Edirne Eczacı Odası Başkanı Ecz. Doğukan Çiftçi, mart ve nisan aylarında avro kuruna bağlı olarak ilaç fiyat kararnamesinde (İFK) yapılan düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan yüzde 6 ve yüzde 8’lik artışların sektör açısından bir “zam” değil, kur güncellemesi olduğuna dikkat çeken Çiftçi, bu düzenlemenin eczacılar için sınırlı bir rahatlama sağladığını ifade etti.
Mevcut kur ile olması gereken kur arasında ciddi fark bulunduğunu vurgulayan Çiftçi, “Bugün olması gereken kur baz alındığında ilaçların TL karşılığının yaklaşık iki katı olması gerekiyor. Yapılan düzenlemeler bu farkı daraltmaya yönelik ancak yeterli değil” dedi.
İlaç sektörünün üretimden lojistiğe kadar çok yönlü bir yapı olduğunu hatırlatan Çiftçi, firmaların Türkiye gibi büyük bir pazarda zararına satış yapmak durumunda kalabildiğini belirtti. Bu durumun sürdürülebilir olmadığına işaret eden Çiftçi, özellikle pandemi sonrası artan kira, enerji ve personel giderlerinin eczacıları zorladığını söyledi.
Çiftçi, ilaç fiyatlarındaki dengesizliğin sahaya da yansıdığını belirterek, başta kanser ve bağışıklık sistemi ilaçları olmak üzere yüksek maliyetli ürünlerde yoklukların daha sık görüldüğünü dile getirdi. İthal statüsündeki ilaçlarda ise bu sorunun daha da belirgin hale geldiğini kaydetti.
Küresel gelişmelerin de sektörü doğrudan etkilediğine dikkat çeken Çiftçi, savaşlar, ham madde krizi ve petrol fiyatlarındaki artışın ilaç üretim ve dağıtım süreçlerini zorlaştırdığını ifade etti. Lojistik maliyetlerindeki yükselişe rağmen fiyat kararnamesindeki artışların düşük kaldığını belirten Çiftçi, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde yeni bir ilaç krizinin habercisi olabilir” şeklinde konuştu.
2026 yılı için temkinli olunması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, kısa vadede yapılan düzenlemelerin piyasayı bir miktar rahatlatsa da kalıcı çözüm için daha kapsamlı adımlar gerektiğini söyledi.
Savaşların sadece ekonomiyi değil sağlık sistemini de doğrudan etkilediğini belirten Çiftçi, “Sağlık sektörü savaş zamanlarında en zor dönemlerini yaşar. İnsan hayatını önceleyen bir meslek grubu olarak savaşın her türlüsüne karşıyız. Umudumuz, çatışmaların sona ermesi ve küresel krizin etkilerinin azalmasıdır” diye belirtti.
Mert Hamarat





