşık 4 ay boyunca konaklayarak arılarını farklı bitki kaynaklarında çalıştırıyor.

KANOLA İLE BAŞLAYAN YOLCULUK AYÇİÇEĞİ İLE DEVAM EDİYOR

Edirne’ye nisan ayında gelen arıcıların ilk hedeflerinden biri kanola tarlaları oluyor. Kış döneminden çıkan arı kolonilerinin güçlenmesi açısından kanola dönemi önemli bir fırsat oluşturuyor.

Kanolanın ardından arılar karaçalı dönemine yönlendiriliyor. Yaz aylarında ise Edirne’nin geniş ayçiçeği tarlaları arıcıların en önemli duraklarından biri haline geliyor.

Ayçiçeği sezonunun sona ermesiyle birlikte arıcılar kovanlarındaki bal durumunu kontrol ediyor, bal sayımını gerçekleştiriyor ve ardından yeni üretim bölgelerine doğru yola çıkıyor.

EDİRNE BALIN ÜSSÜ"

Edirne’de bal üreticiliği yapan Talip Koca, kentin arıcılık açısından sahip olduğu potansiyele dikkat çekerek Edirne’nin adeta bir “bal üssü” olduğunu söyledi.

Koca, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gezgin arıcıların Edirne’ye geldiğini, arıcıların bitkilerin çiçeklenme dönemlerine göre farklı köy ve bölgelerde konakladığını belirtti.

Arıcıların köy muhtarlarıyla görüşerek uygun alanları belirlediğini ve daha sonra İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gerekli başvuruları yaptığını anlatan Talip Koca, konaklama alanlarının da büyük ölçüde hangi bitkinin çiçeklenme döneminde olduğuna göre belirlendiğini ifade etti.

ARICILIRAN EN BÜYÜK SORUNU NAKLİYE MALİYETİ

Ancak Edirne’nin sunduğu doğal zenginliğe rağmen gezgin arıcıların önemli sorunları da bulunuyor.

Üretici Talip Koca, özellikle nakliye maliyetlerinin arıcıların belini büktüğünü belirterek, kovanların ve arıcılık ekipmanlarının bir bölgeden başka bir bölgeye taşınmasının ciddi bir maliyet oluşturduğunu söyledi.

UZUNKÖPRÜ BELEDİYESİ’NE YENİ ÇÖP KAMYONU
UZUNKÖPRÜ BELEDİYESİ’NE YENİ ÇÖP KAMYONU
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin farklı illerinden Edirne’ye gelen gezgin arıcıların, yüzlerce hatta binlerce kilometrelik yol kat etmek zorunda kaldığını belirten Koca, artan akaryakıt ve taşıma giderlerinin üretim maliyetlerini yükselttiğine dikkat çekti.

MALZEMELERDE ÇOK PAHALI"

Arıcıların yalnızca nakliye giderleriyle mücadele etmediğini ifade eden Talip Koca, arıcılık malzemelerindeki fiyat artışlarının da üreticiyi zorladığını söyledi.

Kovan, petek, arıcılık ekipmanları ve üretimde kullanılan diğer malzemelerin maliyetlerinin yükseldiğini belirten Koca, üreticilerin daha fazla destek ve teşvik beklediğini dile getirdi.

Koca, özellikle gezgin arıcıların farklı bölgelerde üretim yapabilmesi için nakliye konusunda teşvik ve destek verilmesinin sektör açısından önemli olduğunu ifade etti.

ARICILAR DESTEK BEKLİYOR

Gezgin arıcılığın doğrudan doğaya ve tarımsal üretime bağlı olduğunu belirten üreticiler, artan maliyetler nedeniyle sektörün sürdürülebilirliği konusunda desteklerin önem taşıdığını vurguluyor.

Arıcıların talebi, yalnızca bal üretiminin desteklenmesiyle sınırlı değil. Kovanların taşınması sırasında ortaya çıkan nakliye maliyetlerinin azaltılması, arıcılık ekipmanlarının daha ulaşılabilir hale getirilmesi ve üreticilere yönelik teşviklerin artırılması isteniyor.

ARILAR TARİMSAL ÜRETİME KATKI SAĞLIYOR

Arıcılığın Edirne açısından bir diğer önemli boyutu ise tarımsal üretime sağladığı katkı.

Arılar nektar ve polen toplarken çiçekler arasında hareket ederek bitkilerin tozlaşmasına katkıda bulunuyor. Bu durum özellikle ayçiçeği gibi arıların yoğun olarak ziyaret ettiği tarımsal ürünlerde verim açısından önem taşıyor.

Arıcılar, arıların tarım alanlarında bulunmasının bazı ürünlerde verim artışına katkı sunduğunu ve bu katkının yüzde 30 seviyelerine kadar ulaşabildiğini belirtiyor.

Yani Edirne’ye gelen gezgin arıcılar yalnızca bal üretmiyor; aynı zamanda bölgedeki tarımsal üretimin verimliliğine de katkı sağlıyor.

4 AYLIK ARICILIK YOĞUNLUĞU

Nisan ayında kanola tarlalarıyla başlayan arıcılık hareketliliği, karaçalı ve ayçiçeği sezonlarıyla yaz boyunca devam ediyor.

Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arıcılar, bitkilerin çiçeklenme dönemlerini takip ederek kovanlarını Edirne’nin farklı köylerine taşıyor. Köy muhtarlarıyla görüşen üreticiler, gerekli başvuruların ardından uygun alanlarda konaklıyor.

Yaklaşık dört ay boyunca devam eden bu hareketlilik, Edirne kırsalında hem bal üretimine hem de tarımsal üretime katkı sağlıyor.

BAL ÜSSÜ"İÇİN DESTEK ÇAĞRISI

Edirne’nin sahip olduğu kanola, karaçalı ve ayçiçeği florasının arıcılık açısından büyük bir avantaj olduğunu belirten Talip Koca, kentin bu potansiyelinin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ancak üreticiler, artan maliyetlerin sektörün önündeki en büyük engellerden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Nakliye maliyetleri, pahalı arıcılık malzemeleri ve artan üretim giderleri, gezgin arıcıların Edirne’ye gelişini ve üretimin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.

Arıcıların beklentisi ise açık. "Edirne’nin bal üssü olma potansiyelinin korunması için üreticiye, özellikle de gezgin arıcılara daha güçlü teşvik ve destek sağlanması" olarak gündeme geliyor.

Edirne’nin tarlalarında baharla birlikte başlayan arıların yolculuğu, yaz boyunca ayçiçeklerinin arasında devam ederken, üreticiler hem doğanın sunduğu zenginlikten yararlanıyor hem de artan maliyetlere karşı ayakta kalmaya çalışıyor.

Bülent Sarıçiçek