Hayat hikayeleriyle duygulandıran ve yaptıkları bağışlarla topluma örnek olan bağışçılar, kan vermenin yalnızca bir görev değil, insan hayatına dokunan büyük bir iyilik hareketi olduğunu bir kez daha gösterdi.
Programda, farklı yaşam öykülerine sahip ancak aynı amaçta buluşan bağışçılar onurlandırıldı. 65 yaşındaki Arif Aykaç'ın hikâyesi, yıllar önce karşılaştığı çaresiz bir hastanın ardından başladı. O günden sonra düzenli kan bağışını yaşamının bir parçası haline getiren Aykaç, 1984 yılından bu yana yüzlerce insana umut oldu.
56 yaşındaki Ahmet Zengin ise yaşadığı büyük acıyı iyiliğe dönüştüren isimlerden biri. Lösemi nedeniyle evladını kaybeden Zengin, aynı acıları başka ailelerin yaşamaması için düzenli bağışçı olarak hayat kurtarmaya devam ediyor.
48 yaşındaki Ekrem Topçu, televizyon ekranlarında gördüğü acil kan çağrılarından etkilenerek başladığı bağış yolculuğunu yıllardır sürdürüyor. 58 yaşındaki Bülent Esen de uzun yıllardır kan bağışına verdiği destekle dikkat çekiyor.
Türk Kızılay Edirne İl Başkanı Gözde Emel Baytar ile Edirne Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Batuhan Değiş'in katıldığı buluşmada, düzenli kan bağışının önemi vurgulanırken, gönüllü bağışçıların toplum için taşıdığı değer bir kez daha gözler önüne serildi.
Yetkililer, bir ünite kanın birden fazla kişinin hayatını kurtarabildiğine dikkat çekerek vatandaşları düzenli kan bağışında bulunmaya davet etti. Edirne'nin fedakâr bağışçıları ise örnek davranışlarıyla yalnızca hayat kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda genç nesillere dayanışma ve paylaşmanın en güzel örneğini sunuyor.
Kan bağışının bir gün herkes için ihtiyaç haline gelebileceğini hatırlatan bağışçılar, "Bugün siz verin, yarın size lazım olabilir" mesajı verdi.
Bülent Sarıçiçek




