Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan “Gıda İsrafının Önlenmesi” başlıklı raporda, gıda israfının ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları ele alındı. Raporda, Türkiye’de üretilen her beş gıda ürününden birinin sofraya ulaşmadan ekonomik değerini kaybettiğine dikkat çekildi.

Rapora göre, Türkiye’de yalnızca hane halkı düzeyinde yılda yaklaşık 8,7 milyon ton gıda israf ediliyor. Kişi başına düşen yıllık gıda israfının ise 102 kilogram seviyesinde olduğu belirtiliyor.

İSRAF TARLADA BAŞLIYOR

KIZILAY’DAN ANNE-ÇOCUK KAMPINA FARKINDALIK EĞİTİMİ
KIZILAY’DAN ANNE-ÇOCUK KAMPINA FARKINDALIK EĞİTİMİ
İçeriği Görüntüle

Gıda israfının yalnızca evlerde yaşanan tüketim alışkanlıklarından kaynaklanmadığına dikkat çekilen raporda; üretim, depolama, lojistik, perakende ve hane halkının tamamının sürecin bir parçası olduğu vurgulandı.

Bazı ürünlerin yalnızca şekil, renk veya boyut bakımından piyasa standartlarını karşılamadığı için tarlada bırakıldığı belirtilirken, düşük piyasa fiyatları, yüksek işçilik maliyetleri ve yanlış hasat planlamasının da üretim aşamasındaki kayıpları artırdığı ifade edildi.

Depolama ve lojistikte yaşanan sorunların da özellikle yaş meyve ve sebzelerde ciddi kayıplara yol açtığı kaydedildi.

EVLERDE DE İSRAF BÜYÜK

Raporda, hane halkındaki israfın başlıca nedenleri arasında plansız alışveriş, ihtiyaçtan fazla ürün satın alınması, uygun olmayan muhafaza koşulları ve fazla yemek hazırlanması gösterildi.

Türkiye İsraf Araştırması'na göre tüketicilerin yalnızca yüzde 31’inin alışverişe liste hazırlayarak gittiği, satın alınan gıdaların yaklaşık yüzde 23’ünün ise tüketilmeden çöpe atıldığı belirtildi. Evlerde en fazla israf edilen ürün gruplarının meyve-sebzeler ile süt ve süt ürünleri olduğu kaydedildi.

“SADECE VATANDAŞA ÇAĞRI YAPMAK YETMEZ”

Sinan Tekin tarafından yapılan değerlendirmede, gıda israfıyla mücadelenin yalnızca vatandaşların sorumluluğuna bırakılamayacağı vurgulandı.

Tekin, üretimden tüketime kadar uzanan gıda zincirinin daha verimli hale getirilmesi gerektiğini belirterek; hasat sonrası kayıpların azaltılması, depolama ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi, gıda bankacılığının yaygınlaştırılması ve tüketilebilir durumdaki ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Raporda ayrıca marketlerde yalnızca görünümü nedeniyle satış dışı bırakılan ürünlerin değerlendirilmesi, restoranlarda porsiyon seçeneklerinin artırılması, okullarda gıda okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve TETT ile STT arasındaki fark konusunda toplumun bilinçlendirilmesi önerildi.

“GIDA İSRAFI MİLLÎ BİR GÖREV”

Tekin, açıklamasında gıda israfının yalnızca çöpe atılan yiyeceklerden ibaret olmadığını belirterek, israf edilen her ürünle birlikte toprağın, suyun, çiftçinin emeğinin ve ülke kaynaklarının da boşa harcandığını ifade etti.

Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşlara ortak sorumluluk çağrısı yapan Tekin, gıda israfıyla mücadelenin millî bir görev olduğunu vurguladı.

Gözde Kabasakal