Bir otomobili satın almak için yıllarca para biriktiren vatandaş, aracı aldıktan sonra bu kez “Nasıl geçindireceğim?” hesabı yapıyor. Özellikle dar gelirli vatandaşlar için otomobil, ihtiyaçtan çok ciddi bir ekonomik yük haline geliyor.

KALİTELİ ARICILIK İÇİN KOLLAR SIVANDI
KALİTELİ ARICILIK İÇİN KOLLAR SIVANDI
İçeriği Görüntüle

Araç sahibi olmanın ilk maliyeti satın alma bedeliyle başlarken, sonrasında peş peşe yeni giderler ortaya çıkıyor. Yakıt parası, motorlu taşıtlar vergisi, zorunlu trafik sigortası, kasko, periyodik bakım, lastik değişimi, muayene ve beklenmedik tamir masrafları araç sahiplerinin bütçesini zorluyor.

Bunlara bir de özellikle şehir merkezlerinde ciddi bir sorun haline gelen otopark ücretleri ekleniyor.

Vatandaş, işe veya alışverişe giderken aracını park edecek yer bulmakta zorlanırken, ücretli otopark kullanmak zorunda kaldığında bir başka masrafla karşılaşıyor.

BİR DE ARACIN TEMİZLİĞİ VAR

Araç sahiplerinin gözünü korkutan giderlerden biri de temizlik. Bugün aracının iç temizliğini yaptırmak isteyen bir vatandaş en az 1.000 TL, dış yıkama için ise yaklaşık 500 TL ödemek zorunda kalabiliyor. Böylece aracın hem iç hem dış temizliği için tek seferde yaklaşık 1.500 TL harcanıyor.

Üstelik bu rakamlar aracın durumuna, temizliğin kapsamına ve kullanılan hizmete göre daha da yukarı çıkabiliyor.

KENDİM YIKARIM” DEMEK DE KOLAY DEĞİL

Masraftan kaçmak isteyen vatandaş bu kez aracını kendi yıkamayı düşünüyor. Ancak bu da sanıldığı kadar kolay değil.

Kendim yıkarım” diyen araç sahibi, uygun yer bulmakta zorlanıyor. Apartman önünde, sokakta veya ortak alanlarda araç yıkamak her zaman mümkün olmuyor. Uygun bir alan varsa da su, temizlik malzemeleri ve ekipman için yine ayrı bir masraf ortaya çıkıyor.

VATANDAŞIN HESABI KABARIYOR

Araç sahipleri, “Alması dert, bakımı dert, yakıtı dert, otoparkı dert, vergisi dert, tamiri dert, sigortası dert, yıkaması dert" diyorlar.

Vatandaşlara göre artık bir otomobile sahip olmak, sadece aracın parasını ödemek anlamına gelmiyor. Aracı yolda tutmanın maliyeti de satın alma bedeli kadar önemli hale geliyor.

Özellikle sabit gelirle geçinen vatandaşlar, her ay artan araç giderleri nedeniyle otomobil kullanımını yeniden hesaplamak zorunda kalıyor.

Bir zamanlar ihtiyaç olarak görülen otomobil, bugün birçok vatandaş için adeta “bitmeyen masraf kapısı” haline geldi.

Bülent Sarıçiçek