Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan 28 Eylül-5 Ekim 2026 tarihli raporda, üniversitelerde akademik özgürlük, kurumsal özerklik, araştırma ve öğretim özgürlüğü ile ifade özgürlüğü başlıkları mercek altına alındı.

Raporda, V-Dem verilerine göre Türkiye’nin Akademik Özgürlük Endeksi’nin 2015 yılında 0,278 seviyesindeyken 2025 yılında 0,088’e gerilediği, bunun 10 yıllık dönemde yaklaşık yüzde 68’lik düşüşe karşılık geldiği kaydedildi. Araştırma ve öğretim özgürlüğü göstergesinin ise 2012’de 0,49 iken 2025’te 0,14’e düştüğü belirtildi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Raporda dikkat çekilen bir diğer alan akademik ve kültürel ifade özgürlüğü oldu. Söz konusu göstergenin 2012'de 0,37 seviyesindeyken 2025'te 0,10'a gerilediği ve yaklaşık yüzde 73'lük düşüşün incelenen beş temel bileşen arasındaki en yüksek oransal gerileme olduğu ifade edildi.

Saadet Partisi, akademik özgürlüğün yalnızca akademisyenlerin düşüncelerini açıklayabilmesiyle sınırlı olmadığı görüşünü dile getirdi. Raporda; araştırma ve öğretim özgürlüğü, akademik bilginin yayılması, üniversitelerin kurumsal özerkliği, kampüs bütünlüğü ile akademik ve kültürel ifade özgürlüğünün birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

“BÖLGESEL ORTALAMALARIN ALTINDA”

Raporda Türkiye'nin 2025 verilerine göre akademik özgürlüğün beş temel bileşeninin tamamında Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ortalamasının altında bulunduğu belirtildi. Akademik ve kültürel ifade özgürlüğünde Türkiye için 0,10, MENA ortalaması için 0,34; araştırma ve öğretim özgürlüğünde ise sırasıyla 0,14 ve 0,36 değerleri aktarıldı.

Üniversitelerin yönetim sistemine de değinilen raporda, 2016 yılında rektör adaylarının üniversite içerisindeki oylamalarla belirlenmesi uygulamasına son verildiği, mevcut sistemde devlet üniversitelerinin rektörlerinin Cumhurbaşkanı tarafından atandığı hatırlatıldı. Saadet Partisi, rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın katılımının artırıldığı; liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alındığı bir model önerdi.

AKADEMİSYENLERİN DİJİTAL YAYINLARINA AYRI PARANTEZ

Çalışmada akademisyenlerin YouTube ve benzeri dijital platformlardaki faaliyetlerine de yer verildi. Devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin bu platformlardan gelir elde etmesinin devlet memurlarına yönelik ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı kapsamında değerlendirilmesine ilişkin tartışmaların belirsizlik yarattığı savunuldu.

ŞAHİN’DEN BAKAN YUMAKLI’YA TEPKİ
ŞAHİN’DEN BAKAN YUMAKLI’YA TEPKİ
İçeriği Görüntüle

Raporda, bilimsel ve eğitsel içerik üretiminin desteklenmesi gerektiği belirtilirken, gelir elde edilen faaliyetlerde mutlak yasak yerine şeffaf bildirim, üniversite izni, gelir sınırı ve çıkar çatışması denetimi gibi düzenlemeler önerildi.

SAADET PARTİSİ ÖNERİLERİNİ SIRALADI

Raporda üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesi, araştırma ve öğretim özgürlüğünün güvence altına alınması ve farklı düşüncelerin tartışılabileceği bir akademik ortam oluşturulması gerektiği ifade edildi. Kamu denetiminin sürmesi gerektiği belirtilirken, bunun akademik kararlar üzerinde baskıya dönüşmemesi gerektiği görüşü dile getirildi.

Partinin yaklaşımı raporun sonuç bölümünde, “siyasetin gölgesinde kalan değil, bilimin ışığında yol alan; özgür, ahlâklı, liyakatli ve üretken üniversiteler” hedefiyle özetlendi.

Gözde Kabasakal