Basın açıklamasında, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen silahlı saldırıya vurgu yapılarak, yaşanan olayın münferit olmadığı, eğitim sistemindeki yapısal sorunların bir sonucu olduğu ifade edildi. Açıklamada, saldırıda yaralanan öğretmen, öğrenci ve diğer görevlilere geçmiş olsun dilekleri iletilirken, eğitim kurumlarında güvenliğin giderek zayıfladığına dikkat çekildi.
Eğitimciler adına konuşan Zobar, “Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Okullar kan gölüne dönüyor, ancak sorumlular izlemekle yetiniyor. En güvenli olması gereken alanlar olan okullar, artık çocukların canlarını kurtarmak için camlardan atladığı yerlere dönüşmüş durumda” dedi.
Açıklamada, eğitim sisteminin gençlere umut vermekten uzaklaştığı, öğrencilerin geleceğe dair hayal kurmakta zorlandığı ve bunun da toplumsal bir öfkeye dönüştüğü ifade edildi. Bu durumun okul koridorlarına şiddet olarak yansıdığı belirtilerek, yaşananların bir “çöküş” olduğu vurgulandı.
Siverek’te yaşanan saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantin görevlisi ve 1 polis memurunun yaralandığı hatırlatılan açıklamada, bu tür olayların artık “münferit” olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Eğitimciler, daha önce de benzer uyarılarda bulunduklarını ancak gerekli önlemlerin alınmadığını dile getirdi.
“Öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor, öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönüp dönemeyeceğini hesap ediyor” denilen açıklamada, eğitimin bilimsellikten ve kamusal sorumluluktan uzaklaştırılmasının bu tabloyu yarattığı savunuldu.
Eğitim-İş Sendikası tarafından dile getirilen talepler ise şöyle sıralandı:
"Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi bulundurulması ve denetimlerin artırılması. Her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atanması ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi.Öğretmenler üzerindeki idari ve bürokratik baskının azaltılması
Eğitimciler, “Okullarda güvenlik bir temenni değil, devletin asli görevidir” diyerek, yetkilileri acil ve somut adımlar atmaya çağırdı.
Protesto boyunca “Artık yeter” sloganları atılırken, katılımcılar çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.
Bülent Sarıçiçek




