KADINLAR PANELDE BULUŞTU
KADINLAR PANELDE BULUŞTU
İçeriği Görüntüle



Yunanistan yönetiminin, Batı Trakya Türk Azınlığının müftülerini seçme taleplerine rağmen Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yeni atamalar yapması, Türkiye’nin tepkisine neden oldu. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, atamalara ilişkin yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın azınlığın temel hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı sürdürdüğünü bildirdi.
Yunanistan Resmi Gazetesi’nde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile eski İskeçe tayinli müftü naibi Bilal Kara Halil, Gümülcine Müftülüğüne; İstanköy’de din görevlisi olarak çalışan Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğüne atandı. Her iki müftünün görev süresinin beş yıl olacağı belirtildi.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN TEPKİ
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Yunanistan’ın söz konusu atamalarla Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini göz ardı ettiği ifade edildi.
Müftülük kurumunun Batı Trakya Türk Azınlığının dini, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Yunanistan’ın azınlığın kendi seçtiği müftüleri tanımamakta ısrar ettiği belirtildi. Açıklamada, bu tutumun azınlığın iradesini ve din özgürlüğünü göz ardı ettiği vurgulandı.
Bakanlık, Yunanistan makamlarını Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımaya ve atanmış müftüleri dayatma girişimlerinden vazgeçmeye çağırdı.
MÜFTÜLÜK SORUNU 1985’TE BAŞLADI
Batı Trakya’daki müftülük sorunu, Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi’nin 1985’te vefat etmesinin ardından Yunanistan yönetiminin müftüleri atama yoluyla belirlemeye başlamasıyla gündeme geldi. Yunanistan, 1991’de yaptığı yasal düzenlemeyle müftülerin seçilmesine ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırarak atama sistemini sürdürdü.
Bu süreçte bölgede, devlet tarafından atanan müftüler ile Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftülerden oluşan ikili bir yapı ortaya çıktı. Yunanistan makamları azınlığın seçtiği müftüleri resmen tanımazken, Batı Trakya Türk Azınlığı kendi iradesiyle belirlediği dini liderleri kabul etmeyi sürdürüyor.
Gümülcine’de İbrahim Şerif, İskeçe’de ise Mustafa Trampa, azınlık tarafından seçilmiş müftüler olarak kabul ediliyor. Türk azınlık temsilcileri, Lozan Barış Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1920 tarihli 2345 sayılı yasayı müftü seçme hakkının hukuki dayanakları arasında göstererek atama uygulamasına son verilmesini ve seçilmiş müftülerin resmen tanınmasını talep ediyor./Haber Merkezi