Eğitim-İş Edirne Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Eğitim-İş Edirne Şubesi Basın Yayın Sekreteri Deniz Tetik yaptı.
Tetik, 8 Mart’ın yalnızca bir anma ya da sembolik kutlama günü olmadığını belirterek, emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü tarihsel mücadelenin simgesi olduğunu ifade etti. Özellikle kamuda çalışan kadın emekçilerin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlara dikkat çeken Tetik, bu sorunların görünür kılınmasının ve bu sorunları üreten politikaların sorgulanmasının önemine vurgu yaptı.
Türkiye’de kamusal çalışma yaşamının uzun süredir neoliberal politikalarla yeniden yapılandırıldığını belirten Tetik, güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışının kalıcı hale geldiğini söyledi. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesimin kadın emekçiler olduğunu dile getiren Tetik, kadınların hem emekleri üzerinden sömürüldüğünü hem de toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle sistematik olarak ikincilleştirildiğini ifade etti.
Kadın kamu emekçilerinin aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği yaşadığını belirten Tetik, kadınların yönetici pozisyonlarından dışlandığını, mobbing ve sendikal baskılarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bunun yanında bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların sorumluluğuna bırakıldığını kaydeden Tetik, bu durumun kadınları çifte yük altında bıraktığını vurguladı.
Kadına yönelik şiddetin artmasının da ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Tetik, kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığını ifade etti. Şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisiz hale getirilmesinin tabloyu ağırlaştırdığını söyledi.
Sendikal mücadelenin toplumsal cinsiyet eşitliğini tali bir başlık olarak ele alamayacağını belirten Tetik, eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi ve şiddetsiz, güvenli çalışma ortamlarının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Eğitim-İş olarak kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi ve şiddetle etkin mücadele için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini savunduklarını belirten Tetik, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanması ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanması çağrısında bulundu.
Tetik, 8 Mart’ın kadınların taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günü olduğunu belirterek, Eğitim-İş’in emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceğini ifade etti.
Haber Merkezi