Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, 14-21 Eylül 2026 dönemini kapsayan Sosyal Gündem Analiz Raporu’nda Türkiye’de toplumsal güven sorununu mercek altına aldı. “Birbirimize Neden Güvenmiyoruz?” başlığıyla hazırlanan raporda, güven kaybının yalnızca bireyler arasındaki ilişkileri değil; toplumsal dayanışmayı, ekonomik hayatı ve birlikte yaşama kültürünü de etkilediği vurgulandı.
İNSANLARA GÜVEN ORANI YÜZDE 14
Raporda, Pew Research Center’ın 2025 yılında 25 ülkede gerçekleştirdiği araştırmaya atıfta bulunularak, Türkiye’nin insanlara güvenin en düşük olduğu ülke konumunda bulunduğu belirtildi. Araştırmaya göre Türkiye’de insanlara güven oranı yüzde 14 seviyesinde kaldı.
Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması’nın (TGSS) 2024 verilerine de yer verilen raporda, katılımcılardan insanlara ne kadar güvendiklerini 0 ile 10 arasında puanlamalarının istendiği aktarıldı. Buna göre katılımcıların yüzde 36,4’ü “0” puan verirken, yüzde 62,7’si 0-4 arasındaki düşük güven grubunda yer aldı. İnsanlara güven düzeyini 6-10 arasında değerlendirenlerin oranı ise yalnızca yüzde 17,8 olarak kaydedildi.
YÜZDE 53,6 “KANDIRILABİLECEĞİNİ” DÜŞÜNÜYOR
Raporda dikkat çekilen bir diğer veri, insanların karşılarındaki kişinin dürüst davranacağına ilişkin düşünceleri oldu. TGSS kapsamında yöneltilen, insanların fırsat bulduklarında kandırmaya mı yoksa dürüst davranmaya mı çalışacağı yönündeki soruda güvensizlik oranının yüzde 53,6 olduğu belirtildi. Yüksek güven grubundakilerin oranının ise yüzde 22,5'te kaldığı ifade edildi.
Güven kaybının toplumsal ve ekonomik sonuçlarına da dikkat çekilen raporda, güvensizliğin insanları aile, akraba, hemşehri ve yakın çevrelerine yöneltebildiği değerlendirmesinde bulunuldu. Bu durumun zaman içinde objektif kurallar yerine kişisel bağlantıların öne çıkmasına ve kayırmacılığın normalleşmesine zemin hazırlayabileceği belirtildi.
EĞİTİM VE GELİR YÜKSELDİKÇE GÜVEN DE ARTIYOR
Rapora göre eğitim seviyesi yükseldikçe insanlara duyulan güven de artıyor. İlkokuldan lisansüstü eğitime doğru güven düzeyinde kademeli bir yükseliş görüldüğü belirtilirken, gelir seviyesi yüksek kişilerin de insanlara daha fazla güvendiği kaydedildi.
Raporda ekonomik şartlarla toplumsal güven arasındaki ilişkiye dikkat çekilerek geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı ve ekonomik rekabetin yoğunlaştığı dönemlerde toplumsal dayanışmanın korunmasının daha fazla önem kazandığı ifade edildi. Bu çerçevede toplumsal güven meselesinin aynı zamanda bir “sosyal adalet meselesi” olduğu değerlendirmesi yapıldı.
KADINLARIN GÜVEN PUANI ERKEKLERDEN DÜŞÜK
Araştırmada kadınlarla erkekler arasında da dikkat çekici bir fark ortaya çıktı. İnsanlara güven puanının kadınlarda 10 üzerinden ortalama 2,7, erkeklerde ise 3,3 olduğu belirtildi. Raporda bu sonuç, kadınların insanlarla iletişimlerinde erkeklere kıyasla daha temkinli bir yaklaşım sergiledikleri şeklinde değerlendirildi.
KOMŞUSUYLA GÖRÜŞENİN GÜVENİ İKİ KATINA ÇIKIYOR
Raporun öne çıkan sonuçlarından biri de komşuluk ilişkileri ile güven arasındaki bağlantı oldu. Komşularıyla haftada en az bir kez görüşenlerin yüzde 36’sının mahallelerindeki insanlara güvendiği, komşularıyla yılda birkaç kez veya daha seyrek görüşenlerde ise bu oranın yüzde 18’e gerilediği belirtildi.
Raporda, insanların birbirleriyle temas etmesinin, konuşmasının ve ortak hayatı paylaşmasının güven duygusunu güçlendirdiği vurgulandı. Mahallenin yalnızca fiziksel bir yaşam alanı olmadığı; insanların birbirini tanıdığı, ihtiyaç sahiplerinin fark edildiği, çocukların birlikte büyüdüğü ve dayanışmanın yaşatıldığı sosyal bir çevre olduğu ifade edildi.
GENÇLER KOMŞULARINA DAHA AZ GÜVENİYOR
Verilere göre komşularına en az güvenen kesimi gençler oluşturuyor. 55 yaş üzerindeki kişiler arasında mahallesindeki insanlara güvenenlerin oranının gençlerin neredeyse iki katına çıktığı belirtildi.
Raporda dijitalleşmeyle birlikte sosyal ilişkilerin önemli bölümünün çevrim içi ortamlara taşınmasının gençlerin mahalleyle kurduğu ilişkiyi de değiştirdiğine dikkat çekildi. Gençlerin yaşadıkları mahalle ve şehirle bağlarını güçlendirecek sosyal, kültürel ve gönüllülük faaliyetlerinin artırılması önerildi.
“TANIDIĞIN VAR MI?” ANLAYIŞINA LİYAKAT VURGUSU
Güven krizinin kayırmacılığı besleyebileceğine de işaret edilen raporda, insanların kendilerini güvence altına almak amacıyla tanıdık çevrelerine yönelebileceği ifade edildi. Aile ve yakın çevre dayanışmasının değerli olduğu ancak kamusal ve ekonomik ilişkilerin yalnızca tanışıklık üzerinden yürütülmesinin yeni sorunlara yol açabileceği kaydedildi.
Raporda, “‘Tanıdığın var mı?’ sorusunun liyakatin önüne geçtiği bir toplumsal düzen güveni daha da zayıflatır” değerlendirmesine yer verildi. Kuralların herkese eşit uygulandığına ve kişisel ilişkilerin sonuçları belirlemediğine dair inancın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
SAADET PARTİSİ’NDEN 12 MADDELİK ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Saadet Partisi, toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi için adalet ve hukuk sistemine duyulan güvenin güçlendirilmesi, kamuda ve çalışma hayatında liyakatin esas alınması ve sosyal adaleti güçlendiren politikaların uygulanmasını önerdi. Mahalle kültürünün canlandırılması, insanları buluşturacak ortak sosyal alanların artırılması ve komşuluk ilişkilerinin desteklenmesi de öneriler arasında yer aldı.
Raporda ayrıca gençlerin mahalleyle bağını güçlendirecek gönüllülük modellerinin geliştirilmesi, aile kurumunun desteklenmesi, eğitimde dürüstlük, adalet, sorumluluk ve yardımlaşma gibi değerlerin öne çıkarılması istendi. Kadınların kendilerini güvende hissedebilecekleri şehirlerin oluşturulması, toplumsal kutuplaşmayı azaltacak bir dil benimsenmesi ile sivil toplum ve yerel dayanışma mekanizmalarının güçlendirilmesi de çözüm önerileri arasında sıralandı.
Saadet Partisi, raporun sonuç bölümünde toplumsal güvenin yalnızca bireysel ilişkiler üzerinden ele alınamayacağını belirterek adalet ve liyakat vurgusu yaptı. Parti, “Önce Ahlâk ve Maneviyat” yaklaşımı çerçevesinde toplumsal güvenin yeniden tesisi için adaletin ve liyakatin güçlendirilmesi, aile ve mahalle kültürünün korunması, gençlerin toplumsal hayata katılımının artırılması ve dayanışmanın geliştirilmesi gerektiğini bildirdi.
Gözde Kabasakal




