Açıklamada, Duru, Gülden ve Gizem’in yaşıtları erkek çocuklar tarafından öldürülmesinin “ciddi bir toplumsal alarm” olduğu belirtilerek, çocukların duygusal gelişiminden toplumsal cinsiyet algısına, şiddetin normalleşmesinden silaha erişime kadar pek çok başlığın birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.

ÇERİBAŞIDAN KAKAVA’YA DAVET
ÇERİBAŞIDAN KAKAVA’YA DAVET
İçeriği Görüntüle

Dernek, özellikle ergenlik dönemindeki ilişkilerde reddedilmeyi kabul edememe, kıskançlığı normalleştirme ve kontrol davranışlarını sevgi olarak görme gibi yanlış öğrenilmiş tutumların şiddete dönüşebildiğine dikkat çekti. Açıklamada, kesici, delici ve ateşli silahlara erişimin kolay olmasının ise bu şiddeti ölümcül hale getirdiği kaydedildi.

Toplumda kız çocuklarına yönelik “dikkatli ol” yaklaşımının yeterli olmadığına işaret edilen açıklamada, oğlan çocuklara sınır koyma, rıza kavramı, saygılı ilişki kurma ve “hayır” cevabını kabul etme becerilerinin yeterince kazandırılmadığı belirtildi.

Dijital içeriklerin de çocuklar üzerindeki etkisine değinilen metinde, bazı sosyal medya paylaşımları, diziler ve oyunların öfkeyi kahramanlık, kıskançlığı aşk, saldırganlığı güç ve silahı prestij unsuru gibi gösterdiği; bu durumun ergenler tarafından model alınabildiği ifade edildi.

Çavuş, kız çocuklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların önemli olduğu ancak oğlan çocuklara yönelik duygusal gelişim, öfke kontrolü ve sağlıklı ilişki kurma becerilerinin yeterince desteklenmemesinin sorunun çözümünü zorlaştırdığı belirtti. Bu kapsamda spor kulüpleri, okullar, gençlik merkezleri ve mahallelerde oğlan çocuklara yönelik sosyal-duygusal programların yaygınlaştırılması gerektiği çağrısı yapıldı.

Kız çocuklarına ise güvenli ilişkiyi ayırt etme, psikolojik baskıyı tanıma, tehdit durumunda destek isteme ve dijital şiddeti fark etme konularında destek verilmesi gerektiği ifade edilirken, bu yaklaşımın çocuk hakları perspektifiyle ele alınmasının önemine dikkat çekildi.

Ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünün altı çizilen açıklamada, çocukların yalnızca akademik başarılarının değil; duygularının, hayal kırıklıklarının ve ilişkilerinin de konuşulabildiği güvenli ortamların oluşturulması gerektiği vurgulandı. Okullarda ise akademik eğitimin yanı sıra duygusal gelişim, öfke kontrolü, çatışma çözme ve dijital ilişkiler gibi konularda sistematik eğitimlerin verilmesi gerektiği kaydedildi.

Çocukların silahlara kolay erişiminin ciddi bir güvenlik açığı olduğuna dikkat çeken dernek, bireysel silahlanmanın sınırlandırılması, ailelerin bilinçlendirilmesi ve okul çevrelerinde denetimlerin artırılması gerektiğini belirtti.

Edirne Çocuk Hakları Derneği, tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını çocukların korunmasına yönelik ortak çalışmalar yürütmeye davet ederek, “Unutmayalım; çocuklar hepimizin sorumluluğu ve geleceğidir” mesajını paylaştı.

Haber Merkezi