Eğitim-İş Edirne Temsilcisi Nedim Zobar, evlerinden eğitim görmek amacıyla çıkan öğrencilerin daha okul sıralarına ulaşamadan silahlı saldırının ortasında kaldığını belirterek, 11 öğrencinin yaralanmasının büyük bir üzüntü ve endişe yarattığını ifade etti.
Zobar, söz konusu okulun güvenlik açısından “1. derece riskli okul” olarak değerlendirilmiş olmasına dikkat çekerek, “Madem bu okul 1. derece riskli olarak tespit edilmişti, bu riskin gerektirdiği güvenlik tedbirleri neden alınmadı?” sorusunu yöneltti.
“7 BAKANLIK PROTOKOL İMZALADI, 15 SAAT SONRA SALDIRI OLDU”
Okullarda güvenliğin sağlanmasına yönelik daha önce yapılan açıklamalara da değinen Zobar, geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında yaşanan saldırıların ardından iki aylık yaz tatilinin gerekli önlemlerin alınması için değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Zobar, okulların açılmasının ardından 7 bakanlığın güvenlik değerlendirmelerinin yapıldığı, risklerin belirlendiği ve gerekli önlemlerin alındığı yönünde açıklama yaptığını ve bir protokol imzalandığını belirterek, bu açıklamaların üzerinden yaklaşık 15 saat geçtikten sonra Turgutlu’da 11 öğrencinin yaralandığı saldırının meydana gelmesini eleştirdi.
“7 Bakanlık bir protokolün altında yan yana gelebiliyorsa, çocuklarımız vurulduğunda sorumluluğun da arkasında yan yana duracak mıdır?” diye soran Zobar, eğitimde şiddetin önlenmesinde yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, eğitim, sosyal hizmet, sağlık ve güvenlik kurumlarının ortak çalışmasının gerekli olduğunu söyledi.
“ÇOCUK EĞİTİMDEN UZAKLAŞIRKEN KİM TAKİP ETTİ?”
Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen çocuğun eğitim sürecine ilişkin de sorular yönelten Zobar, çocuğun açık liseye geçerek örgün eğitimden uzaklaştığını, daha sonra yeniden okula kayıt yaptırmasına rağmen bir hafta boyunca okula gelmediği iddiasına dikkat çekti.
Zobar, “Çocuklar okuldan koparken Millî Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı neredeydi?” sorusunu yönelterek, eğitimden uzaklaşan, sosyal ve psikolojik açıdan risk altında bulunan çocukların erken dönemde tespit edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir” diyen Zobar, asıl sorgulanması gereken konulardan birinin de bir çocuğun şiddetin faili haline gelmesine kadar geçen süreçte devletin hangi mekanizmalarının devrede olduğu olduğunu belirtti.
“7 BAKANLIK, KENDİ GÖREV ALANININ HESABINI VERSİN”
Eğitim-İş olarak protokollerin sahadaki karşılığının sorgulanması gerektiğini belirten Zobar, “Protokol imzalamak sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez. Protokol ancak sahada karşılığı varsa anlamlıdır. Altına kaç Bakanın imza attığı değil, o imzaların kaç çocuğu koruyabildiği önemlidir. 7 imza attınız; şimdi 7 Bakanlık olarak kendi görev alanınızın hesabını verin” ifadelerini kullandı.
Zobar, Millî Eğitim Bakanlığına okullardaki rehberlik öğretmeni eksikliğini ve devamsızlığı artan, okulla bağı zayıflayan öğrenciler için etkili mekanizmaların bulunup bulunmadığını sordu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ise risk altındaki çocukların olay yaşanmadan önce tespit edilmesi ve okullar ile sosyal hizmet birimleri arasında etkin bir erken uyarı mekanizması kurulması çağrısında bulundu.
İçişleri Bakanlığına da bireysel silahlanmanın yarattığı tehlikeye dikkat çeken Zobar, çocukların silaha erişimini engelleyecek önleyici mekanizmaların etkin biçimde işletilmesi gerektiğini söyledi.
“GÜVENLİ OKUL SADECE GÜVENLİK GÖREVLİSİ BULUNAN OKUL DEĞİLDİR”
Okul güvenliğinin yalnızca polis veya güvenlik görevlileriyle sağlanamayacağını belirten Zobar, güvenli okul anlayışının öğrencinin kendisini ait hissettiği, zorbalık ve dışlanmanın önlendiği, yardım isteyen öğrencinin sesinin duyulduğu bir eğitim ortamını kapsaması gerektiğini ifade etti.
Eğitim-İş’in taleplerini de sıralayan Zobar; yeterli sayıda rehberlik ve psikolojik danışman istihdam edilmesini, çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarının yer aldığı güçlü bir sistem kurulmasını istedi.
Okul ve derslik sayısının artırılması, kalabalık sınıfların azaltılması, ikili eğitimin sona erdirilmesi, öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişiminin sağlanması ve okul aidiyetini güçlendirecek politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
“GÜVENLİ OKUL, SAĞLIKLI EĞİTİM”
Manisa’da yaralanan 11 öğrenciye geçmiş olsun dileklerini ileten Zobar, ailelerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin yanında olduklarını belirtti.
Eğitim-İş olarak eğitimde şiddetin normalleştirilmesine karşı mücadele ettiklerini söyleyen Zobar, “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebini yükselttiklerini belirterek, okullarda üç gün boyunca siyah giyinip yakalarında kokart taşıyacaklarını açıkladı.
Zobar, “Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken onun silah seslerinin ortasında kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda değildir. Hiçbir çocuk okul yolunda kurşunlarla karşılaşmamalıdır. Sorularımızın cevabını, eksikliklerin giderilmesini ve çocuklarımızı gerçekten koruyacak politikaların hayata geçirilmesini istiyoruz. Ve bunun takipçisi olacağız. En büyük erdem sorumluluktur. Çocuklarımızı koruyamayan bu düzenin sorumlularına ‘istifa’ diyoruz”dedi.
Gözde Kabasakal





