Yalnızca en düşük maaş alan emeklilere yönelik düzenleme yapılmasının yeni bir adaletsizlik yaratacağını belirten Yaz, “10 bin lira zam verilecekse bütün emeklilere verilmeli. En düşük emekli maaşı şuan 40-42 bin lira seviyesinde olmalı”diyerek ekleyerek Emeklilerin kira, ısınma ve gıda giderleri karşısında ezildiğini,“Emekli torununa harçlık veremiyor, arkadaşına çay ısmarlayamıyor. İnsanların gelecekten umudu kalmadı” şeklinde konuştu.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ekim ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77 olarak açıklamasının ardından SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak ayında alacağı zammın dört aylık bölümü yüzde 8,29 olarak kesinleşti. Kasım ve aralık ayı enflasyon verilerinin beklenmeye başlandığı süreçte, emekli maaşlarına yapılacak artış, seyyanen zam ve en düşük emekli aylığının yükseltilmesi tartışmaları da gündemdeki yerini koruyor.
Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, emeklilerin ekonomik koşullarına, gündemdeki zam beklentilerine ve hükümetin emeklilere yönelik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıllardır emekli maaşlarının alım gücünün gerilediğini savunan Yaz, açıklanan zam oranlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Hükümetten artık bir beklentilerinin bulunmadığını dile getiren Yaz, emeklilerin yaşadığı ekonomik tablonun geçici bir sorun olmaktan çıktığını belirtti.
“SADECE BİR KESİME ZAM YAPMAK ADALETSİZLİK ”

Her yıl gündeme gelen seyyanen zam tartışmalarına değinen Yaz, yalnızca en düşük emekli aylığını alanlara yönelik bir iyileştirmenin emekliler arasındaki gelir dengesizliğini daha da artıracağını belirtti. Yüksek prim ödeyen, uzun yıllar çalışan ve daha fazla emek veren emeklilerin de aynı ekonomik koşullardan etkilendiğini kaydeden Yaz, yapılacak artışın bütün emeklileri kapsaması gerektiğini vurguladı.
Yaz, “Bir emekli derneği olarak artık hükümetten bir beklenti içerisinde değiliz. Çünkü bugüne kadar yapılanlar, bu beklentinin karşılanmayacağını gösteriyor. Şimdi yalnızca en düşük maaş alanlara zam yapılacağı konuşuluyor. Ancak bu durum, yüksek miktarda prim ödeyen ve uzun yıllar çalışan emekliler açısından ciddi bir adaletsizlik anlamına gelir. Verilecekse herkese verilmeli. 10 bin lira verilecekse emeklilerin tamamına verilmeli. Aksi halde emeklileri kendi içerisinde ayrıştırmış olursunuz” şeklinde konuştu.
Yapılması konuşulan düzenlemelerin seçim yatırımı olarak kullanılabileceğine ilişkin endişelerini de dile getiren Yaz, emeklilerin artık bu tür açıklamalara temkinli yaklaştığını da ifade etti.
“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 40-42 BİN LİRA OLMALI”
En düşük emekli aylığının asgari ücretin gerisinde kalmasına dikkat çeken Yaz, geçmiş yıllarda en düşük emekli maaşının asgari ücretin yaklaşık 1,5 katı seviyesinde olduğunu belirtti. Bugünkü asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamayla en düşük emekli aylığının 40 ile 42 bin lira civarında olması gerektiğini savunan Yaz, mevcut maaşlarla bu seviyeye ulaşılmasının mümkün görünmediğini ifade etti.
Yaz, “Bugün en düşük emekli maaşı 23 bin 552 lira. Yaklaşık 5 milyon emeklinin bu maaşla geçinmeye çalıştığı belirtiliyor. Geçmişte en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katı seviyesindeydi. Bugünkü rakamlarla baktığımızda en düşük emekli aylığının 40-42 bin lira civarında olması gerekiyor. Şimdi ne kadar zam yapacaklar da bu rakama ulaşılacak? Bunun mümkün olmadığını düşünüyoruz” dedi.
“İKİ POŞET ALIŞVERİŞ 2 BİN LİRA TUTUYOR”
Emeklilerin en büyük sorunlarından birinin temel ihtiyaçlara ulaşmak olduğunu belirten Yaz, özellikle gıda fiyatlarındaki artışın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü söyledi. Market alışverişinde en ucuz ürünleri tercih etmek zorunda kalan emeklilerin artık fiyat karşılaştırması yaparak alışverişlerini sürdürmeye çalıştığını kaydeden Yaz, kendi alışverişinden örnek vererek,“Bugün iki poşet alışveriş yaptım. İçine baktığınızda doğru düzgün bir şey yok ama 2 bin lira tutuyor. Peynir, birkaç meyve ve temel ihtiyaçlar… İnsanlar artık ürünün kalitesine değil, fiyatına bakıyor. Peynir alırken bile en ucuzunu tercih etmek zorunda kalıyoruz. Domates 150 lira olmuş. Emekli bunu nasıl alıp yiyecek? İnsanlar marketlerde hangi ürünün nerede daha ucuz olduğunu birbirlerine danışıyor. 20-30 liralık indirim bile insanlar için önemli hale geldi” şeklinde konuştu.
Edirne'de kış aylarının yaklaşmasıyla emeklilerin ekonomik yükünün daha da ağırlaşacağını belirten Yaz, özellikle kira ve ısınma giderlerinin mevcut maaşlarla karşılanmasının zorlaştığını dile getirdi.
Düzgün bir evin kirasının yaklaşık 20 bin liraya ulaştığını ifade eden Yaz, ısınma, elektrik ve su giderlerinin de eklendiğinde emeklinin maaşının büyük bölümünün temel giderlere ayrıldığını söyledi. Gıda harcamalarıyla birlikte aylık ihtiyaçların mevcut emekli aylığını aştığını belirten Yaz, “Kış geldi. Bir emekli evinde ısınmak istese 4-5 bin lira gideri olacak. Kira, elektrik, su ve gıda harcamalarını düşündüğünüzde 23 bin lira maaşla nasıl geçinilecek? Emekli battaniyenin altında oturarak hayatını sürdürmeye çalışıyor. Çocuğundan yardım istemek zorunda kalıyor” dedi.
“BULGARİSTAN'DAKİ EMEKLİLERİN GERİSİNE DÜŞTÜK”
Edirne'ye alışveriş için gelen Bulgaristan vatandaşlarının ekonomik durumuyla Edirne'deki emeklilerin koşullarını da karşılaştıran Yaz, geçmiş yıllarda ekonomik açıdan çok daha iyi durumda olduğunu ancak bugün tablonun tersine döndüğünü savundu.
Yaz, “15-20 yıl önce Bulgaristan'a gittiğimizde biz onlardan çok daha iyi durumdaydık. Bugün ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız. Bulgaristan'dan gelenler Edirne'de kasa kasa alışveriş yaparken bizim emeklimiz iki poşeti doldurmakta zorlanıyor. Açıkçası geldiğimiz noktada Afrika ülkelerindeki yaşam koşullarını konuşur hale geldik. Dünyanın gelişmiş ülkelerindeki ekonomistler Türkiye'de insanların nasıl geçindiğini anlamakta zorlanıyor. Çünkü bu maaşlarla geçinmek gerçekten mümkün değil” diye konuştu.
“17 MİLYON EMEKLİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Türkiye'de yaklaşık 17 milyon emeklinin bulunduğunu hatırlatan Yaz, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının sosyal bir soruna dönüşebileceği uyarısında bulundu. Emeklilerin yıllarca çalışarak ülke ekonomisine katkı sunduğunu, çocuklarını yetiştirdiğini ve vergilerini ödediğini belirten Yaz, emeklilik döneminde insanca yaşam koşullarına sahip olamadıklarını ifade etti.
Siyasi iktidarın da muhalefetin de emeklilerin taleplerini dikkate alması gerektiğini söyleyen Yaz, emeklilerin seçimlerde belirleyici bir güce sahip olduğunu dile getirdi.
Yaz, “Biz yıllarımızı verdik, çalıştık, çocuklarımızı okuttuk. Devletin yapması gereken birçok şeyi kendi imkanlarımızla yaptık. Yıllarca vergi verdik, devleti ayakta tuttuk. Bugün emekli olduğumuzda rahat yaşayacağımızı düşündük ama kendi verdiğimiz parayla devlet bize bakamıyor. 17 milyon emeklinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Biz yerelde ve genelde iktidarı değiştirecek güce sahibiz. Bu gücü sınama noktasına getirmesinler” ifadelerini kullandı.
Yaz,“Emekli torununa harçlık veremiyor, arkadaşına bir çay ısmarlayamıyor. Eskiden insanlar dışarı çıkar, banklarda oturur, zaman geçirirdi. Şimdi havalar soğudu, insanlar nereye gidecek? Bir kahve içmek bile ciddi bir masraf haline geldi. İnsanlar artık gülmüyor, selam vermiyor. Herkesin aklında aynı soru var: Ay sonunu nasıl getireceğim? Emeklinin durumu gerçekten fecaat. Biz artık insanca yaşamak istiyoruz”dedi.
Mert Hamarat





