“PATİFEST” İLE HAYVAN SEVGİSİ FESTİVALE DÖNÜŞÜYOR
“PATİFEST” İLE HAYVAN SEVGİSİ FESTİVALE DÖNÜŞÜYOR
İçeriği Görüntüle

Edirne Belediyesi'nin AKM'deki küçük salonda yapılan 26 Mart’ın tarihsel hafızadaki yeri ve anma pratiklerinin yıllar içindeki değişimi, akademisyen Doç. Dr. Hakan Şallı’nın değerlendirmeleriyle yeniden elle alındı. Şallı, 1913 yılında Edirne’nin Bulgar işgaline uğramasının ardından başlayan anma geleneğinin zamanla önemli değişimler geçirdiğini belirtti.
Şallı’nın aktardığına göre, işgalin üzerinden bir yıl geçtikten sonra, 26 Mart 1914’te Edirne’deki öğrenciler sabahın erken saatlerinde bir araya gelerek hem esaret günlerini andı hem de yaşanan acıların tazeliği nedeniyle intikam yeminleri etti. Aynı dönemde öğrenciler iki gruba ayrılarak Edirne’nin yaklaşık 6 kilometre dışındaki Ayvaz Baba Tabyası’na yürüyüş gerçekleştirdi ve şehrin düştüğü noktayı ziyaret etti.
Ancak 1915 yılından itibaren bu anma geleneğinin hızla zayıfladığına dikkat çeken Şallı, bunun temel nedeninin dönemin siyasi koşulları olduğunu ifade etti. Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti’nin Bulgaristan ile müttefik hale gelmesinin, anmaların geri plana itilmesine yol açtığını söyledi. Bu süreçte Edirne’de basın faaliyetlerinin de sınırlı olması nedeniyle anma pratiklerinin nasıl sürdürüldüğüne dair yeterli veri bulunmadığını belirtti.
1919 yılına kadar olan süreçte Trakya Paşeli Gazetesi’nde yer alan bilgiler doğrultusunda, 1914’teki anma törenlerinin benzer ritüellerle sürdürüldüğünün görüldüğünü aktaran Şallı, Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise anmaların içeriğinin değişmeye başladığını vurguladı. Cumhuriyet’in ilanı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğiyle birlikte 26 Mart anmalarında yeni bir sembolik çerçeve oluştuğunu ifade etti.
1950’li yıllarda Bulgaristan’dan Türkiye’ye yaşanan yoğun göçlerin etkisiyle 26 Mart’ın yeniden güçlü bir şekilde hatırlandığını belirten Şallı, bu dönemde yaşanan acıların anma kültürünü canlı tuttuğunu dile getirdi.
1960’lı yıllardan itibaren ise anma törenlerinin giderek zayıfladığını söyleyen Şallı, bunun en önemli nedenlerinden birinin olaylara birebir tanıklık eden kişilerin hayatını kaybetmesi olduğunu ifade etti. Birinci ağızdan anlatımların ortadan kalkmasının, anmaların duygusal etkisini azalttığını belirtti.
Günümüzde ise 26 Mart’ın farklı bir biçimde hatırlandığını kaydeden Şallı, geçmişte gerçekleştirilen uzun yürüyüşlerin artık yapılmadığını ve anma mesafelerinin kısaldığını sözlerine ekledi.

Mert Hamarat