Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği ve Edirne Kent Konseyi, Meriç Nehri-2 Doğal Sit Alanı’nda yapılan statü değişikliğine ilişkin itiraz başvurusunda bulundu.Çevreciler, 2021 yılında “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma Alanı” olarak tescil edilen Meriç Nehri-2 bölümünün, 2026 yılında “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak revize edilmesine tepki gösterdi.
İtiraz dilekçesinde, koruma statüsündeki değişikliğin hangi bilimsel ve teknik gerekçelere dayandığının açıklanması istendi. Çevreciler ayrıca revizyona esas bilimsel raporların, eski ve yeni koordinat ile parsel listelerinin, tescil haritalarının, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun gerekçeli kararının ve ilgili kurum görüşlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.

“YAPILAŞMANIN ÖNÜNÜ AÇMASINDAN ENDİŞELİYİZ”
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Eren, yapılan değişikliğin özellikle Meriç’in taşkın sahaları açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Eren, “Kontrollü kullanım alanının hangi faaliyetlere ne ölçüde izin vereceğinin açık ve net şekilde ortaya konulması gerekiyor. Burası daha önce daha yüksek koruma statüsündeydi. Şimdi kullanım imkanlarının genişlemesi, bölgede yapılaşmanın önünü açar mı, bundan endişe ediyoruz” dedi.
Meriç Nehri’nin doğal taşkın alanlarının korunması gerektiğini belirten Eren, nehir kıyılarında yanlış yapılaşmanın hem doğal yaşam hem de kent açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
“Nehir kıyısında belirlenmiş taşkın sahalarına bina yapılmaması gerekiyor. Doğanın doğal taşma eğilimine karşı yapılaşma yaptığınızda, taşkın olduğunda zarar kaçınılmaz hale geliyor.” diyen Eren, mevcut yapılaşma kararlarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“MERİÇ’İN DOĞAL KARAKTERİ KORUNMALI”
Meriç Nehri ve çevresinin Edirne'nin doğal kimliğinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Eren, Söğütlük Ormanı’nın da nehrin taşkın karakteriyle şekillenen doğal bir alan olduğuna dikkat çekti.
Eren, nehrin doğal akış ve taşkın rejimine yapılan müdahalelerin ekosistem üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Doğanın kendi karakterine uymayan müdahaleler yerine doğal sistemin korunması gerekiyor”diye belirtti
Çevreciler, Meriç çevresindeki kum ocakları ve beton santralleri gibi faaliyetlerin de nehir ekosistemi, taşkın rejimi ve doğal yaşam üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesini istedi.
“BİLİMSEL GEREKÇE ORTAYA KONULMALI”
İtiraz dilekçesinde, statü değişikliğinin bilimsel gerekçelerinin yanı sıra taşkın riski, sulak alan etkisi, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik açısından da değerlendirilmesi talep edildi.
Çevreciler , flora ve fauna çalışmaları, hidrojeolojik değerlendirmeler, taşkın analizleri, kümülatif etki değerlendirmesi ve ekosistem hizmetleri çalışmalarının yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.
Ayrıca değişiklik öncesinde alternatif alanların değerlendirilip değerlendirilmediği ve hangi kurumların görüşlerinin alındığının da açıklanması talep edildi.
Eren, kent içerisindeki dere yataklarının üzerinin kapatılarak yapılaşmaya açılması konusunda da uyarıda bulundu.
Dere yataklarının doğal su akış alanları olduğunu belirten Eren, özellikle aşırı yağışların arttığı bir dönemde bu alanlardaki yapılaşmanın taşkın riskini büyütebileceğini söyledi.
Eren, geçmişte alınan planlama kararlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Geçmişte verilmiş yanlış kararların sonuçlarını bugün görüyoruz. Ufacık bir yağmurda bile şehrin su altında kaldığı zamanlar oluyor”dedi.
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği ve Edirne Kent Konseyi, Meriç-2 alanındaki statü değişikliğinin yeniden değerlendirilmesini ve alanın önceki koruma statüsüne döndürülmesini talebinde bulundu.
Mert Hamarat





