Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Trakya’da petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri kapsamında bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasının önünü açan Cumhurbaşkanı Kararı’na ilişkin basın açıklaması yaptı.
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında ihtiyaç duyduğu bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi. Karar; lokasyon alanları ve yolları, petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları, üretim kampları, idari kampüsler ve depolama tesisleri için ihtiyaç duyulan taşınmazları kapsıyor.
Dernek Başkanı Ayten Eren imzasıyla yapılan açıklamada, kararın Trakya’nın tarım alanları ve su kaynakları açısından ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
“İZİN VERMEYECEĞİZ”
Ayten Eren, “Trakya’da toprağımıza ve suyumuza ‘acele’ el koymaya karar verdiler. İzin vermeyeceğiz. Havamıza, toprağımıza, suyumuza sahip çıkacağız”dedi.
Dernek Bakanı Eren, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’yi kapsayan ruhsat alanlarında yürütülen petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerinin bölgenin ekolojik ve tarımsal yapısı açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtti.
Eren, yaşam alanlarının ve doğal kaynakların yalnızca ekonomik değer üzerinden ele alınmaması gerektiğini savunarak, Trakya halkının süreç hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirilmesini istedi.
“TRAKYA’NIN SU KAYNAKLARI BASKI ALTINDA”
Açıklamada özellikle hidrolik kırma yöntemiyle kaya gazı üretiminin su kaynakları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi. Dernek Başkanı Ayten Eren, hidrolik kırma sırasında yüksek miktarda su kullanılabildiğini, ortaya çıkan atık suların ise ağır metaller, yüksek tuzluluk ve farklı kimyasal bileşenler içerebileceğini belirtti.
Trakya’nın önemli bir tarım bölgesi olduğuna işaret eden Ayten Eren, bölgede su kaynaklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi açısından da önem taşıdığı ifade etti,
DEPREM VE METAN ENDİŞESİ
Dernek açıklamasında hidrolik kırma ve özellikle atık suyun yeraltına basılmasıyla ilişkili sismisite risklerine de dikkat çekildi. Ayrıca petrol ve doğal gaz faaliyetleri sırasında meydana gelebilecek metan sızıntılarının iklim değişikliği açısından oluşturabileceği riskler gündeme getirildi.
Açıklamada, sondaj ve üretim sahalarından kaynaklanabilecek hava kirliliğinin de çevrede yaşayan insanlar açısından araştırılması gerektiği savunuldu.
“TRAKYA TOPRAKLARI 1. SINIF TARIM TOPRAĞIDIR”
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren,Trakya’nın tarımsal üretim açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, tarım arazilerinin korunması gerektiğini belirtti.
Eren “Trakya’nın toprağı yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da toprağıdır. Suyumuz yaşamdır. Tarım alanlarımız geleceğimizdir” dedi. Ayten Eren, toprak ve su kaynaklarıyla ilgili alınacak kararların bölge halkının görüşleri dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini savundu.
ÇAĞRI YAPTILAR
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, yerel yöneticileri, köylüleri, çiftçileri, su kullanıcılarını, çevre örgütlerini, meslek odalarını ve baroları Trakya’nın doğal kaynaklarının korunması konusunda dayanışmaya çağırdı.
Açıklamada, hukuki ve fiili alanlarda planlı bir mücadele yürütüleceği belirtilirken, derneğin Trakya’nın toprağına, suyuna ve doğal yaşamına yönelik gelişmeleri takip edeceği mesajı verildi.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Kararı’nın kendisi acele kamulaştırmanın kapsamını TPAO’nun proje kaps…